Özgün Metin
Süleymân geldi dünyâya Süleymân
Ki kâfir divlerine virmez amân
Bırakdı velvele küffâr iline
Ki Türk'üñ oldı bugün devr-i zamân
Şu dîv kurtıla Süleymân elinden
Gelüp Süleymân'a getüre îmân
V'egerni cümle 'ömri habsde kaldı
Hemân dîvligidür kendüye kalan
Günümüz Türkçesiyle
1. Dünyaya Süleyman geldi, (bir) Süleyman; kâfir devlerine aman vermez.
2. Kâfirlerin iline velvele bıraktı; öyle ki bugün zamanın devri Türk'ün oldu.
3. Şu dev Süleyman'ın elinden kurtulsun da gelip Süleyman'a iman getirsin.
4. Yoksa bütün ömrü hapiste kaldı; kendine kalan yalnız devliğidir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Rumeli'nin İskânı
Süleyman Paşa otuz dokuzuncu bâbda babasına haber gönderir: Rumeli'nin fethi yolunda sebep olunmuştur, küffar çok zayıftır; alınan hisarlara koymak ve vilayetleri şenlendirmek için Müslümanlardan çok adam ve yarar gazi yoldaşlar gerekmektedir. Orhan buna çok sevinir. Karasi'ye gelmiş çok sayıda göçer "Arab evleri" vardır; hemen sürülüp Rumeli'ye geçirilir ve bir süre Gelibolu yöresinde otururlar. Süleyman Paşa Tekirdağ kıyısına yürür, bulduğu hisarları kimini barışla kimini yağmayla alır, Odgönlek hisarını uç edinir ve Hayrabolu'ya yönelir. Karasi halkı da her gün gelmeye, yurt tutup gazaya katılmaya başlar.
İki Süleyman
Bütün parça bir ad oyunundan çıkar. Süleyman Paşa'nın adı, cinleri ve devleri buyruğu altında tuttuğu anlatılan Süleyman Peygamber'i çağırır. İlk mısrada ad iki kez geçer: dünyaya "Süleymân" gelmiştir, yani yeni bir Süleyman. Kâfirler "dîv" olarak anılır; üçüncü beyitte devin Süleyman'ın elinden kurtulup ona iman getirmesi istenir, son beyitte ise iman getirmeyenin ömür boyu hapiste kalacağı söylenir. Süleyman'ın devleri hapsetmesi, İslami kıssalarda bilinen bir motiftir; burada fetih ve ihtida çağrısı bu motifle anlatılır. İkinci beyitteki "Türk'üñ oldı bugün devr-i zamân" mısraı, eserin "Türk" kelimesini kendi kimliği için açıkça kullandığı yerlerden biridir. Redifsiz parçada "-ân" kafiyesini Süleymân, amân, zamân, îmân ve kalan sözleri kurar.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 377 (çeviriyazı metin, bâb 39).






