Özgün Metin

Vezin: mef'ûlü fâilâtün mef'ûlü fâilâtün (muzâri). Mısraın kalıbı neşirde yazılı değildir; muzâri olduğunu cevap mısralarıyla birlikte ölçerek gördük.

Hattuñ hadüñ yüzini dutdı nitekim ey cân

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey can, ayva tüyün yanağının yüzünü (öyle) tuttu ki, nasıl ki...

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Fâtih'in söyleyip tamamlamadığı tek bir mısra, Millet'teki yazmanın son varağında, 23b'de durur: "Hattuñ hadüñ yüzini dutdı nitekim ey cân". Mısra yarım kalmış bir benzetmedir. "Nitekim" (nasıl ki, tıpkı) sözüyle biter ve ikinci mısraı bekler. Doğan'ın belirttiği gibi devrin yirmi şairi bu mısraa kendilerine göre birer ikinci mısra ekleyerek ayrı ayrı beyitler kurmuş, bu cevaplar nüshada mısraın altına yazılmıştır. Ali Emîrî, nüshanın kenarına başka bir elle yazılmış sekiz mısrayı daha kendi kopyasına almış ve bunların hicrî 1000 (1591-92) yılından önce yazılmış iki mecmuada da görüldüğünü not etmiştir. Vezin, muzârinin "mef'ûlü fâilâtün mef'ûlü fâilâtün" kalıbıdır; cevap mısraları da aynı kalıba ve "-ân" kafiyesine uyar.

Bu biçim, bir meclis oyununu yansıtır: padişah bir mısra söyler, meclisteki şairler onu birer mısrayla tamamlar. Neşir de bu yüzden mısraı bir şiir olarak değil, divanın son parçası olarak verir.

Anlam ve Söz Sanatları

"Hatt", gençlerin yanağında beliren ayva tüyüdür; "had" yanak demektir. Mısra, ayva tüyünün yanağın yüzünü kaplayışını bir benzetmeye bağlamak ister: "Ey can, ayva tüyün yanağının yüzünü tuttu, tıpkı..." Divan şiirinde ayva tüyü yazıya, karıncaya, sümbüle, menekşeye, ordulara benzetilir; yanak ise gül bahçesi, ay, sayfa ya da ülke olur. Cevap mısraları bu benzetmelerin neredeyse hepsini dener ve bir mazmun sözlüğü gibi okunabilir. Ahmed Paşa, Süleyman'ın mülkünü karıncaya teslim etmesini; Hayâlî Çelebi, Rum ülkesini saf saf kuşatan Zenci ordusunu; Mevlânâ Kırımî, kalemin levha üzerine Kur'an ayetlerini yazışını; Mahmud Paşa, Rum iklimine zincir gösteren divan şiirini; Kadızâde-i Siroz ise "Hindûya itdi teslîm Rûm mülkin İbn-i 'Osmân" diyerek Osmanoğlu'nun Rum ülkesini bir Hintliye teslim etmesini benzetme olarak kullanır. Listenin sonunda "mudhik", yani güldürücü sıfatıyla anılan Hayrân ile Ayâzmendî, ayva tüyünü böğürtlene ve yeşil yaprak içindeki patlıcana benzeterek oyunu şakaya çevirir.

Tarihî Bağlam

Cevap verenlerin listesi Fâtih'in çevresinin bir resmidir. İstanbul'un ilk kadısı Hızır Bey, padişahın hocası Molla Gürânî, Ahmed Paşa, veziriazam Mahmud Paşa, Hayâlî ve Ulvî gibi şairler, Kadızâde, Sâhibî ve Tâlibî aynı mısraa cevap vermiştir. Sonradan eklenen sekiz mısra arasında ise sonradan şeyhülislam olan Efdalzâde Hamîdüddîn, kazasker Kestelî ve Fâtih'in hocası Hatîbzâde Muhyiddîn Mehmed'in adları geçer. Liste, aşağıda nüshadaki sırayla verilmiştir.

