Özgün Metin

Velîdür her ne han kim 'âdil olsa
Degül 'ayıb cihân aña kul olsa
Süleymân 'adl idüp tutdı cihânı
Süleymân mislidür han 'âdil olsa
Göñül şehri 'adâvetden yıkılur
'Adâvet hem bozar il ma'mûr olsa
'Âşıkî koma göñlüñde 'adâvet
Bozar îmânuñı ger bir kıl olsa

Günümüz Türkçesiyle

1. Hangi han adil olursa velidir; dünya ona kul olsa ayıp değildir.

2. Süleyman adalet ederek dünyayı tuttu; han adil olursa Süleyman gibidir.

3. Gönül şehri düşmanlıkla yıkılır; düşmanlık ili mamur olsa da bozar.

4. Âşıkî, gönlünde düşmanlık bırakma; bir kıl kadar olsa da imanını bozar.

Edebî ve Tarihî Yorum

Arpa ve Saman

Hamidili halkının Karamanoğlu'nun zulmünden Bayezid'e yaptığı şikâyet, altmış üçüncü bâbı başlatır. Bayezid Teke ilinden Karaman'a çıkar; yolda Germiyanoğlu Yakub Beg'i, veziri Hisar Beg'i ve subaşısını yakalatıp İpsala hisarına hapsettirir. Karamanoğlu kaçıp Taş'a girer; Bayezid Konya'nın önüne konar ve şehrin kapıları kapanır. Harman vaktidir; Konya meydanında arpa ve buğday yığınları durmaktadır. Askerler hisara seslenip atları için arpa ve saman satılmasını ister. Hisar halkı adam gönderip bunun gerçek olup olmadığını öğrenmek ister; han iki kul gönderir ve "Sakınuñ kimseye zulm itmesünler, arpa issi kendü insâfınca satsun" der. Arpasını satanlar güvenle hisara geri götürülür. Bu ahdi gören halk şehrin kapısını açar; çevre şehirlere de "bu gelen pâdişâh be-gâyet 'âdildür" haberi yayılır. Aksaray, Niğde, Kayseri ve Develi Karahisarı teslim edilir. Karamanoğlu af diler ve Çarşamba suyu sınır olur.

Adalet Velilik Gibi

"Velî" kelimesiyle açılan ilk beyit, sahnenin dersini tek bir benzetmeye sığdırır: adil han bir veli gibidir ve dünya ona kul olsa yeridir. İkinci beyitte yine Süleyman Peygamber örnek gösterilir; dünyayı adaletiyle tutan hükümdarın ölçüsü odur. Üçüncü ve dördüncü beyitler adaleti gönle taşır: gönül şehri düşmanlıkla yıkılır ve bir kıl kadar düşmanlık bile imanı bozar. Mahlasın geçtiği beyitte öğüt yazarın kendisine döner. Bâbın nesrinde bir kale kılıçla değil, bir alışverişin dürüstlüğüyle alınır. Âşıkpaşazâde'nin Yıldırım Bayezid'i eleştirdiği yerler yanına konunca, yazarın aynı hükümdara dengeyle baktığı anlaşılır: adaleti övülecek, kusurları eleştirilecek bir han.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 404 (çeviriyazı metin, bâb 63).