Özgün Metin
Şarâb u hem kebâb meclis kuruldı
Kâfir kızı gelüp kadeh sürüldi
'Ali Paşa didi han anı gözle
Ki ne meclis bu sohbetde olundı
Şarâb içmegine Han Bâyezîd'üñ
'Ali Paşa kâfir kızı bulundı
Buña dek Âl-i 'Osmân içmediler
N'ola 'Osmân kâfirler çok olundı
Günümüz Türkçesiyle
1. Şarap ve kebap meclisi kuruldu; kâfir kızı gelip kadeh sundu.
2. Ali Paşa dedi ki: "Han, bunu gözet; bu sohbette nasıl bir meclis kuruldu."
3. Han Bayezid'in şarap içmesi için Ali Paşa kâfir kızını buldu.
4. Bu zamana dek Osmanoğulları içmediler; ne olur, Osman (soyuna) kâfirler çok oldu.
Edebî ve Tarihî Yorum
Despot'un Kız Kardeşi
Bayezid ile Despot arasındaki ilişki altmış ikinci bâbda anlatılır. Lazar Kosova'da öldükten sonra Vılkoğlu, yani Lazar'ın oğlu, Bayezid'e armağanlarla elçi gönderir ve tahtını kutlar. Atası ağzından yazılmış bir mektupta, Lazar'ın Bayezid'e vermeye ahdettiği güzel kızını, yani kendi kız kardeşini, "karavaşuñı al, varsun hizmet itsün" diye sunar. Kız gönderilir, Bayezid ile buluşur. Kız kardeşinin hatırına Semendire ve Göğerçinlik Despot'a bırakılır, ama Niğbolu verilmez; bu düzen Temür vakasına kadar sürer. Bâbın bu kısmı şu cümleyle biter: "Bâyezîd Han sohbet esbâbını Laz kızından ögrendi, 'Ali Paşa mu'âveneti-y-ile."
Bir Suçlama
Eserin en açık eleştirilerinden biri bu beyitlerdedir. Şarap ve kebap meclisi kurulmuş, kâfir kızı kadeh sunmuştur; ikinci ve üçüncü beyitler bu meclisin sorumlusu olarak Ali Paşa'yı gösterir. Son beyit suçlamayı tarihî bir iddiaya çevirir: o zamana kadar Osmanoğulları içmemiştir. Ali Paşa, Çandarlı Halil'in oğludur ve aynı bâbın devamında kadıların fesadı hikâyesinde de rol alır; eserin başka yerlerinde de rüşvet ve kötü âdetlerin kaynağı olarak gösterilir. Son mısra anlam bakımından kapalıdır. "N'ola 'Osmân kâfirler çok olundı" sözü, Osman soyunun çevresinde kâfirlerin, yani dönme ve yabancı kökenli kişilerin çoğaldığı yolunda bir şikâyet olarak anlaşılabilir; bu okuma kesin değildir. Âşıkpaşazâde'nin Yıldırım Bayezid dönemine eleştirel bakışı ve sarayda yabancı etkisinden duyduğu kuşku bu satırlarda gizlenmez.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 400-401 (çeviriyazı metin, bâb 62).






