Özgün Metin
Çözüldi sancak çalındı kösler
Bu begler birbirin gör niçe gözler
Yörüdiler gazâya niyyet idüp
Buluşmada vü oldı şimdi sözler
Gāziler kıldı at üzre namâzı
O han itdi Hak-ıla çok niyâzı
Didi Hakkā dîn-i İslâm senüñdür
İtâ'at hazrete togrı benümdür
Veger ben bahr-ı 'isyân-ıla garkam
'İnâyet lutfı hem ihsân senüñdür
Niyâz itdi vü küffâra buluşdı
İki 'asker biri birle turuşdı
Günümüz Türkçesiyle
1. Sancak çözüldü, kösler çalındı; bak, bu beyler birbirini nasıl gözetiyor.
2. Gazaya niyet edip yürüdüler; şimdi söz buluşmaya kaldı.
3. Gaziler at üzerinde namaz kıldı; o han Hak'la çok niyaz etti.
4. Dedi: "Ya Hak, İslam dini senindir; hazretine doğru itaat benimdir.
5. Ben isyan denizine gark olmuş olsam da inayet, lütuf ve ihsan senindir."
6. Niyaz etti ve kâfirlerle karşılaştı; iki asker birbiriyle karşı karşıya durdu.
Edebî ve Tarihî Yorum
Lazar'ın Mektubu
Murad Han'ın Laz kıralıyla, yani Sırp kralı Lazar ile mücadelesi elli altıncı bâbda anlatılır. Lazar hana elçi gönderir: "Gel Kösova'da bulışalum, ve illâ sen dahı oglanlaruñı bile getür"; kendisi de oğlunu getirecektir. Ya savaşacak ya barışacaklardır; ama Hakk'ın takdiri ne ise hoş görülecektir. Mektubunda hana "karındaşum han" diye hitap eder, bol armağan gönderir ve "eyü muhkem yarag-ıla gelesin" der. Murad iki oğlunu yanına alır: Kütahya ve Hamidili sancağı elinde olan Bayezid ile Karasi sancağı elinde olan Yakub Çelebi. Bütün vilayetlerin beylerine asker toplayıp gelmeleri emredilir.
Savaştan Önce Dua
Nesrin bir sonraki aşaması bu kez şiirle anlatılır: sancakların çözülmesi, köslerin çalınması, yürüyüş, at üstünde kılınan namaz ve hanın niyazı. Dördüncü ve beşinci beyitler, Murad'ın ağzından bir dua olarak aktarılır: din Tanrı'nındır, itaat kulundur; kul isyan denizine batmış olsa da inayet Tanrı'dandır. Bu dua, savaştan önce kendini günahkâr bilen ve zaferi yalnız ilahî lütfa bağlayan bir hükümdar portresi çizer; Kosova'da şehit düşecek olan Murad için anlamlı bir son sözdür. Kafiye beyitten beyite yenilenir: kösler ile gözler, idüp ile sözler, namâzı ile niyâzı, senüñdür ile benümdür. Beyitler bu yönüyle mesnevi tarzına yaklaşır; son beyitteki "buluşdı" ve "turuşdı" iki ordunun karşılaşmasını ses benzerliğiyle verir.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 392-393 (çeviriyazı metin, bâb 56).






