Özgün Metin
Vezin: fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün (remel). Vezin bilgisi Doğan'da bulunmaz; mısraları tartan biziz.
Her zemân ‘âşıklara varmak der-i cânâna güç
‘Arz-ı hâl itmek gedâlar hazret-i sultâna güç
Âşinâlar gözlerüm yaşın görüben havf ider
Bî-muhâbâ sâlik olmak kulzüm ü ‘ummâna güç
‘Âşıka dünyâ vü cân terk eylemek âsân olur
Lîk cânân terkini itmek gelüpdür câna güç
Gözlerüme cevr kasd itse rakîbi gösterür
Zulm mu‘tâdı degüldür pes gelür insâna güç
‘Avnîyâ zâl-i zemânuñ mekrine aldanma kim
Kim zenânuñ cevrini çekmek gelür merdâna güç
Günümüz Türkçesiyle
1. Âşıkların sevgilinin kapısına her zaman varması güçtür; dilencilerin yüce sultanın huzuruna çıkıp hâllerini arz etmesi de güçtür.
2. Dostlarım (ya da yüzücüler) gözlerimin yaşını görünce korkar; çekinmeden denize ve okyanusa açılmak güçtür.
3. Âşığa dünyayı ve canı terk etmek kolay gelir; fakat sevgiliden vazgeçmek cana güç gelir.
4. (Sevgili) gözlerime eziyet etmek isterse rakibi gösterir; zulme alışkın olmayan insana bu güç gelir.
5. Ey Avnî, zamane kocakarısının (dünyanın) hilesine aldanma; çünkü kadın eziyetine katlanmak erkeklere güç gelir.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beş beyit, "güç" redifiyle aynı hükmü tekrar eder: aşkta her şey zordur. Kafiye "cânâna, sultâna, 'ummâna, câna, insâna, merdâna" kelimelerindeki "-âna" sesidir ve yönelme eki redifle birleşerek "kime güç?" sorusunu her beyitte yeniden cevaplar. Mısralar remelin dört tefileli kalıbına oturur.
Anlam ve Söz Sanatları
Matlada iki zorluk birbirine benzetilir: âşığın sevgilinin kapısına varması ile dilencinin sultanın huzuruna çıkıp derdini anlatması. Sevgiliyi sultan, âşığı dilenci yapan bu kalıp divan şiirinin en yaygın mazmunlarındandır; onu bir sultanın kalemi yazınca benzetmenin iki tarafı da yazarın kendi dünyasından alınmış olur.
İkinci beyitteki tevriyeyi Doğan açar. "Âşinâ" bilinen anlamıyla tanıdık ve dost, eski kullanımıyla da yüzücüdür. Âşığın gözleri yaşla dolu birer deniz olmuştur; dostlar bu yaşları görünce korkar, yüzücüler de böyle bir denize ve okyanusa ("kulzüm ü 'ummân") çekinmeden dalamaz. İki anlam aynı mısrada birlikte çalışır. Üçüncü beyit gazelin düz söylenmiş tek hükmüdür: dünya ve can kolayca bırakılır, sevgili bırakılamaz.
Dördüncü beyitte sevgili âşığa eziyet etmek isteyince gözüne rakibi gösterir. Divan şiirinde rakip, Doğan'ın hatırlattığı gibi, karga, yılan, şeytan, dev gibi çirkin varlıklara benzetilir ve kara renkle anılır; rakibin yüzünü görmek başlı başına bir zulümdür. Maktada dünya "zâl-i zemân", zamanın kocakarısı olarak anılır. Dünyayı süslenmiş, aldatıcı bir yaşlı kadına benzetmek divan şiirinin ve tasavvufî edebiyatın yerleşik bir mazmunudur; beyit, kadın eziyetine katlanmanın erkeğe zor geldiğini söyleyen dönemin anlayışını bu benzetmeye bağlar. Öğüt ise dünyanın kendisine yönelir: Avnî kendine dünyanın hilelerine kanmamasını söyler.
Kaynakça
- Fâtih Sultan Mehmed (Avnî), Fâtih Dîvânı ve Şerhi / Dīwān of Sultan Mehmed II with Commentary, haz. Muhammet Nur Doğan, İngilizce çev. Michael D. Sheridan, 3. baskı, İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2023, şiir 6, s. 121-122 (yazma: Millet, Ali Emîrî Manzum 305, vr. 3a). https://ekitap.yek.gov.tr/urun/fatih-divani-ve-serhi--ucuncu-baski-_794.aspx
Çevrimiçi kaynaklar






