Özgün Metin

Vezin: mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün (hezec; Jacob'un neşrinde kalıp işaretlidir)

اکر آن کبر افرنجی بدست آرد دل مارا
بخال هندویش بخشم ستنبول وقالاتارا

Eger ân gebr-i efrencî be-dest âred dil-i mâ-râ
Be-hâl-i Hindûyeş bahşem Sitanbûl u Kalâtâ-râ

Günümüz Türkçesiyle

1. Eğer o Frenk kâfiri gönlümüzü eline alırsa, onun Hintli (kapkara) benine İstanbul'u ve Galata'yı bağışlarım.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Divanda Farsça yazılmış tek beyit budur. Millet'teki yazmaya girmemiş olan beyti Doğan, Georg Jacob'un 1904'te Berlin'de yayımladığı neşrin 4. sayfasından alır. Jacob'un neşri, Uppsala Üniversitesi Kütüphanesi'ndeki bir mecmuaya dayanır ve beyti Arap harfleriyle, "Ve lehu tâbe serâh" (yine onun, toprağı hoş olsun) başlığı altında, üçüncü parça olarak verir; vezin kalıbını da hezec olarak işaretler. Bu sayfadaki Arap harfli metin Jacob'un baskısından, Latin harfli okuma ise Doğan'ın neşrinden alınmıştır. Jacob'un baskısında "gebr" kelimesinin ilk harfi, Osmanlı matbaa geleneğine uygun olarak, kâf ile (کبر) basılmıştır. Jacob bir dipnotta "efrencî" kelimesinin bu yazımını (افرنجی) şüpheli bulduğunu belirtir.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, Fars şiirinin en ünlü beyitlerinden birine, Hâfız-ı Şîrâzî'nin "Eger ân Türk-i Şîrâzî be-dest âred dil-i mâ-râ / Be-hâl-i Hindûyeş bahşem Semerkand u Buhârâ-râ" (O Şirazlı Türk gönlümüzü eline alırsa, onun Hintli benine Semerkant'ı ve Buhara'yı bağışlarım) beytine bir naziredir. Jacob da dipnotunda bunu Hâfız'ın Brockhaus neşrindeki 8. gazelin ilk beytinin taklidi olarak gösterir: "Türk-i Şîrâzî" yerine "gebr-i efrencî", "Semerkand u Buhârâ" yerine "Sitanbûl u Kalâtâ" konmuştur.

Değiştirilen kelimeler beyte bütün anlamını verir. Hâfız'ın sevgilisi Şirazlı bir Türk'tür; Avnî'ninki bir "gebr-i efrencî", yani Frenk kâfiri, bir Avrupalı Hıristiyandır. Hâfız'ın bağışlamaya hazır olduğu Semerkant ve Buhara, bir şairin elinde olmayan, uzak ve efsanevî şehirlerdir; Hâfız'ın bu cömertliğinin abartılı bir şaka olduğu bilinir. Avnî'nin bağışlamaya hazır olduğu İstanbul ve Galata ise gerçekten onun elindeki şehirlerdir. Fâtih'in fethettiği başkentini ve Ceneviz semtini bir benin bedeli olarak ortaya koyması, Hâfız'ın şakasını bir hükümdarın ağzında gerçek bir teklife yaklaştırır. "Hâl-i Hindû", Hintli ben, siyah renginden dolayı Hint köleleriyle ilişkilendirilen bendir.

Tarihî Bağlam

Beyit, divanın on dördüncü ve altmış birinci gazelleriyle aynı dünyaya aittir: orada da Galata, Frenk ve Hıristiyan güzellerin semti olarak anılır. Jacob, neşrinin girişinde İstanbul'un fethini varsayan şiirlerin 1453'ten sonra yazılmış olması gerektiğini söyler; bu beyit de İstanbul'u ve Galata'yı şairin bağışlayabileceği şehirler olarak andığına göre fetihten sonraya ait olmalıdır. Hangi vesileyle söylendiğine dair bir kayıt yoktur.

Kaynakça

  • Fâtih Sultan Mehmed (Avnî), Fâtih Dîvânı ve Şerhi / Dīwān of Sultan Mehmed II with Commentary, haz. Muhammet Nur Doğan, İngilizce çev. Michael D. Sheridan, 3. baskı, İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2023, şiir 79, s. 551-552 (Millet 305'te yok; Jacob 1904, s. 4 (III)). https://ekitap.yek.gov.tr/urun/fatih-divani-ve-serhi--ucuncu-baski-_794.aspx
  • Georg Jacob (haz.), Der Divan Sultan Mehmeds des Zweiten, des Eroberers von Konstantinopel, zum ersten Male nach der Uppsalaer Handschrift, Berlin: Mayer & Müller, 1904, s. 4 (III, Arap harfli metin ve dipnot). https://archive.org/details/derdivansultanm00jacogoog

Çevrimiçi kaynaklar