Özgün Metin

Tebeddül olmag-ıçun oldı 'âlem
Tebeddül soñı bâkî oldı âdem
Cihânda 'ârifân yurt tutmamışdur
Benüm dimeg-ile kuruldı nizâm
Nizâm ki gaflete ma'den-i hâsdur
Olupdur ma'den-i akluña erkām
Bu gaflet tedbîrinden geçmedüñ sen
'Âşıkî hâlüñ-ile yöri epsem

Günümüz Türkçesiyle

1. Âlem değişmek için var oldu; değişimin sonunda kalıcı olan insan oldu.

2. Dünyada arifler yurt tutmamıştır; düzen "benim" demekle kuruldu.

3. Gaflete has maden olan düzen, aklına madenin rükünleri olmuştur.

4. Sen bu gaflet tedbirinden geçmedin; Âşıkî, hâlinle sessizce yürü.

Edebî ve Tarihî Yorum

Amasya'dan Samsun'a

Amasya bölgesi yetmiş beşinci bâbda doğrudan sahneye çıkar. Yazar şöyle başlar: "Sultân Muhammed'üñ oglı Murâd Han Amasiyye'de olurken Kâfir Samsun'ı oda yakdı." Yani kıyıdaki iki Samsun'dan Cenevizlilerin elindeki "Kâfir Samsun", sakinleri tarafından yakılıp bırakılmıştır. Haber Amasya'daki Şehzade Murad'a ulaşır; Murad, Rum beylerbeyi Baçaroğlu Hamza Beg'i gönderir ve Kâfir Samsun zapt edilir. Mehmed Çelebi'ye haber gider: "Kâfir Samsunı'nı alup zabt idüñ, Müsülmân Samsunı'nı almaga kolay oldı." Mehmed yola çıkar, "Marzuvan'a çıkdı", yani Merzifon'a gelir, oradan Samsun'a iner. Müslüman Samsun'da İsfendiyar'ın oğlu Hızır Beg vardır ve kaleyi savaşmadan teslim eder. Hamza Beg ona nedenini sorunca Hızır Beg şöyle der: "Bizüm şehrümüzüñ zindegânesi bu kâfir şehriyle-y-idi"; kâfir şehri harap olup Osmanlı'ya geçince kendilerine rahat kalmamıştır. Sonra ünlü benzetmeyi yapar: "Sizüñ-ile bizüm dostlugumuz ördeg-ile kaz konşulıgına beñzer." Mehmed ona tımar teklif eder, ama Hızır Beg kardeşi Kasım ile aynı yerde durmak istemez ve babasına gider.

Değişimin Şiiri

İlk mısraın ilk kelimesi "tebeddül", yani değişimdir; bir şehrin el değiştirmesi böylece değişim üzerine bir düşünceye döner. Âlem değişmek için kurulmuştur; değişimin sonunda kalıcı olan insandır. İkinci beyit ariflerle dünya ehlini ayırır: arifler dünyada yurt tutmaz, oysa düzen "benim" demekle kurulur. Üçüncü beytin anlamı kapalıdır; düzenin gafletin madeni olduğu ve aklın da bu madenin rükünlerine dönüştüğü söylenir. Dördüncü beyitte söz yazarın kendisine döner: bu gaflet tedbirinden sen de kurtulamadın, Âşıkî; hâlinle sessizce yürü. Şehzade Murad'ın, yani sonraki II. Murad'ın Amasya'daki sancakbeyliği bu bâbda açıkça görünür. Murad'ın Amasya ile bağı ve şehrin o yıllardaki durumu için II. Murad ve Çelebi Mehmed sayfalarına bakılabilir.

Kaynakça

  • Âşık Paşazade, Osmanoğulları'nın Tarihi, haz. Kemal Yavuz, M. A. Yekta Saraç, İstanbul: K Kitaplığı, 2003, s. 425 (çeviriyazı metin, bâb 75).