Özgün Metin
Ne vakt eksildi 'âlem intikāli
Meger olmaya halkuñ kîl ü kāli
Bu halkuñ kîl u kāli eksük olmaz
Husûsâ beglerüñ çokdur cidâli
Bular âdem yeyen yurda benüm dir
Bu yurd aç kurt gibi virmez mecâli
'Ömür gaflet atına bindi gitdi
Konagında hâzır bulur eceli
'Âşıkî dile Hak'dan kim virile
Bu Âl-i 'Osmân'a ol Hak cemâli
Günümüz Türkçesiyle
1. Âlemin el değiştirmesi ne zaman eksildi; meğer halkın dedikodusu olmaya.
2. Bu halkın dedikodusu eksik olmaz; hele beylerin çekişmesi çoktur.
3. Bunlar insan yiyen bir yurda "benim" der; bu yurt aç kurt gibidir, fırsat vermez.
4. Ömür gaflet atına binip gitti; konağında eceli hazır bulur.
5. Âşıkî, Hak'tan dile ki o Hakk'ın cemali bu Osmanoğullarına verilsin.
Edebî ve Tarihî Yorum
Adaletle Fetih
Bayezid elli sekizinci bâbda Alaşehir'i alır; neşirde bu kısmın başında Alaşehir'in bir kâfir şehri olarak Osmanlı topraklarının arasında kaldığı söylenir. Ardından Aydınoğlu Ayasuluğ'dan Tire'ye getirilir; Ayasuluğ bir kula verilir, ama Aydınoğlu'nun vakıfları onun elinde bırakılır ve ömrü boyunca vilayetten çıkarılmaması ahdedilir. Saruhan da aynı yolla alınır; iki bey kısa süre sonra ölünce Saruhan ili Karasi'ye katılıp Bayezid'in oğlu Ertuğrul'a verilir. Menteşeoğlu Temür'ün yanına kaçar, sipahileri Bayezid'e döner. Bir soru-cevapla bu fetihlerin kahırla mı adaletle mi yapıldığı sorulur ve cevap açıktır: hepsi adaletle, çünkü önceki beyler halkı zulümle incitmiştir. Bu fetihlerin tarihi 792'dir (1390).
Beylerin Kavgası
Anadolu beyliklerinin Osmanlı'ya katılışı beyitlerde bir mülk değişimidir. "İntikāl", bir şeyin elden ele geçmesidir; dünya hiç el değiştirmekten geri kalmaz ve halkın dedikodusu da bitmez. Üçüncü beyitteki imge serttir: beyler "insan yiyen" bir yurda sahip olduklarını söylerler, ama yurt aç bir kurt gibidir ve kimseye fırsat vermez. Bu beyit, Temür'e kaçan ve sonra Ankara savaşında rol oynayacak olan beylere bir gönderme olarak da okunabilir. Kapanışta Âşıkî mahlası bir duayla gelir: Hakk'ın cemali Osmanoğullarına verilsin. İntikāli, kāli, cidâli, mecâli, eceli, cemâli: altı kafiye sözü "-âli/-eli" sesinde buluşur.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 396 (çeviriyazı metin, bâb 58).






