Özgün Metin
Gāziler geçdi kâfir milkine hôş
Niçe kâfir sarâyın itdiler boş
Çün Rûm iline kim geçdi Süleymân
Gāziler ıbrıkı hep oldı mevcûş
Gümiş altun çog oldı ellerinde
Melâmet gitdi oldı cümle bî-hûş
Günümüz Türkçesiyle
1. Gaziler kâfir mülküne güzelce geçti; nice kâfir sarayını boşalttılar.
2. Süleyman Rum iline geçince gazilerin ibrikleri hep yaldızlı oldu.
3. Ellerinde gümüş ve altın çoğaldı; melamet gitti, hepsi kendinden geçti.
Edebî ve Tarihî Yorum
Rumeli'ye Geçiş
Süleyman Paşa'nın Rumeli'ye geçişi bâbın bu bölümünde anlatılır. Süleyman Paşa Aydıncık'ta, "Temâşâlık" denen yerde denizi seyrederken karşıya geçmeyi düşünür; Ece Beg ve Gazi Fâzıl ile birlikte bir sal yapılır ve gece karşı kıyıya geçilir. Çimbini hisarının yakınında bir kâfir yakalanır, onun yol göstermesiyle hisar alınır; hisarın halkına emniyet verilir, gemicileri gemilere konarak daha fazla adam geçirilir. Bir gece Ayaşolonya hisarı da alınır. Süleyman Paşa sipahi kâfirlerin evlerini Karasi iline göçürtür. Gelibolu kâfirleri saldırır ve kırılır; Yakub Ece ile Gazi Fâzıl Gelibolu'ya karşı havale olarak bırakılır ve Bolayır'da yurt tutarlar.
Altın İbrikler
Üç beyit ganimetin sevincini anlatır. Kâfir sarayları boşaltılmış, gazilerin elinde altın ve gümüş çoğalmıştır. İkinci beyitteki "ıbrık", su kabıdır; "mevcûş" ise bu kelimenin yaldızlı, işlemeli anlamında okunabilir. Gazilerin sade kaplarının yerini altın kaplamalı ibriklerin alması, yokluktan bolluğa geçişin küçük ve somut bir imgesidir. Son mısradaki "melâmet gitdi", kınanmanın, sıkıntının ortadan kalkması ve "bî-hûş", kendinden geçmiş, sevinçten sarhoş anlamına gelir. Kafiyede hôş ile boş, mevcûş ile bî-hûş eşleşir. Rumeli'ye geçiş Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biridir; Âşıkpaşazâde ise bu anı gazilerin kazancı üzerinden anlatmayı seçer ve stratejik yanına değinmez.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 376 (çeviriyazı metin, bâb 38).






