Özgün Metin
'Adûya varmaga er gerekdür
Hem adın sakınur server gerekdür
Sakına dîninüñ gayretini hôş
Kemâl-i lutfa ol mazhar gerekdür
Sirâc-ı İslâm ol han gāziye
O Türkmân ne'yledi bilmek gerekdür
Günümüz Türkçesiyle
1. Düşmana varmak için er gerekir; adını da gözeten bir baş gerekir.
2. Dininin gayretini iyice gözetsin; o, lütfun kemaline mazhar olmalıdır.
3. O gazi han İslam'ın kandilidir; o Türkmen'in ne yaptığını bilmek gerekir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Devr-i Sultân Bâyezîd
Yüz yetmiş yedinci bâb "Devr-i Sultân Bâyezîd Han-ı Gāzi" başlığını taşır. Cem Mısır'a gider; Mısırlı onu Kâbe'de oturtmaz ve Cem kâfir vilayetine düşer. Bayezid bunu Mısır'ın bir kabahati sayar. Mısır sultanı Alâeddevle'nin üzerine defalarca asker gönderir ve her seferinde yenilir. Sonunda büyük bir ordu çıkarır ve Arap kabilelerine de para dağıtıp gönderir. Alâeddevle Bayezid'in eteğine yapışır: bir sancak yoldaş verilirse Arap vilayetini fethedip padişaha bağlayacaktır. Bayezid ona güvenir ve bir sancak eri verir. Horman hisarı yöresinde Arap askeriyle sabahtan kuşluğa kadar büyük bir savaş olur; Haleb beyinin başı kesilir, ulu hacip, Rumkale, Birecik ve Antep beyleri ile birçok Arap beyi tutulup Bayezid'e gönderilir. Mısır'dan gelen sultan kulları savaşmadan Malatya yoluna gider. Alâeddevle sancakbeyine "Bu sultân kulları bizüm avumuzdur" diyerek peşlerine düşer. Malatya derbendinde kullar pusu kurmuştur; Alâeddevle bunu fark eder ve haber vermeden kaçar. Sancakbeyi gafil yakalanıp bozulur ve ordusu Alâeddevle'nin Türkmenlerince yağmalanır. Tarih 887.
O Türkmen
İhanet beyitlerde bir ölçüye vurulur. Düşmana varmak için er gerekir ve adını gözeten bir baş gerekir. İkinci beyit böyle bir başın dininin gayretini gözetmesi ve lütfun kemaline mazhar olması gerektiğini söyler. Son beyit Bayezid'i İslam'ın kandili olarak anar ve bir uyarıyla biter: o Türkmen'in ne yaptığını bilmek gerekir. "O Türkmân", Alâeddevle'dir; yazar onun haber vermeden kaçmasını ad vermeden kınar. Yavuz ile Saraç neşri bu parçayı "Ek" bölümüne koyar. Redif yine "gerekdür"dür ve her beyitte tekrarlanır.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 580 (çeviriyazı metin, bâb 177).






