Özgün Metin

Cihân bir nev'a sûret tutmamışdur
Cihânlan oynayanlar utmamışdur
Ne zâhir itmedi bu suffa-i yeng
Kim anı kara toprak itmemişdür

Günümüz Türkçesiyle

1. Dünya tek bir surette durmamıştır; dünyayla oynayanlar (oyunu) kazanmamıştır.

2. Bu (dünya) ne gösterdiyse, kara toprak onu (sonunda) yok etmemiş midir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Amasya Bâbının İkinci Parçası

"Diger nazm" başlığı bu iki beyti, altmış beşinci bâbda Taharten'in ağzından söylenen manzumeye doğrudan ekler. Bâbın nesri Bayezid'in doğudaki büyük ilerleyişini anlatır: Amasya'nın sahibinden alınması, Sivas'ın Emir Süleyman'a verilmesi, Erzincan, Divriği, Malatya, Derende ve Behisni. Bu genişleme, birkaç yıl sonra Temür'ün gelişiyle bir anda tersine dönecektir.

Dünyayla Oynayanlar

Fetihlerin sayıldığı bir sayfanın ortasında iki beyit bir uyarı gibi durur. Dünya tek bir şekilde kalmaz; onunla oyuna girenler oyunu kazanmamıştır. "Utmak", oyunda kazanmak demektir ve daha önce Osman'ın düğün baskınını anlatan manzumede "çok başlar ütdi" diye kullanılmıştı; burada aynı fiil olumsuz biçimde, dünyaya karşı kazanılamayan bir oyunu anlatır. İkinci beytin ilk mısraındaki "suffa-i yeng" ifadesi açık değildir; neşir bir açıklama vermez. "Suffa", sofa ya da sedir anlamına gelebilir; mısra, dünyanın gösterdiği her türlü süs ve makamın sonunda kara toprağa döneceğini söylemektedir. Amasya'nın Osmanlı'ya geçişini anlatan bâb bu beyitlerle kapanır; iki manzume yan yana okununca bâbın havası belirginleşir: bir yanda rehin ailesine yanan bir bey, öte yanda bütün bu fetihlerin geçiciliği. Kafiye "-tmamışdur/-tmemişdür" sesindedir. Amasya'nın bu dönemdeki durumu için Kadı Burhaneddin sayfasına da bakılabilir.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 405 (çeviriyazı metin, bâb 65).