Özgün Metin
Kadîmden töredür kardaşa kıymak
Ata vü anayı gussalu komak
Kābil kim Hâbil'e kıydı ezelden
'Âdet oldı ki hanlar buña uymak
'Îsâ vü yâ Mûsâ Emîr Süleymân
İşidüñ bu töre ehlidür ahmak
Fenâ olur cihân-ıçun ne zahmet
Cihânda adını kanluya dakmak
Günümüz Türkçesiyle
1. Kardeşe kıymak eskiden beri töredir; atayı ve anayı kederli bırakmak da.
2. Kâbil'in Hâbil'e kıydığı ezelden beri hanların buna uyması âdet oldu.
3. İsa da Musa da Emir Süleyman da, işitin, bu törenin ehlidir; (bu töre) ahmaktır.
4. Dünya fânidir; dünya için ne zahmet, dünyada adını "kanlı"ya takmak.
Edebî ve Tarihî Yorum
Geyve'de Bir Hasta
Mehmed Çelebi'nin kardeşi Musa ile hesaplaşma kararı altmış dokuzuncu bâbı açar. Veziri Bayezid Paşa'ya Rumeli'ye geçiş hazırlığını emreder. Musa'dan kaçıp İstanbul'a, oradan Mehmed'e gelen Kör Şahmelik çağrılır; o, geçişin ancak İstanbul tekfurunun yardımıyla olabileceğini söyler, çünkü Gelibolu Musa'nın elindedir. Gekbuze kadısı Fazlullah tekfura elçi gönderilir ve ahitleşilir. Mehmed Bursa'dan göçüp Yoros'a konar. Tam bu noktada yazar kendi hayatından bir satır ekler: "Ol vakt du'âcı fakîr köyde kaldum. Orhan'uñ imâmı oglı Yahşı Fakıh evinde hasta oldum Geyve'de; anda kaldum. Menâkıb-ı Âl-i 'Osmân'ı tâ Yıldırım Han'a gelince ol imâm oglından nakl itdüm." Böylece eserin Yıldırım'a kadarki kısmının kaynağı, bir hastalık sırasında kalınan bir ev olarak somutlaşır. Yazarın gençliğinde bir süre Geyve'de Yahşı Fakih'in evinde kaldığı TDV maddesinde de kayıtlıdır. Ardından tekfurun gemileri Mehmed'in askerini Rumeli'ye geçirir; Rumeli beyleri birer birer Mehmed'e gelir. Samakov'da Musa yenilir; kaçarken atı çamura saplanır, kendi kulu Derzi Saruca atının sinirini kesip onu tutar. O gece öldürülür ve Bursa'ya, dedesinin yanına gönderilir. Mihaloğlu Tokat'ta Bidevî Çardağı'na hapsedilir.
Kâbil'in Töresi
Dört beyit, Fetret'in dört kardeşini, İsa'yı, Musa'yı, Emir Süleyman'ı ve dolaylı olarak Mehmed'i, Kâbil ile Hâbil'in hikâyesine bağlar. Kardeş katli "kadîmden töre"dir ve hanlar bu ezelî âdete uymuştur. Üçüncü beyit sert bir yargı verir: bu töre ahmaklıktır. Dördüncü beyitte dünyanın fâniliği hatırlatılır; dünya uğruna adını "kanlı" diye andırmanın boşluğu söylenir. Âşıkpaşazâde'nin hanedana bağlılığı, kardeş katlini onaylamaya kadar varmaz.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 418 (çeviriyazı metin, bâb 69).
- Abdülkadir Özcan, "Âşıkpaşazâde", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 4, İstanbul 1991, s. 6-7. https://islamansiklopedisi.org.tr/asikpasazade
Çevrimiçi kaynaklar






