Özgün Metin

Bu çarh bir dahı devrân itmek ister
N'idiser ma'ni-y-ilen bize göster
Kılıçlar çalına kanlar dökile
Süñüler ola leşker içre nişter
Gāziler şehîd ola kâfir kırıla
Hanı şehîd ide bir hâyin ebter
Döne bu 'âlümüñ tâli'i bu dem
Neler ide göresiz size ahter

Günümüz Türkçesiyle

1. Bu çark bir kez daha dönmek istiyor; anlamıyla ne yapacağını bize göster.

2. Kılıçlar çalınsın, kanlar dökülsün; ordunun içinde süngüler neşter olsun.

3. Gaziler şehit olsun, kâfir kırılsın; hain, soysuz biri hanı şehit etsin.

4. Bu âlemin talihi bu anda dönsün; yıldız size neler yapacak, göreceksiniz.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kara Temür Paşa

Lala Şahin öldükten sonra beylerbeyilik, elli beşinci bâbın anlattığına göre, Kara Temür Paşa'ya verilir. Önce Saruhan iline gönderilir, oradaki göçer ili sürüp Siroz'a götürür. Ardından Arnavud vilayetine ve Manastır'a yönelir; çok askeri vardır ve Manastır hemen itaat eder, harac konur. Sonra Selanik tarafına, Karlıili'ne kadar akın edilir. Yazar fethi 787 (1385) yılına tarihler ve "Anı dahı beyân ideyüm" diyerek bir sonraki olaya, Kosova'ya hazırlanır.

Önceden Söylenen

Bu dört beyit eserde nadir görülen bir şey yapar: henüz anlatılmamış bir olayı önceden haber verir. Çark, yani felek, bir kez daha dönmek istemektedir; kılıçlar çalınacak, gaziler şehit olacak, kâfir kırılacak ve "bir hâyin ebter" hanı şehit edecektir. Bu son ayrıntı, Kosova savaşında Murad Han'ın Miloş Kobiliç tarafından öldürülmesine açıkça işaret eder. "Ebter", soyu kesik ve hayırsız anlamına gelir ve daha önce ata öğüdü almayan oğul için kullanılmıştı. Son beyitteki "ahter", yıldız, talih yıldızıdır. Felek ve yıldız imgeleri, tarihin olaylarını gökyüzünün dönüşüne bağlayan eski bir anlayışı yansıtır; Âşıkpaşazâde bu dili tarihinin birçok yerinde, özellikle büyük felaketlerden önce kullanır. "Ebter" ve "ahter" ile birlikte ister, göster, nişter sözleri de "-ter" sesinde kafiyelenir.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 391-392 (çeviriyazı metin, bâb 55).