Nüshada mısraın altına yazılan yirmi cevap:

  • Hızır Beg: Âyîne-i vücûdı dûd-ı dil-i muhibbân
  • Gürânî: La‘lîn tabak içinde pîrûze-rîze lerzân
  • Dâvûd-ı Gûyende: Cennet çemenlerini bitürdi ebr-i nîsân
  • Hayalî Çelebi: Saf saf sipâh-ı Zengî etrâf-ı Rûmı yek-sân
  • Bâlî Paşa: Levh-i kamerde yazdı satr-ı hurûfı Yezdân
  • Ahmed Paşa: Mûra müsellem itdi emlâkini Süleymân
  • Hâci Hasanoğlu: Yâkût safhasını hatt-ı gubâr-ı reyhân
  • Mevlânâ Kırımî: Levh üzre yazdı hâmeñ âyât-ı nazm-ı Kur’ân
  • Hâce-zâde: Etrâf-ı gül-sitânı itdi benefşe gerdân
  • ‘Işkî: Bâğ-ı Behişt içinde gül çevresini reyhân
  • ‘Ulvî: Devr-i kamerde Rûmî tuğrâ-yı şâh-ı devrân
  • Kâdî Ayâzmendî: Misk-i Hoten çerisi gül milketini yek-sân
  • Mahmûd Paşa: Rûm iklîmine zencîr gösterdi nazm-ı dîvân
  • Sâbirî: Gül safhasında olmış miskîn benefşe-efşân
  • Sâbirî ‘Îsâ: Hüccâc-i Hind dolmış Mekke içinde ‘uryân
  • Kâdî-zâde-i Siroz: Hindûya itdi teslîm Rûm mülkin İbn-i ‘Osmân
  • Sâhibî: San mûrçe irişüp Firdevse oldı mihmân
  • Tâlibî: Geldi Habeş ilinden Rûm içre buldı îmân
  • Hayrân-ı mudhik: Kara çalu böğürtlen iğde dükânı sencân
  • Ayâzmendî-i mudhik: Yaşıl yaprağ içinde hoş yaraşur batıncân

Ali Emîrî'nin kopyasına eklediği, nüshanın kenarında başka bir elle yazılmış sekiz cevap:

  • Mevlânâ Hamîdüddîn Efdal-zâde Hüseynî: Gül defteri dürildi geldi vücûda reyhân
  • Kâdîasker Mevlânâ Muslihüddîn Kastalânî eş-şehîr bi-Kestelî: Devr-i kamerde yazdı tuğrâyı şâh-ı devrân
  • Mevlânâ Muhyiddîn Muhammed bin Tâcüddîn İbrâhîm eş-şehîr bi-Hatîbzâde muallim-i Cenâb-ı Fâtih (Fâtih'in hocası): Düşmiş kenâr-ı şemse zıll-ı sehâb-ı nîsân
  • Mevlânâ Ebherî: Zeyn itdi gülistânı irişdi tâze reyhân
  • Şeyh Firâkî: Âyine-i cihânı kapladı ebr-i bârân
  • Şerîfî-i Âmidî: Gülzâr-ı hüsn içinde bitdi benefşe reyhân
  • Lâ-edrî (bilinmeyen): Geldi ecel dirîğâ uşşâkı itdi bî-cân
  • Lâ-edrî (bilinmeyen): Bitse benefşe yir yir ziynet bulur gülistân

Kaynakça

  • Fâtih Sultan Mehmed (Avnî), Fâtih Dîvânı ve Şerhi / Dīwān of Sultan Mehmed II with Commentary, haz. Muhammet Nur Doğan, İngilizce çev. Michael D. Sheridan, 3. baskı, İstanbul: Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı, 2023, şiir 85, s. 559-561 (yazma: Millet, Ali Emîrî Manzum 305, vr. 23b; cevap mısraları aynı varakta ve derkenarda). https://ekitap.yek.gov.tr/urun/fatih-divani-ve-serhi--ucuncu-baski-_794.aspx

Çevrimiçi kaynaklar