Özgün Metin

Şular kim ni'meti Hak'dan alupdur
O ni'met ehline ni'met tolupdur
Yi yidür ni'meti iy merd-i kâmil
Ne itseñ bil senüñlen ol kalupdur
Cihâna her gelen kısmet-ilendür
Yiten ü hem biten kim er olupdur

Günümüz Türkçesiyle

1. Nimeti Hak'tan alanlar var ya, o nimet ehline nimet dolmuştur.

2. Ey olgun insan, nimeti ye ve yedir; bil ki ne yaparsan seninle o kalmıştır.

3. Dünyaya gelen herkes kısmetiyle gelir; yitip giden de yetişip biten de er olmuştur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Hisarın Yağması

Karacahisar tekfurunun Osman'a karşı yürüyüp Saru Yatı'yı şehit ettiğini işiten Selçuklu sultanı Alâeddin, altıncı bâbda büyük bir orduyla hisarın önüne gelir. Osman da bir taraftan savaşa katılır. Birkaç gün sonra Bayıncar Tatar'ın Ereğli'yi alıp yaktığı haberi gelince sultan Osman'ı çağırır, hisar için getirdiği silahları ona bırakır ve "sende sa'âdet nişânları çokdur" diyerek dua eder, kendisi vilayetine döner. Osman birkaç gün sabreder, sonra hisarı yağmalatır; tekfuru tutar, gazileri zengin eder, şehrin evlerini gazilere ve başkalarına verir ve "anı İslâm şehri itdi". Yazar fethi hicretin 687 yılına (1288) tarihler.

Nimet ve Kısmet

Yağma yeni bitmişken şair fetihten çok öğüde yönelir ve nimetin kaynağını hatırlatır: o Hak'tan gelir ve "nimet ehline" dolar. İkinci beyitteki "yi yidür", yemek ve yedirmek, Âşıkpaşazâde'nin Osmanlıları anlatırken en çok övdüğü erdemdir: sofra kurmak, aş dağıtmak, ganimeti üleştirmek. Sekizinci bâbda nevbet âdeti açıklanırken de aynı fikir döner; Osmanoğulları "sâhib-sofra" ve "sâhib-simât" kişilerdir ve âlem halkına nimet yedirirler. Üçüncü beyitteki "kısmet", bir gazinin hisardan aldığı payı da, bir insanın dünyadaki nasibini de karşılar. "Yiten ü hem biten" ikilemesi ölenle yetişeni bir araya getirir; Saru Yatı'nın şehit düştüğü savaştan sonra bu söz, kaybedileni de kazanılanı da aynı kaderin içinde gösterir. Redifi "-updur" eki taşır (alupdur, tolupdur, kalupdur, olupdur).

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 329 (çeviriyazı metin, bâb 6).