Özgün Metin

Veger Hak'dan ola fazl u 'inâyet
Olur her maksûduñ makbûl gāyet
Neye sunsañ saña âsân gelür ol
Senüñ yardumcuñ olur cümle millet
'İnâyet buldı Hak'dan Âl-i 'Osmân
Zebûndur, kim ide, buña 'adâvet
Baras tekür zebûn Orhan elinde
Yaraşur teküre kim çeke zillet
Elin al Âl-i 'Osmân'uñ İlâhî
Ki devletleri kala tâ kıyâmet
Muzaffer mansûr olsun leşker-i han
Ki bu âldür olan ehl-i meveddet

Günümüz Türkçesiyle

1. Eğer Hak'tan lütuf ve inayet olursa her maksadın son derece makbul olur.

2. Neye el uzatsan sana kolay gelir; bütün halk senin yardımcın olur.

3. Osmanoğulları Hak'tan inayet buldu; bunlara düşmanlık eden, kim olursa olsun, aciz kalır.

4. Bursa tekfuru Orhan'ın elinde acizdir; tekfura zillet çekmek yakışır.

5. İlahî, Osmanoğullarının elinden tut ki devletleri kıyamete kadar kalsın.

6. Hanın askeri muzaffer ve mansur olsun; çünkü bu hanedan sevgi ehlidir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Saroz'un Cevabı

Tekfur hisardan çıkar çıkmaz kapılar kalabalıklaşır ve Müslümanlar her taraftan girer; Ahı Hasan burca tırmanır. Tekfur Gemlik'e, oradan İstanbul'a gönderilir. Hisarda kalan halka emniyet verilir, "kimsenüñ bir çöpini aldurmadılar". Tekfurun hazinesi gazilere üleştirilir, kimse mahrum kalmaz. Tekfurun Saroz adlı veziri gitmez; hisarın verilmesine o sebep olmuştur ve kendi malını da getirip bağışlar. Orhan ona "Bu hisârı virmege neden buñaldıñuz" diye sorar. Saroz sebepleri sayar: Osmanlıların devleti her gün artmış, kendilerininki tersine dönmüştür; Osman'ın havalesi köylerini zapt etmiş, köylüler Osmanlılara itaat edip rahat bulmuştur; tekfur mal biriktirmiş ama mal fayda vermemiştir; padişah aciz olunca vilayet tez harap olur; Kite tekfuru gibi yaramaza uymuşlardır; âlemin değişmesi eksik olmaz. Ölülerin çoğunun açlıktan öldüğünü de ekler.

Övgüden Duaya

Saroz'un uzun açıklaması şiire girmez; beyitler bütün olayı ilahî inayete bağlar. İlk iki beyit genel bir hükümdür, üçüncü beyit Osmanoğullarına özgülenir, dördüncü beyit Bursa tekfurunu anar. Son iki beyit bir duadır: "Elin al Âl-i 'Osmân'uñ İlâhî." Bu dua formülü eserin pek çok bâbında, özellikle büyük fetihlerin ardından tekrar eder. Bâb, manzumeden sonra tarihi verir: hicretin 726 yılı (1326), Orhan Gazi eliyle. Kafiyede Arapça kökenli, "-et" ile biten kelimeler sıralanır ('inâyet, millet, 'adâvet, zillet, kıyâmet, meveddet); redif kullanılmamıştır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 353-354 (çeviriyazı metin, bâb 23).