Özgün Metin

Samandıra'yı yakdı iş erleri gör
Ne işler itdürür bu iş eri gör
Döküp kanlar u başlar oynadılar
Bu gāziler olan serverleri gör
Cihâna togrı geldi togrı gitdi
Şol ok gibi turan togrıları gör
Nireye ok varursa mecrûh ider
Ol okı atan u server yayı gör
Atan atduran gayret-i erdür
Ol erde olan mazharları gör

Günümüz Türkçesiyle

1. Bak, iş erleri Samandıra'yı yaktı; bu iş eri neler yaptırır, gör.

2. Kanlar dökerek başlarını ortaya koydular; bu gazilerin önderi olanları gör.

3. Dünyaya doğru geldi, doğru gitti; şu ok gibi dosdoğru duranları gör.

4. Ok nereye varırsa yaralar; o oku atanı ve önderin yayını gör.

5. Atan da attıran da erin gayretidir; o erde görünen tecellileri gör.

Edebî ve Tarihî Yorum

Taşa Bağlı Mektup

Aydos tekfurunun kızı, rüyasındaki kişiyi kuşatanların arasında görünce bir Rumca mektup yazar: en güvendikleri kişileri belirli bir gece göndersinler, hisarı onlara kendisi alıverecektir. Mektubu bir taşa bağlar ve savaşıyormuş gibi taşı aşağı atar. Taş tesadüfen Gazi Rahman'ın önüne düşer; mektup Akça Koca'ya götürülür ve Rumca okuyan biri bulunur. Akça Koca "baş oynayıp ad koyacak" bir yiğit sorar, Gazi Rahman hazır olduğunu söyler. Konur Alp bir hile önerir: oturdukları hisarı ateşe verip göçmüş gibi yapmak. Bu hisar Samandıra'dır. Aydos kâfirleri sevinip eğlenceye dalar; söz verilen gece kız surlardan bir ip sarkıtır, Gazi Rahman "örümcek gibi" ipe tırmanır, kapıcıyı öldürüp kapıyı açar. Sarhoş yatan tekfur yakalanır, sabaha Akça Koca da yetişir ve hisar alınır.

"Gör" Redifi

Her beyit "gör" ile biter ve okuru hikâyenin kahramanlarına bir seyirci gibi baktırır. İlk beyitteki "iş erleri" ve "iş eri" bir cinas oluşturur; birincisi işi yapan yiğitler, ikincisi işi yaptıran, yani Tanrı ya da talih olarak anlaşılabilir. Üçüncü ve dördüncü beyitlerde ok ile yay imgesi işler: doğruluk okun düzlüğüdür, isabet ise atanın gücüdür. Son beyit bu gücü "gayret-i er"e, yiğidin şevkine bağlar ve "mazhar" kelimesiyle yine tasavvuf diline döner: yiğitte görünen, ilahî kudretin tecellisidir. Gazi Rahman'ın ipe tırmanışı ve kızın ihaneti şiirde anılmaz; manzume olayın ayrıntısını nesre bırakır ve onun yerine bir övgü kurar.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 358 (çeviriyazı metin, bâb 26).