Özgün Metin

Şular kim oglı mukbil olmak ister
Gel imdi ata ogla yolı göster
Ogul dahı ala senden nasîhat
Ger alsa nasîhat olmaya kemter
Şular kim almadı pendi atadan
Olan oldur bu halk içinde ebter

Günümüz Türkçesiyle

1. Oğlunun bahtı açık olmasını isteyen, gel şimdi, ey ata, oğluna yol göster.

2. Oğul da senden nasihat alsın; nasihat alırsa aşağı kalmaz.

3. Atadan öğüt almayanlar var ya, bu halk içinde sonu kesik kalan odur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Osman Hayatta mıydı

Bursa'nın fethi anlatıldıktan sonra yazar bir soru-cevaba geçer. "Bu fetihler kim olundı 'Osmân Gāzi hayâtda mıdı?" sorusuna "esahh kavl", en doğru söz olarak Osman'ın hayatta olduğunu, oğlunu bu seferlere kendisinin gönderdiğini söyler. "Ya 'Osmân Gāzi kendü neçün bile varmadı?" sorusuna da iki cevap verir: Orhan'ın da iki oğlu vardır ve Osman, Orhan'ın kendi zamanında şevket bulmasını ister; ayrıca Osman'ın ayağında bir rahatsızlık vardır ve gitmemesinin sebebi budur. Üç beyitlik manzume bu cevabı izler.

Ata ile Oğul

Osman ile Orhan arasındaki ilişki burada genel bir öğüde dönüşür. İlk beyit atalara, ikinci beyit oğullara seslenir, üçüncü beyit öğüt almayanın sonunu söyler. "Mukbil", bahtı açık, talihi yaver demektir; "ebter" ise soyu kesik, hayırsız anlamına gelir. Bu kelime, Kur'an'ın Kevser suresinde Peygamber'e düşmanlık edenler için kullanılan sözdür ve beyte sert bir anlam katar. Âşıkpaşazâde'nin eserinde baba ile oğul ilişkisi sık sık konu edilir: Osman'ın vasiyeti, Orhan'ın kardeşi Alâeddin ile ilişkisi, sonraki bâblarda şehzadeler arasındaki çatışmalar. Bu üç beyit, o çatışmalardan önce kurulmuş bir ölçü gibidir. İster, göster, kemter, ebter: "-ter" sesi dört mısra sonunu birbirine bağlar.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 354 (çeviriyazı metin, bâb 23).