Özgün Metin
Vezin: fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün (remel). Veyis redifli mısraların kalıbı neşirde gösterilmez; biz belirledik.
Hüsn ile cânânlar içre cân-ı cânândur Veyis
Şerbet-i la‘liyle dil derdine dermândur Veyis
Ağlamaz cân bülbüli şimden girü feryâd idüp
Bâğ-ı dilde hüsn ile bir verd-i handândur Veyis
Nice ma‘mûr olmasun dil mülki ‘adl ü dâd ile
Bunca yıldur kim göñül tahtında sultândur Veyis
Eşk-i çeşmüñi şerâb u bağruñı eyle kebâb
Ey dil-i âşüfte çün bir gice mihmândur Veyis
‘Avnîyâ çün devlet el virdi ki mihmân oldı yâr
Fursatı fevt itme kim biñ câna erzândur Veyis
Günümüz Türkçesiyle
1. Veyis güzellikte sevgililer arasında canların canıdır; Veyis lâl dudağının şerbetiyle gönül derdine dermandır.
2. Can bülbülü bundan sonra feryat edip ağlamaz; Veyis gönül bahçesinde güzelliğiyle gülen bir güldür.
3. Gönül ülkesi adalet ve ihsanla nasıl bayındır olmasın? Veyis bunca yıldır gönül tahtında sultandır.
4. Ey perişan gönül, gözünün yaşını şarap, bağrını kebap et; çünkü Veyis bir gece için konuktur.
5. Ey Avnî, devlet (talih) el verdi de sevgili konuk oldu; fırsatı kaçırma, Veyis bin cana değer.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Redifte bir özel adın tekrar edilmesi divan şiirinde az rastlanan bir tercihtir. Beş beytin hepsi "Veyis" adıyla biter; kafiye "cânân, dermân, handân, sultân, mihmân, erzân" kelimelerinin "-ân" hecesidir ve redifin önündeki "-dur" eki her beyitte sevgiliyle ilgili bir hüküm verir. Gazel remelle yazılmıştır. Dördüncü beyitteki "kebâb" kelimesini Doğan, Ali Emîrî'nin kopyasından (Manzum 530) almıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
"Veyis", Arapça "Üveys" adının Türkçede kullanılan biçimidir. Doğan'a göre klasik Türk şiirinde sevgili yerine kullanılan çok sayıdaki sembolik erkek adından biridir; tasavvufî aşk anlayışında mutlak güzelliğin yansıması olan sevgili tipi erkek cinsinde ortaya çıkar ve Fâtih'in şiirlerindeki erkek sevgili de mecazî aşk ile ilahî aşkın birlikteliği içinde anlaşılmalıdır. Yirmi üçüncü gazeldeki "Mahmud" ve "Sinan" adları da aynı türdendir.
Matla Veyis'i sevgililerin canı ve gönül derdinin ilacı yapar; "cân-ı cânân" söyleyişi canın can içinde tekrarıyla bir yoğunlaşma yaratır. İkinci beyitte can bülbülü artık ağlamaz, çünkü gönül bahçesinde aradığı gül açmıştır. Üçüncü beyit saltanat dilini kullanır: Veyis yıllardır gönül tahtında sultandır ve onun adaleti gönül ülkesini bayındır kılar. Yirmi sekizinci gazelde aşk gönlü yıkmıştı; burada sevgilinin saltanatı onu imar eder.
Dördüncü ve beşinci beyitler bir ağırlama sahnesidir. Veyis bir geceliğine konuk gelecektir; âşık ona aşk ateşiyle yanmış ciğerini kebap, ayrılık acısıyla akan kanlı gözyaşını şarap olarak sunacaktır. Makta bu ziyareti talihin bir lütfu sayar: "devlet el virdi", yani baht yardım etti. Fırsat kaçırılmamalıdır, çünkü Veyis bin cana bile ucuzdur. "Erzân" ucuz demektir ve beyit, bin canı verilecek bedel sayarak sevgilinin değerini bir pazar hesabıyla ölçer.
Kaynakça
- Fâtih Sultan Mehmed (Avnî), Fâtih Dîvânı ve Şerhi / Dīwān of Sultan Mehmed II with Commentary, haz. Muhammet Nur Doğan, İngilizce çev. Michael D. Sheridan, 3. baskı, İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2023, şiir 30, s. 265-266 (yazma: Millet, Ali Emîrî Manzum 305, vr. 10a). https://ekitap.yek.gov.tr/urun/fatih-divani-ve-serhi--ucuncu-baski-_794.aspx
Çevrimiçi kaynaklar






