Özgün Metin
Sürüldi tedbîri Karasi gitdi
Yazıldı defteri Orhan'ı tutdı
Bu çarhuñ ferzini atdı Karasi
Çün Orhan şâhı sürdi mât itdi
Cihânda kende pîle kaldı tolaşdı
Ecel atın binüp kemendin atdı
Dürüldi Karasi defteri yandı
Yiñi defter ki Gāzi kâtib itdi
Günümüz Türkçesiyle
1. Karasi'nin tedbiri sürüldü, Karasi gitti; defteri yazıldı, Orhan'ı tuttu.
2. Karasi bu çarkın vezirini attı; Orhan şahı sürünce (onu) mat etti.
3. Dünyada filiyle kalıp dolaştı; ecel atına binip kemendini attı.
4. Karasi'nin defteri dürüldü, yandı; yeni defteri Gazi (Orhan) kâtip olarak yazdı.
Edebî ve Tarihî Yorum
Bergama Önünde Bir Ölüm
Orhan ile yanındaki Karasioğlu Balıkesir'e varınca, otuz altıncı bâbın anlattığına göre, oradaki kardeş kaçıp Bergama hisarına girer. Orhan'ın yanındaki kardeş, hisardakiyle konuşmak için surlara yaklaşır; ama gafilce bir okla vurulur, ses çıkarmadan düşüp ölür. Bu iş Orhan'a çok ağır gelir. Hemen "Bu il vilâyet bilmiş oluñ emn ü amân-ılan şimdi girü Orhan Gāzi'nüñdür" diye ilan edilir; halk itaat eder, eski tımarlılar beratlarını yeniler. Fetih 735 (1334-35) yılına tarihlenir.
Bir Satranç Oyunu
Beyitlerin dili satranç tahtasından alınmıştır. "Ferz", satrançta vezir taşıdır; Karasi bu taşı oyundan atmıştır, yani kendi ailesini, kardeşini kaybetmiştir. Orhan şahı sürer ve "mât" eder. Üçüncü beyitteki "pîl", satrançtaki fil taşıdır; Karasi'nin yalnız fille kalıp dolaşması, gücünü yitirmiş bir oyuncunun hâlini anlatır. Aynı mısrada "ecel atı" ve "kemend" imgeleri satrançtan ölüme geçer. İlk ve son beyitteki "defter" imgesi, eserin dilinde hükümranlığın en somut karşılığıdır: bir vilayetin tımar defteri. Karasi'nin defteri dürülüp yanar, yeni defteri Orhan "kâtib" olarak yazar. Bu, nesirdeki tımar beratlarının yenilenmesiyle doğrudan örtüşür. Eser satranç benzetmesine yüz yirminci bâbda, II. Murad'ın oğlunu evlendirmesi vesilesiyle, daha uzun bir manzumede yeniden başvuracaktır.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 371 (çeviriyazı metin, bâb 36).






