Özgün Metin

Vezin: mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün (hezec). Uzun hezec kalıbını mısralardan biz çıkardık; neşirde vezin yazılı değildir.

Dili bülbül kılupdur ‘ârızuñ üstindeki güller
Beni sevdâ ile başdan çıkarmışdur o kâküller
Eger ‘uşşâka derd ü mihnet ise ‘ışkdan hâsil
Bi-hamdi’llâh ki vâfirdür bize ‘ışkuñda hâsiller
Sabâ ‘ıkd-i ser-i zülfüñi hall itmekde ‘âcizdür
Belî her kişiye âsân degüldür hall-i müşkiller
Ne nisbet aramızda kim gelür çün nûş-leb yâruñ
Baña zehr-i gamı helvâ rakîbe zehr-i kâtiller
Senüñ ‘ışkuñ ile dîvâne oldı niçe ferzâne
Senüñ sevdân ile mecnûn olupdur niçe ‘âkiller
Ne lâzım tîğ-ı müjgânı seni katl eylesün dimek
Bilürsüz ehl-i hâl olan olur bu söze kâ’iller
Eger deyr-i mugân tavfın ideydüñ ‘Avnîyâ bir gün
Görürdüñ âteş-i meyden fürûzân şem‘-i mahfiller

Günümüz Türkçesiyle

1. Yanağının üstündeki güller gönlümü bülbül etti; o kâküller beni sevdayla baştan çıkardı.

2. Eğer aşktan âşıkların kazancı dert ve sıkıntı ise, Allah'a şükür, senin aşkında kazançlarımız boldur.

3. Saba yeli zülfünün ucundaki düğümü çözmekte acizdir; evet, zor işleri çözmek herkese kolay değildir.

4. Aramızda ne benzerlik olabilir ki: tatlı dudaklı sevgilinin gam zehri bana helva, rakibe ise öldürücü zehir gelir.

5. Senin aşkınla nice bilge divane oldu; senin sevdanla nice akıllı Mecnun'a döndü.

6. "Kirpiğinin kılıcı seni öldürsün" demeye ne gerek var? Bilirsiniz ki gönül hâlinden anlayanlar bu söze zaten razıdır.

7. Ey Avnî, bir gün Mecusi tapınağını (meyhaneyi) dolaşsaydın, meclislerin mumlarının şarap ateşiyle yandığını görürdün.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Redifsiz bu gazelde kafiyeyi çokluk eki taşır: "güller, kâküller, hâsiller, müşkiller, kâtiller, 'âkiller, kâ'iller, mahfiller" kelimeleri "-iller / -üller" sesinde birleşir. Yedi beyit, dört "mefâîlün"den oluşan geniş hezec kalıbıyla yazılmıştır. Dördüncü beytin ilk mısraında neşirler ayrılır: Kemal Edip Ünsel "nûş-i leb yârun" diye okur, Doğan beytin anlam bütünlüğüne bakarak "nûş-leb yâruñ" (tatlı dudaklı sevgilinin) okumasını tercih eder.

Anlam ve Söz Sanatları

Matlada gönül, yanaktaki güller yüzünden bülbüle dönmüştür; gülü görünce ötmeye başlamıştır. İkinci mısrada "sevdâ" kelimesi iki yöne bakar. Doğan'ın açıkladığı gibi kelime "siyah" anlamındaki "sevâd"la bir köktendir ve kara sevda denen aşk melankolisini anlatır; sevgilinin siyah kâkülleri ile kara sevda böylece renkte birleşir. "Baştan çıkarmak" deyimi de hem yoldan çıkarmayı hem de baştan, candan vazgeçirmeyi düşündürür.

İkinci beyit bir ticaret dili kurar: aşk bir pazardır, kazanç da dert ve sıkıntıdır; şair bu pazarda bol kâr ettiği için şükreder. Üçüncü beyitte saba, sevgilinin zülfündeki düğümü çözemez. "Hall-i müşkil", zor meseleleri çözmek demektir; Doğan'ın işaret ettiği bir ses oyunu da vardır: "müşkil" ile zülfün sıfatı olan "müşkîn" (misk kokulu, simsiyah) birbirine çok yakındır. Dördüncü beyit âşıkla rakibi ayırır: sevgiliden gelen gam âşığa helva kadar tatlı, rakibe ise öldürücü zehir kadar acıdır. Divan âşığının çektiği acıdan memnun olması, onu aşkın bu yüksek hâlinden habersiz rakipten ayıran şeydir.

Altıncı beyitte "kirpiğin kılıcı seni öldürsün" sözü bir beddua kalıbıdır, ama âşık için bu bir dua sayılır: gönül ehli olanlar o kılıçla ölmeye zaten razıdır. Makta meyhaneyi "deyr-i mugân", yani Mecusi tapınağı olarak anar ve onu ziyaret etmeyi "tavf" (tavaf) kelimesiyle söyler. Doğan'ın okumasında bunlar tasavvufun mecazlarıdır: meyhane tekke, şarap ilahî aşktır; kadehler kandil, içlerindeki şarap da mum gibi parlayan nurdur. Aynı tabloyu başka bir bağlamda kuran Bâkî'nin "Devr-i meclis ki safâ câmiinün çemberidür / Âb-ı rengîn ile kandîl-i fürûzânı kadeh" beytini de örnek gösterir.

Kaynakça

  • Fâtih Sultan Mehmed (Avnî), Fâtih Dîvânı ve Şerhi / Dīwān of Sultan Mehmed II with Commentary, haz. Muhammet Nur Doğan, İngilizce çev. Michael D. Sheridan, 3. baskı, İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2023, şiir 11, s. 151-154 (yazma: Millet, Ali Emîrî Manzum 305, vr. 4b). https://ekitap.yek.gov.tr/urun/fatih-divani-ve-serhi--ucuncu-baski-_794.aspx

Çevrimiçi kaynaklar