Kocacık Mescidi'nin müezzinliğinden Amasya Mevlevîhânesi'nin şeyhliğine yükselen Hacı Bilâl Efendi, XVII. yüzyılın son çeyreğinde Hasan Kudsî Dede'nin sohbetinde yetişmiş, Farsçaya aşina, sesi güzel bir musikişinastı. 1112 (1700-01) yılında kısa bir süre Mevlevîhâne şeyhi, ardından vakfın mütevellisi oldu ve 1118 (1706-07) yılında öldü. Torunları XVIII. yüzyılda "Hacı Bilâlzâdeler" adıyla Amasya'nın ileri gelen ailelerinden biri olmuştur. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu şair diye anmaz, "şi'ire heveskâr", yani şiire meraklı biri olarak tanıtır; bu meraktan geriye bir dize bile kalmamıştır.

Hüsameddin'in Kaydı

Amasya Tarihi'nin yedinci cildinde, Osmancıklı kadı Bilâl Efendi'nin maddesinin hemen ardından gelen kayıt şöyledir:

Bilâl Efendi-Müezzin el-Hâc. Amasya'nın Kocacık Mahallesi'nden Mehmed'in oğludur. Hâfız-ı Kur'ân, sesi güzel olduğundan Kocacık mescidi müezzini oldu. Mevlevî-hâne şeyhi Hasan Kudsî Dede'nin sohbetinde perveriş-yâb olup tasavvuf ve edebiyyâta meyletdi. 1112'de Şeyh Alâeddîn Dede'nin vefâtıyla Mevlevîhâne şeyhi oldu. 1113'de Ebûbekir Dede Efendi Konya'dan şeyh olarak geldikde Mevlevîhâne vakfı mütevellîsi oldu. 1118'de vefât etdi. Fârisiyyâta âşinâ mûsikîşinâs savt ü edâsı güzel, hoş sohbet, şi'ire heveskâr idi. Mahdûmu Osmân Efendidir ki muahharan el-Hâc Osmân Ağa denmişdir.

Günümüz Türkçesiyle: Amasya'nın Kocacık Mahallesi'nden Mehmed'in oğludur. Kur'an'ı ezberlemişti; sesi güzel olduğu için Kocacık Mescidi'ne müezzin oldu. Mevlevîhâne şeyhi Hasan Kudsî Dede'nin sohbetinde yetişerek tasavvufa ve edebiyata yöneldi. 1112'de Şeyh Alâeddîn Dede ölünce Mevlevîhâne şeyhi oldu. 1113'te Ebûbekir Dede Efendi Konya'dan şeyh olarak gelince Mevlevîhâne vakfının mütevellisi oldu. 1118'de öldü. Farsça şiir ve metinlere aşina, musikiden anlayan, sesi ve okuyuşu güzel, sohbeti tatlı, şiire meraklı biriydi. Oğlu, sonradan Hacı Osman Ağa diye anılan Osman Efendi'dir.

Hayatı

Bilâl Efendi'nin hayatı Mevlevîhâne ile Kocacık Mahallesi arasında geçmiştir. Müezzinlikten tekke çevresine geçişini sağlayan, XVII. yüzyılın ikinci yarısında Amasya Mevlevîhânesi'nin şeyhi olan Hasan Kudsî Dede'dir. Hüsameddin, aynı sohbetten yetişenler arasında başkalarını da anar: Mevlevîhâne şeyhi Alâeddîn Dede'nin oğlu Sâkıb Osman Efendi de edebî ve şer'î ilimleri ondan almıştır.

Kocacık Mescidi ile bağ, Bilâl'in ölümünden sonra da ailede sürdü. Oğlu Hacı Osman Efendi bu mescidin imamı ve Amasya'nın hacılar ve âyan meclislerinin üyesi oldu, 1137 Şabanında (Nisan-Mayıs 1725) öldü; imamet onun büyük oğlu Hacı Bilâl'e geçti. Hüsameddin, aileyi birkaç kuşak boyunca izler: torunu Hacı Bilâl Ağa 1178'de (1764-65) Kocacık Mescidi imamı ve âyan meclisi üyesi olarak öldü; aileden Yûsuf Paşa adlı birini de sayar, ama onu bir yerde Hacı Osman Ağa'nın, başka bir yerde Hacı Bilâl Ağa'nın oğlu olarak verir; öbür torunlardan Hacı Mehmed Ağa'nın soyundan gelenler XIX. yüzyılın başlarına kadar şehrin âyanı arasında anılır. Dördüncü ciltteki olaylar kroniğinde Bilâl Efendi'nin ölümü 1118 yılı içinde, "Mevlevîhâne mütevellîsi el-Hâc Bilâl Efendi" olarak kaydedilir ve dipnotta onun "Hâcı Bilâl ağalarının cedd-i a'lâsı", yani bu ailenin ilk atası olduğu belirtilir.

Mevlevîhâne'deki Görevi

Bilâl'in Mevlevîhâne'deki görevleri Hüsameddin'in kitabında birbirini tutmayan biçimlerde anlatılır. Kendi maddesine göre 1112'de şeyh, 1113'te Konya'dan Ebûbekir Dede gelince vakfın mütevellisi olmuştur. Birinci ciltteki Mevlevîhâne bahsine göre 1112'de İbrâhim Çelebi mütevelli, Bilâl Efendi şeyh olmuş, 1113'te Bilâl mütevelliliği de almış, 1118'de ölünce iki görev Sâkıb Osman Efendi'ye verilmiştir. Sâkıb'ın kendi maddesi ise 1113'te Bilâl'in görevden alınmasıyla şeyhliğe Sâkıb'ın geçtiğini, Ebûbekir Dede'nin Konya'dan ancak 1120'de geldiğini söyler. Üç anlatımda ortak olan, Bilâl'in 1112'de şeyhliğe geldiği, bu görevde bir yıl kadar kaldığı ve 1118'de mütevelli iken öldüğüdür. Karışıklığın ayrıntıları Sâkıb Osman Efendi'nin biyografisinde ele alınır.

Şiiri

Bilâl Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in kullandığı "şi'ire heveskâr" ifadesi, aynı kitapta sık geçen "şâir" ya da "şu'arâdan" nitelemelerinden daha temkinlidir ve onun şiirle ilgilenen ama şairliğiyle tanınmayan biri olduğunu düşündürür. Metin Hakverdioğlu da Amasya Tarihi'nin şairlerini listelerken onu dışarıda bırakmıştır; kitapta Bilâl'e ait bir dize de geçmez.

Hüsameddin'in maddesi, Osmanlıca metni ve sözcük açıklamalarıyla birlikte Bilâl Efendi-Müezzin el-Hâc başlığı altında okunabilir. Aynı sayfada maddesi bulunan Osmancıklı Bilâl Efendi ise 1064'te (1653-54) ölmüş bir kadıdır; müezzin Bilâl'le aynı kişi değildir.

Kronoloji

1112 (1700-01): Şeyh Alâeddîn Dede ölür; Bilâl Efendi Mevlevîhâne şeyhi olur.

1113 (1701-02): Mevlevîhâne vakfının mütevellisi olur.

1118 (1706-07): Mütevelli iken ölür.

Şaban 1137 (Nisan-Mayıs 1725): Oğlu Hacı Osman Efendi ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar