Özgün Metin

Budur gazâ-yı evvel 'Osmân añla
Diyem ikincisin işid ü tañla
Gelür yurdına ider çok niyâzı
Ki gayret şevkını cânuma bagla
Dir iy ma'bûd ki İslâm kuvvetin vir
Özine dir ki miskîn 'Osmân agla

Günümüz Türkçesiyle

1. Osman'ın ilk gazası budur, anla; ikincisini söyleyeyim, dinle de şaş.

2. Yurduna gelir, çok niyaz eder: "Gayretin şevkini canıma bağla" der.

3. "Ey tapılan (Tanrı), İslam'ın kuvvetini ver" der; kendi kendine de "Miskin Osman, ağla" der.

Edebî ve Tarihî Yorum

İlk Gaza

Osman Gazi'nin "gece gündüz zaman zaman dört bir yana" akına başlaması üçüncü bâbın konusudur. Osman, yaylaya göçerken yüklerini Bilecik tekfuruna emanet eder; Eynegöl'deki (İnegöl) Aya Nikola ise göçünü rahatsız etmektedir. Bir gün İrmeni Beli'nden yetmiş kişiyle İnegöl'ü gece basmak üzere çıkar. Kâfirlerin casusu haberi götürür, pusu kurulur; Osman'ın martalozu Aratun pusunun yerini bildirir. Gaziler hepsi yaya olarak pusunun üzerine yürür, büyük bir çatışma olur ve Osman'ın kardeşi Saru Yatı'nın oğlu Bay Hoca şehit düşer. Yazar, İrmeni Beli'nin bittiği yerde, Hamza Beg köyü yakınında onun ziyaretinin ve harap bir kervansarayın bulunduğunu ekler. Beyitler bu ilk denemenin hemen üstüne söylenir.

Bir Zaferin Değil, Bir Duanın Şiiri

Beyitlerde ganimet ya da fetih yoktur; anlatılan, eve dönen bir beyin niyazıdır. İlk mısra, anlatıcının okura seslenişiyle kurulur: "işid ü tañla", dinle ve şaş. Bu ses, menâkıbnâme anlatıcısının meclisteki dinleyiciye dönüşünü yansıtır ve eserde sık rastlanır. Son mısrada Osman kendine "miskîn 'Osmân" diye seslenir; kazanılmamış bir baskından sonra ağlamak, tarihin ilerleyen sayfalarında anlatılacak rüyaya hazırlık gibidir. Dördüncü bâbın ilk cümlesi de tam bunu söyler: Osman niyaz eder, bir süre ağlar, uyku bastırır ve Edebali'nin konuğu olduğu gece meşhur rüyayı görür. Redifsiz beyitleri "-ğla" sesi birbirine bağlar (añla, tañla, bagla, agla); mısra sonlarında en çok yankılanan çift "añla" ile "agla"dır.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 325 (çeviriyazı metin, bâb 3).