Özgün Metin

Gazâyı Bâyezîd Han bunda itdi
Kalan kâfirlerüñ hep ödi sıtdı
Vilâyet-i Bosna Laz hem virdi harâc
Ve Arnavud'a bil çok gāzi gitdi
Didi İflak'a tîz gel çâkerüm ol
Gine İstanbol'a bir niyyet itdi

Günümüz Türkçesiyle

1. Bayezid Han gazayı burada yaptı; kalan kâfirlerin hepsinin ödü patladı.

2. Bosna vilayeti ve Laz da harac verdi; bil ki Arnavud'a da çok gazi gitti.

3. Eflak'a "Tez gel, kulum ol" dedi; yine İstanbul'a bir niyet etti.

Edebî ve Tarihî Yorum

Mancınıklar ve Macar

Bayezid'i İstanbul'a ilk kez yönelten sebep elli dokuzuncu bâbda anlatılır. Biri Bayezid'e İstanbul tekfurunun "gâyet müfsid" bir kâfir olduğunu, vilayetlerin arasında bu kâfir şehrin ne aradığını söyler; Alaşehir alındıysa bu da alınmalıdır. İstanbul denizden ve karadan kuşatılır, kara tarafına mancınıklar kurulur. Yazar burada bir ayrıntı ekler: o zaman top "igen bilmezler-idi"; topun çoğalması Fatih Sultan Mehmed zamanında olmuştur. Kuşatma sürerken Macarların Tuna'yı geçip Sofya'ya yürüdüğü haberi gelir. Bayezid mancınıkları yakar, yola çıkar, Alacahisar yöresinde savaşır. Kâfirler ordularını ikiye böler; Osmanlılar da iki bölük olmuş, han pusuda durmaktadır. Pusudaki hanı gören kâfirler ürker ve bozulur; o kadar kırılırlar ki gaziler sonunda kırmaktan usanıp esir alır.

Bir Tanığın Sözü

Bu bâbda yazar kaynağını açıkça adıyla anar: "Kara Temürtaşoglı var-ıdı, aña Umur Beg dirler-idi. Bu gazâyı fakîre ol habar virdi." Umur Beg, kendi halkının içinde iki binden fazla esir olduğunu söylemiştir. Savaşın Umur Bey'den nakledildiği TDV maddesinde de yer alır. Zaferin genel sonucu beyitlerde sayılır: kalan kâfirlerin ödü patlar, Bosna ve Laz harac verir, Arnavud'a gaziler gider, Eflak'a kul olması söylenir. Son mısra yeniden İstanbul'a döner ve bir sonraki bâbın konusunu hazırlar. "Ödi sıtdı", ödü patladı, bugün de kullanılan bir korku deyiminin eski biçimidir.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 398-399 (çeviriyazı metin, bâb 59).