Özgün Metin

Paşâdur Hayreddîn feth itdi iklîm
Dölendi râhat oldı bil her iklîm
Bu Âl-i 'Osmân'a hôş hizmet itdi
Begendi hizmetini il ü iklîm
Paşa oldı kabûl çün han yanında
Ki lâzımdur kabûl ide her iklîm
Bilindi Hayreddîn kim ol vezîrdür
Düzildi tertîb ü bahşîş her iklîm
Bu tertîb tasnîfin Hayreddîn itdi
Kabûl itdi anı bil cümle iklîm
Niçe yirlerde rişvet kapu açar
Bu şimdi tertîbe bagladı iklîm
Vezîrde tertîb ü erkân gerekdür
Ki hayr-ı dîne kuşana her iklîm

Günümüz Türkçesiyle

1. Ülkeyi fetheden Hayreddin Paşa'dır; her ülke döşendi, rahat oldu, bil.

2. Osmanoğullarına güzel hizmet etti; il de ülke de hizmetini beğendi.

3. Paşa hanın yanında makbul oldu; her ülkenin onu kabul etmesi gerekir.

4. Hayreddin'in vezir olduğu bilindi; her ülkede tertip ve bahşiş düzene girdi.

5. Bu tertibin tasnifini Hayreddin yaptı; bil ki bütün ülkeler onu kabul etti.

6. Nice yerde rüşvet kapı açar; ülke şimdi bu tertibe bağlandı.

7. Vezirde tertip ve erkân gerekir ki her ülke dinin hayrına kuşansın.

Edebî ve Tarihî Yorum

Makedonya'ya Doğru

Edirne'ye varan Murad Han, elli dördüncü bâbda veziri Hayreddin Paşa'ya Evrenez ile birlikte vilayetler fethetmesini emreder. Evrenez Gümülcine'yi uç edinmiş, Büre, İskete ve Marulya'yı almıştır; haracı düzenli olarak hana gönderir. Delü Balaban Siroz önünde bir hisar yapıp oturmaktadır. Şahin Kavala, Drama, Zihne ve Siroz'u birer birer ahitle alır; padişahlık kanunu ne ise uygulanır, hana gönderilecek olan gönderilir, gazilere verilecek olan verilir. Sonra Karaferye ve çevresi fethedilir, vilayetler tımar erlerine bölünür, kâfirlere harac konur. Evrenez'e bu kez Siroz uç olarak verilir.

Bir Vezir Övgüsü

Nesirde adı az geçen Çandarlı Hayreddin Paşa, yedi beytin merkezindedir. Redif "iklîm", ülke ya da bölge anlamındadır ve yedi beytin hepsinde tekrar eder. Hayreddin'in savaşçılığından söz edilmez; övülen tertibidir, yani devlet işlerini düzene koyması, gelir ve bahşişlerin kuralını belirlemesi. Altıncı beyit bu düzeni rüşvete karşı koyar: başka yerlerde rüşvet kapıları açarken bu ülkeler bir tertibe bağlanmıştır. Âşıkpaşazâde, yüz altmış altıncı bâbda vezirlerin eserlerini sayarken Hayreddin Paşa'yı ilk sıraya koyacak, yeniçeri ocağını onun kurduğunu ve Osmanlı kapısında fakire, ganiye ve ilim ehline "teşrif" düzenini onun başlattığını söyleyecektir. Bu yedi beyit, tarihçinin kendi döneminin vezirlerine karşı tutumu düşünüldüğünde ayrıca anlam kazanır: eserin sonlarında rüşvet ve kanunsuzlukla suçlanan vezirlere karşı Hayreddin, iyi vezirin örneği olarak durur.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 390-391 (çeviriyazı metin, bâb 54).