Özgün Metin

Anuñ kim cân gözi ol dôstı gördi
Hemîn-dem gördi varın dôsta virdi
Göñül şehrinde ol dôst kaldı ancak
Fikir tagıldı 'aklın yile virdi
Ta'accüb itmeñ anı iy 'azîzler
Anı kim görmedi cân gözi gördi
Âşıkî 'ışka ma'nî iki vardur
Biri zâhir biri dôst ma'nî oldı

Günümüz Türkçesiyle

1. Kimin can gözü o dostu gördüyse, o anda varını dosta verdi.

2. Gönül şehrinde yalnız o dost kaldı; düşünceleri dağıldı, aklını yele verdi.

3. Ey azizler, buna şaşmayın; görmediği kişiyi can gözü gördü.

4. Âşıkî, aşkın iki anlamı vardır: biri zahirdir, biri dost manası oldu.

Edebî ve Tarihî Yorum

Aydos Tekfurunun Kızı

Aydos hisarının alınışını yirmi altıncı bâb bir aşk hikâyesiyle anlatır. Tekfurun kızı bir gece rüyasında Hz. Peygamber'i görür: kendisi derin bir çukura düşmüştür, güzel yüzlü ve güzel huylu bir kişi gelip onu çukurdan çıkarır, eski elbiselerini çıkarıp atar, onu yıkar ve ipek elbiseler giydirir. Kız uyanınca rüyasına şaşar, ama rüyadaki kişinin hayali aklını alır; gece gündüz gözünden ve gönlünden gitmez. Manzume tam bu noktada, hikâye henüz sonuçlanmadan söylenir. Bâbın devamında kız, hisarı kuşatan Türk askerinin serverini, Gazi Abdurrahman'ı görecek ve rüyadaki kişiyi onda tanıyacaktır.

Aşkın İki Manası

Kızın hâli tasavvufî aşkın diliyle yorumlanır. "Cân gözi", baş gözünden ayrı olarak gönlün görme gücüdür; üçüncü beyit bunu açıkça söyler: kız görmediği birini can gözüyle görmüştür. "Dôst", tasavvuf şiirinde hem sevgili hem de Tanrı'dır. Âşıkî mahlasının geçtiği son beyit aşkın iki anlamını ayırır: biri zahirdir, yani insanın insana duyduğu sevgi; öteki "dôst ma'nî", yani hakikatin aşkıdır. Hikâyenin kızı bu iki anlam arasında durur: rüyasındaki kişi hem Peygamber'dir hem de birazdan karşısına çıkacak olan gazidir. Âşıkî mahlası burada bir yorum anahtarı gibi kullanılır; adının kendisi "âşık" kelimesinden gelen yazar, aşk üzerine söz söyleme hakkını mahlasından alır. Mısra sonlarındaki "virdi/gördi/oldı" fiilleri redifi, "-di" sesi kafiyeyi taşır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 356-357 (çeviriyazı metin, bâb 26).