Özgün Metin

Tabîbler şerbeti virdi hana
O han içdi şerâbı kana kana
Cigerin togradı şerbet o hanuñ
Hemîn-dem zâr itdi yana yana
Didi niçün baña kıydı tabîbler
Boyadılar cigerüm cânı kana
İcâbet itmedi tabîb şerâbı
Tîmârları kamu vardı ziyâna
Tabîbler hana çok taksîrlık itdi
Budur togrı kavil düşme gümâna
Du'â it 'Âşıkî bu han hakkında
Ki nûr-ı rahmete cânı boyana
İlâhî cümle oglın pîr görsün
Ogul oglanları gelsün dîvâna
Diyenler bu du'â hakkında âmîn
Cihan âfetlerinden olsun emîn

Günümüz Türkçesiyle

1. Hekimler hana şerbeti verdi; o han şarabı kana kana içti.

2. Şerbet o hanın ciğerini doğradı; o an yana yana inledi.

3. Dedi: "Hekimler bana niçin kıydı; ciğerimi ve canımı kana boyadılar."

4. Hekimin şarabı fayda vermedi; tedavilerin hepsi ziyana vardı.

5. Hekimler hana çok kusur etti; doğru söz budur, şüpheye düşme.

6. Âşıkî, bu han hakkında dua et ki canı rahmet nuruna boyansın.

7. İlahi, bütün oğullarını yaşlanmış görsün; oğullarının oğulları divanına gelsin.

8. Bu dua hakkında âmin diyenler dünyanın afetlerinden emin olsun.

Edebî ve Tarihî Yorum

Ömürler ve Hutbeler

Yüz seksen birinci bâb bir soruyla açılır: "İy dervîş", Osmanoğullarının tarihlerini, ömürlerini ve saltanatlarını bilir misin? Cevap, her padişahın ömrünü, babası öldüğündeki yaşını, kaç yıl hutbesinin okunduğunu ve ölüm sebebini sayar. Osman, Orhan ve I. Murad'dan sonra Yıldırım Bayezid gelir; ölümüne Timur kavgası sebep olmuştur. Amasya bu listede Çelebi Mehmed için geçer: ömrü kırk sekiz yıldır, babası öldüğünde on sekiz yaşındadır ve "yigirmi bir yıl hutbesi gâh Amasiyye vilâyetinde, âhir cümle vilâyetde" okunmuştur. Yani Çelebi Mehmed'in hükümranlığı Amasya'da başlamış, sonra bütün ülkeye yayılmıştır; bu dönemi sitedeki Fetret Devrinde Amasya sayfası anlatır. Ölümü Edirne'de bir ishal yüzünden olmuştur. II. Murad bir gezintiden dönerken başı ağrımış ve birkaç gün sonra ölmüştür. Fatih'in ömrü elli bir yıldır ve otuz yıl hutbesi okunmuştur. Ölüm sebebi ayağındaki rahatsızlıktır; hekimler çare bulamaz, sonunda toplanıp ayağından kan alırlar, rahatsızlık artar ve "şerâb-ı fârig" verirler; ardından ölür.

Hekimlerin Şerbeti

Fatih'in ölümü burada acı bir dille anlatılır. Hekimler hana şerbet vermiş, o da kana kana içmiştir; şerbet ciğerini doğramış ve han yana yana inlemiştir. Üçüncü beyit hanın ağzından bir sitemdir: hekimler ona niçin kıymış, ciğerini ve canını kana boyamışlardır. Dördüncü ve beşinci beyitler açık bir suçlamadır: hekimlerin şerbeti fayda vermemiş, tedavileri ziyana varmış, hanın hakkında çok kusur etmişlerdir; yazar "doğru söz budur" diye ekler. Son üç beyit duadır: hanın canı rahmet nuruna boyansın, oğulları yaşlansın, torunları divanına gelsin, âmin diyenler afetlerden emin olsun. Fatih'in ölümünü sade bir dille anlatan bâb 155 ile karşılaştırıldığında, bu ek parçanın ölüme hekimleri suçlayan bir yorum kattığı görülür. Eserin asıl metninden sonra gelen ek kısımda yer aldığı için parçanın yazarı hakkında kesin bir şey söylenemez. Hana, kana kana, yana yana, kana, ziyâna, gümâna, boyana ve dîvâna kafiyeleri "-âna" sesinde toplanır; son beyit "âmîn/emîn" ile kapanır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 584-585 (çeviriyazı metin, bâb 181).