Özgün Metin

Tatar bulmaz-ıdı ayran içeydi
Dere vü taga hem konup geçeydi
Yanında büzme yançugı vü çakmak
Bulımaz kav ki çakmagın çakaydı
Sürüldi geldi akın begi oldı
Kâfir kızın gözedür kim kapaydı
Didiler Minnetoglı Gāzi olmış
Gazâ yolında bulsa cân ataydı

Günümüz Türkçesiyle

1. Tatar içecek ayran bulamazdı; dereye, dağa konup geçerdi.

2. Yanında kesesi ve çakmağı (vardı); çakmağını çakacak kav bulamazdı.

3. Sürüldü, geldi, akın beyi oldu; kapacak kâfir kızını gözetir.

4. Dediler: "Minnetoğlu gazi olmuş"; gaza yolunda (fırsat) bulsa can atardı.

Edebî ve Tarihî Yorum

İskilip'teki Tatarlar

Samsun'u alan Mehmed Çelebi Bursa'ya dönerken İskilip'e uğrar; yetmiş altıncı bâb oradan başlar. Orada çok sayıda Tatar evi görür ve kimin olduğunu sorar: Minnet Beg'indir; Tatar Samakaroğlu bir düğün yapmış, onlar da o düğüne gitmiştir. Mehmed Bayezid Paşa'ya döner: Temür'ün Tatarları bu vilayetten götürdüğünü söylemişlerdi, oysa bunların beyleri burada düğünler yapıyor, birbirlerine gidip geliyor, ama benim seferimde bulunmuyorlar; bunları sürüp Rumeli'ye geçirmek gerek. Minnet Beg çağrılır, hepsi sürülüp Filibe yöresine geçirilir ve onlara Konuş hisarı yanında yurt gösterilir. Minnetoğlu Mehmed Beg Konuş'ta bir imaret ve bir kervansaray yaptırır, yerleşip orada kalırlar. Bu olay Amasya'ya yakın İskilip'te, yani Rum vilayetinin içinde geçer; Mehmed'in Samsun seferi dönüşünde Amasya yöresinden geçtiği anlaşılır.

Ayrandan Gazaya

Ayran bulamayan göçebeden akın beyine uzanan bir dönüşüm, dört beyitte anlatılır. İlk iki beyit Tatarların eski hâlini çizer: içecek ayran bulamaz, dereye dağa konup göçerlerdi; kesesinde çakmağı vardı ama yakacak kav bulamazdı. Bu, yoksul bir göçebe hayatın dökümüdür. Üçüncü beyitte sürgün bir yükselişe dönüşür: sürülüp gelen Tatar akın beyi olur ve kâfir kızı kapmayı gözetir. Dördüncü beyit Minnetoğlu'nun gazi diye anıldığını haber verir. Bu parça, Osmanlı'nın Anadolu'daki konar-göçer toplulukları Rumeli'ye geçirerek hem iç tehlikeyi azaltıp hem de uç kuvveti kazandığı iskân siyasetine somut bir örnek verir. Redif "-aydı/-eydi": içeydi, geçeydi, çakaydı, kapaydı, ataydı.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 425-426 (çeviriyazı metin, bâb 76).