Özgün Metin

Cihân hükmi v'eger hanlar elinde
Velî kulpı dânişmendler dilinde
Takar kulpuna biñ hîle ipini
Kurar tuzak Müsülmânlar yolında
Hâssa kim sûfî dânişmend ola
Neler düzer bu hanlaruñ ilinde

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünyanın hükmü hanların elinde olsa da kulpu dânişmendlerin dilindedir.

2. Kulpuna bin hile ipi takar; Müslümanların yolunda tuzak kurar.

3. Hele dânişmend sûfî olursa, bu hanların ilinde neler düzer.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kadılar ve Keşişler

Bâbın devamında yazar "bir latîfe" anlatır. Osmanoğulları doğru bir soydur, ama Çandarlı Halil ve oğlu Ali Paşa zamanında dânişmendler hileye karışmıştır. Kadıların fesadı hana ulaşınca Bayezid onları Yenişehir'de bir eve kapattırır ve "Varuñ ol eve od uruñ, içinde kâdılar bile yansun" der. Ali Paşa çaresiz kalır ve hanın nedimi Mashara Arab'a, kadıları kurtarırsa çok mal vereceğini söyler. Arap hanın huzuruna gelir ve İstanbul'a elçi gönderilmesini ister; tekfurdan keşişler isteyeceğini, kadılar öldürülünce yerlerine keşişlerin kadı olacağını söyler. Han kızar: "Kâdılıgı keşişlere virince kendü kullaruma virsemne." Arap, hanın kullarının okumuş olmadığını, keşişlerin ise yıllarca okuduğunu söyler. Bayezid Ali Paşa'ya kadıların okumuş olup olmadığını sorar; Ali Paşa "okumayan kişi kâdı mı olur" der ve kadıların "düşeliği", yani gelirinin az olduğunu ekler. Yazara göre kadıların kendi zamanında binde yirmi akça resim alması, Ali Paşa'nın himmetidir.

Kulp ve Kement

Latifeden çıkan ders şudur: dünyanın hükmü hanların elindedir, ama "kulpu", yani tutamağı, bilginlerin dilindedir. İkinci beyitte bu kulpa bin hile ipi takılır ve Müslümanların yoluna tuzak kurulur. Üçüncü beyit eleştiriyi sûfî geçinen dânişmendlere uzatır; aynı tema, Simavna Kadısıoğlu ve Börklüce Mustafa olaylarını anlatan bâblarda yeniden işlenecektir. Bir dervişin kaleminden çıkan bu sert sözler, Âşıkpaşazâde'nin sahte sûfîlere karşı tutumunun erken bir örneğidir. Elinde, dilinde, yolında, ilinde sözleri "-inde/-ında" sesinde kafiyelenir.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 402 (çeviriyazı metin, bâb 62).