Özgün Metin
Didi Orhan ki yagmadur bu kal'a
Dürişüñ kim ide bu kal'a kal'a
Çü kal'a kıl 'ala fursat bizümdür
Revâdur gāziler dürişe kal'a
Hemân-dem yıkdılar kal'a kapusın
Bozıldı sanki Hayber adlu kal'a
Cemî'i mâlını gāziler aldı
Ganîmet kenzi-y-imiş bil bu kal'a
Tekürin tutdılar kızını bile
Melek menziline beñzedi kal'a
Esîr ü hûb u nâzük nâzenînler
Gāzileri neye irürdi kal'a
Günümüz Türkçesiyle
1. Orhan dedi ki: Bu kale yağmadır; savaşın ki bu kaleyi parça parça etsin.
2. Kaleye karşı fırsat bizimdir; gazilerin kaleye savaşması yerindedir.
3. Hemen kalenin kapısını yıktılar; sanki Hayber adlı kale bozuldu.
4. Bütün malını gaziler aldı; bil ki bu kale bir ganimet hazinesiymiş.
5. Tekfurunu kızıyla birlikte tuttular; kale meleklerin konağına benzedi.
6. Esirler, güzeller, nazlı nazeninler: kale gazileri neye eriştirdi.
Edebî ve Tarihî Yorum
Karatekin
Orhan önce Karaçepüş'e yönelir; burada bir savaş hilesiyle hisar alınır. Türkler kaçar gibi yapar, tekfur hisardan çıkıp peşlerine düşer, pusudakiler kapıyı tutar ve tekfur yakalanır. Absuyı hisarı da ahitle alınır; Karaçepüş Konur Alp'a, Absuyı Akça Koca'ya verilir. Ardından Orhan Karatekin'e yürür ve hisarın beyine haber gönderir: hisarı kendisine verirse onu yine yerinde bırakacak, yalnız adı Orhan'ın olacaktır; "benüm garazum İznik'dür" der. Tekfur reddedince Orhan gazilere "İslâm gayretidür yörimek gerek kim bu hisârı yagma idevüz" der. Manzumeden sonra tekfurun parçalandığı, kızının çok malla Osman'a gönderildiği, Orhan'ın esirleri satın alıp hisarda bıraktığı anlatılır.
Bir Kelimeyle Kurulan Şiir
Altı beytin altısı da "kal'a" ile biter; ilk beyitte kelime iki kez gelir ve "kal'a kal'a" ikilemesi kaleyi parça parça etmeyi karşılar. Redif burada bir cinas işi de görür: "kal'", Arapçada sökmek, koparmak demektir. Üçüncü beyitteki Hayber, Hz. Ali'nin kapısını söktüğü rivayet edilen kaledir ve fetih anlatılarının en bilinen benzetmelerinden biridir. Beşinci ve altıncı beyitler ganimete geçer: kalenin "melek menziline" benzemesi, oradan çıkan güzel tutsakları anlatır. Gaza şiiri ganimet sevincini saklamaz; bu son satırlar o dilin tipik bir örneğidir.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 350 (çeviriyazı metin, bâb 22).






