Özgün Metin
Elüñe her ne girse kısmetüñdür
Veger râhat vegerni mihnetüñdür
Dime kim ola oglum tuta yirüm
Nasîb olmasa ancak niyyetüñdür
Demüñde fursatuñı sen geçürme
Yile virme bu 'ömri ni'metüñdür
Günümüz Türkçesiyle
1. Eline ne geçerse kısmetindir; ister rahat olsun ister mihnet.
2. "Oğlum yerimi tutsun" deme; nasip olmazsa ancak bir niyettir.
3. Fırsatını vaktinde kaçırma; bu ömrü yele verme, o senin nimetindir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Bir Şehzadenin Sonu
Emir Süleyman'ın geride kalan oğlunun hikâyesi yetmiş birinci bâbı doldurur. Babasının ölümünden sonra İstanbul'a kaçmış olan bu çocuk, bir süre sonra Karın Ovası akıncıları ile Yanbolu tarafına geçer. Lalası Derzibaşı Zağanos onu tutup Mehmed Çelebi'ye getirir. Gözlerine mil çekilir ve Bursa'ya gönderilir; Geyve yöresinde Akhisar'da kendisine bir tımar verilir. Emir Süleyman'ın kızı da bir sancakbeyine verilir. Böylece Emir Süleyman'ın soyundan saltanata hak iddia edebilecek kimse kalmaz.
Niyet ile Nasip
Kısmet sözüyle açılan üç beyit, bir babanın oğluna taht bırakma umudunu tartar. İlk beyit, insanın eline ne geçerse kısmeti olduğunu söyler; rahat da mihnet de kısmetin parçasıdır. İkinci beyit bunu doğrudan Emir Süleyman'ın durumuna bağlar: "Oğlum yerimi tutsun" demek ancak bir niyettir, nasip olmazsa gerçekleşmez. Üçüncü beyit bir öğüttür: fırsatı vaktinde kullanmak gerekir ve ömür yele verilmemelidir. Bu beyit, Emir Süleyman'ın Beg Kavağı'ndaki sohbetlerle geçen günlerine sessizce bir gönderme yapar. Bâbın nesri olayı kuru bir dille anlatır; mil çekme ve tımarla yetinme gibi ayrıntılar yorumsuz bırakılır. Yazarın hükmü yalnız bu manzumede, kısmet ve nasip diliyle dolaylı olarak duyulur. Redif "-üñdür": kısmetüñdür, mihnetüñdür, niyyetüñdür, ni'metüñdür.
Kaynakça
- Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 420-421 (çeviriyazı metin, bâb 71).






