Özgün Metin

Vezin: mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün (neşir vezin kaydı düşmez; açılış gazelinin kalıbını biz tarttık)

Yüzüñ meh-i ‘îd ü ser-i zülfüñ şeb-i İsrâ
Gamzeñ yed-i Mûsâ leb-i la‘lüñ dem-i ‘Îsâ
Bu hüsn-i Hudâyî ki Hudâ saña virüpdür
Mânî-i cihân yazmadı tasvîrüñe hem-tâ
Alnuñ kamerine yüzüñ ayına müşâbih
Bunca göz ile görmedi bu çarh-ı muallâ
Şol câm ki nûş eylemişem bezm-i gamuñda
Bir sâde habâbıdur anuñ künbed-i hadrâ
‘Avnî seni medh eyledi çün tarz-ı gazelde
Matla‘ dedi yüzüñe vü ağzuña mu‘ammâ

Günümüz Türkçesiyle

1. (Ey sevgili,) yüzün bayram hilali, saçının ucu İsrâ gecesidir; süzgün bakışın Musa'nın (mucize gösteren) eli, lâl dudağın İsa'nın (ölüyü dirilten) nefesidir.

2. Allah'ın sana verdiği bu ilahî güzelliğin resmine, dünya denen Mani (o ünlü ressam) bir eş çizemedi.

3. Bu yüce gök, onca gözüyle (yıldızlarıyla) bakıp durduğu hâlde, senin alnının aydınlığına ve yüzünün dolunayına benzeyen bir şey görmedi.

4. Senin gam meclisinde öyle bir kadeh içtim ki şu yeşil kubbe (gökyüzü), o şarabın yalnızca boş bir kabarcığıdır.

5. Avnî seni gazel tarzında övünce yüzüne "matla'", ağzına "muamma" dedi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Divan bu gazelle açılır; beş beyitlik metin, Millet Kütüphanesi'ndeki nüshanın 1b varağında başlar. Kafiye "İsrâ, hem-tâ, muallâ, hadrâ, mu'ammâ" kelimelerinin sonundaki uzun "â" sesidir; redif yoktur. Ahreb hezecin "mef'ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün" kalıbı, uzun ve ağır hecelerle övgüye uygun ağırbaşlı bir ses verir.

Muhammet Nur Doğan gazeli Hz. Peygamber için yazılmış bir övgü, yani bir na't olarak okur. Divanların dua ve övgüyle açılması geleneğine uyan bu okuma şiirin imgeleriyle de desteklenir: İsrâ gecesi, Musa'nın eli ve İsa'nın nefesi, sevgiliyi peygamberlerin mucizeleriyle kuşatır. Gazel yine de sevgili adı anılmadan, bütünüyle aşk şiirinin diliyle yazılmıştır; okur onu bir güzellik övgüsü olarak da izleyebilir.

Anlam ve Söz Sanatları

Matla, dört benzetmeyi iki mısraya sığdırır. Ramazan'ın bitip bayramın başladığını haber veren hilal, yüze parlaklığını ve sevinç anlamını verir. Uzun ve siyah saç, Hz. Peygamber'in Mirac'a yükseldiği İsrâ gecesidir. Gamze ile "yed-i Mûsâ" arasındaki bağı Doğan iki yönden açıklar: Musa'nın ak eli (yed-i beyzâ) düşmanlarını şaşırtmış, onun bir yumruğu bir Kıptî'yi öldürmüştür; sevgilinin bakışı da aynı biçimde öldürür. Dudağa verilen "dem-i 'Îsâ" ise ölüyü dirilten nefestir. Aynı yazılışla Arapçada "dem" kan demek olduğu için tamlama Hıristiyan ayinindeki şarabı, yani İsa'nın kanını da hatırlatır; kırmızı dudak ile şarap arasında böylece bir tevriye kurulur.

İkinci beyitteki Mânî, Mani dininin kurucusu olarak bilinen, resimli kutsal kitabıyla ün yapmış ressamdır. Dünya bir Mani'ye benzetilir: bütün suretleri çizen bu usta bile sevgilinin bir eşini resmedememiştir. Üçüncü beyitte gök, yıldızlarını göz gibi açmış bir seyirci olarak düşünülür. "Kamer" burada ay ışığı anlamındadır ve beyit, ay ışığıyla aydınlanan bir gece içinde parlayan dolunay tablosunu kurar; yüzü çevreleyen siyah saçlar da bu gecenin karanlığıdır.

Dördüncü beyitte ölçek tersine döner. Sevgiliden ayrı geçen hayat bir gam meclisidir, bu meclisteki şarap ise aşkın kendisidir. Bütün gökyüzü, "künbed-i hadrâ", bu şarabın üstünde beliren küçük bir hava kabarcığı kadar değer taşır. Makta, edebiyat terimleriyle oynar. "Matla'" hem gazelin ilk beyti hem güneşin ve ayın doğduğu yerdir; yüz için kullanılınca güzelliğin doğduğu ufku gösterir. "Muamma" ise manzum bilmecedir; çözülmesi güç sırlar taşıyan ağza uygun bir addır. Böylece şair övgüsünü, gazelin kendi terimlerini sevgiliye takarak bitirir.

Kaynakça

  • Fâtih Sultan Mehmed (Avnî), Fâtih Dîvânı ve Şerhi / Dīwān of Sultan Mehmed II with Commentary, haz. Muhammet Nur Doğan, İngilizce çev. Michael D. Sheridan, 3. baskı, İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2023, şiir 1, s. 90-94 (yazma: Millet, Ali Emîrî Manzum 305, vr. 1b). https://ekitap.yek.gov.tr/urun/fatih-divani-ve-serhi--ucuncu-baski-_794.aspx

Çevrimiçi kaynaklar