Kardeşi Sârim Mustafa öldükten sonra kütüphanedeki hissesini yeğenine bırakan Hâfız Abdullah Efendi, Tâhir adıyla da anılır. Amasya'da Sultan Bayezid Mektebi'nin karşısındaki Emîr İmâm Abdüllatîf Efendi Kütüphanesi'ni kuşaklar boyu yöneten ailenin XIX. yüzyıl başındaki üç kardeşinden biriydi. 1213'te (1799) Sa'dullâh Efendi ölünce kütüphanenin hâfız-ı kütüblüğü, yani kitaplarını koruyup okuyucuya veren görevlilik, oğullarından Abdullah'a, Hükmî Mehmed ve Sârim Mustafa ile ortak olarak verildi. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın kitabında Tâhir için açılmış bir başlık bulunmaz; üç kardeşin de şair olduğunu ve aralarında şiir atıştıklarını Hükmî'nin maddesinden öğreniyoruz. Ne doğum ne ölüm yılı bilinir, şiirinden de bir örnek kalmamıştır.

Hüsameddin'deki İzleri

Tâhir Abdullah'ın adı Amasya Tarihi'nde üç maddede geçer. Babasının maddesi, oğulları "es-Seyyid Abdullah Tâhir, Mehmed Sa'îd, Mustafa Sârim Efendilerdir" diye sayar. Kardeşi Hükmî'nin maddesi kütüphane görevinin paylaşımını ve kardeşlerin şiirle ilgisini anlatır:

Esnâ-yı tahsîlinde ceddi kütübhânesi hâfız-ı kütübü pederinin 1213'de vefâtı üzerine cihet-i mezbûre birâderleri Tahir Abdullah ve Sârim Mustafa Efendilerle beraber uhdesine tevcîh edildi. [...] Âlim, edîb, şâir idi. Birâderleri de şâir olduklarından bunlarla müşâere ve müzakere-i ulûm ederdi.

Günümüz Türkçesiyle: Öğrenimi sürerken, dedesinin kütüphanesinin hâfız-ı kütübü olan babası 1213'te ölünce bu görev kardeşleri Tâhir Abdullah ve Sârim Mustafa efendilerle birlikte ona verildi. [...] Âlim, edip ve şairdi. Kardeşleri de şair olduklarından onlarla şiir atışır, ilmî konular üzerine konuşurdu. Üçüncü kayıt, yeğeni Sârim Mehmed Efendi'nin maddesidir: Sârim Mehmed, babası Sârim Mustafa'nın 1226 Şabanında (Ağustos-Eylül 1811) ölümünden sonra ve "amcası es-Seyyid Hâfız Abdullah Efendi'nin ferağıyla", yani amcasının görevi bırakmasıyla kütüphanenin hâfız-ı kütübü olmuştur.

Hayatı

Bu üç kayıttan çıkan hayat kısadır. Abdullah Efendi, Sultan Bayezid Camii'nin ilk imamı Emîr İmâm Abdüllatîf Efendi'nin torununun oğluydu; babası Sa'dullâh Efendi 1153'te (1741) doğmuş, Ebûbekir Paşa Medresesi'nde müderrislik ve Sultan Bayezid Camii'nde imamlık yapmış, kütüphanenin bahçesine gömülmüştü. "Hâfız" unvanı Abdullah Efendi'nin Kur'an'ı ezberlediğini gösterir; Sârim Mehmed maddesindeki "es-Seyyid Hâfız Abdullah Efendi" ile babasının maddesindeki "es-Seyyid Abdullah Tâhir" aynı kişidir, çünkü aileden başka bir Abdullah anılmaz. 1213'teki ortak görev, onun o tarihte yetişkin ya da yetişkinliğe yakın olduğunu düşündürür. Kardeşi Sârim Mustafa 1226'da öldükten sonra kütüphanedeki hissesini yeğenine bırakmıştır; bu feragatin yılı ve sebebi, ondan sonra nerede ve ne kadar yaşadığı maddelerde yazılı değildir. Kardeşi Hükmî Mehmed Efendi 1251 (1835-36) yılında ölmüştür.

Kütüphanenin ve ailenin şeceresi Hükmî Mehmed Efendi (Emîr İmâmzâde) biyografisinde ve Hâcezâdeler başlıklı yazıda izlenebilir. Sa'dullâh Efendi'ye ait maddenin Osmanlıca aslı da Sa'dullâh Efendi-Emîr İmâmzâde, es-Seyyid başlığıyla okunabilir.

Şiiri

Tâhir Abdullah Efendi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in kardeşler arasında söz ettiği müşâerelerden, yani karşılıklı söylenen şiirlerden tek beyit kaydedilmemiştir. "Tâhir" sözü babasının maddesinde adın arkasına, Hükmî'nin maddesinde önüne yazılmıştır; Hükmî ve Sârim gibi bunun da mahlas olması muhtemeldir. Kendi maddesi bulunmadığından Metin Hakverdioğlu'nun şair listesinde de ayrı bir satırı yoktur.

Kaynakların Durumu

Amasya'nın şairleri arasında aynı adı taşıyan iki kişi daha vardır. On birinci ciltte kendi maddesiyle yer alan Tâhir Abdullah Efendi (Müftîzâde), Amasya müftüsü Şeyh Mehmed Efendi'nin büyük oğlu ve müftü Hâfız Abdurrahman Efendi'nin kardeşidir. 1232'de (1816-17) ölen Müezzinzâde Hâfız es-Seyyid Abdullah Efendi ise Sarı Müderris'in, yani kardeşi Sârim Mustafa'nın adaşının babasıdır ve o da Emîr İmâmzâde ailesinden değildir. Bu Tâhir Abdullah hakkında bilinenler, Hükmî ile Sârim Mehmed'in maddelerinden öteye geçmez.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar