Özgün Metin

ʿİlm-i iḫfâ ögredür ʿâşıḳlaruña ol dehân
Anuñ içündür seven olur seni gözden nihân

Günümüz Türkçesiyle

1. O ağız âşıklarına gizleme ilmini öğretir; bu yüzdendir ki seni seven gözden gizli olur. (Kınalızâde ve Hüsameddin'in "ahfâ" okuyuşuyla: o ağız âşıklarına en gizli olanın ilmini öğretir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Matla, divan şiirinin en bilinen mazmunlarından birine, sevgilinin görünmeyecek kadar küçük ağzına dayanır. Ağız neredeyse yoktur, bir sırdır; şair buradan bir sonuç çıkarır: bu ağız âşıklarına "ilm-i ihfâ", gizleme ilmini öğretir. Seveni gözden saklı kılan da odur. İkinci mısraın "seven olur seni gözden nihân" sözü iki türlü anlaşılabilir: seven, sevgiliyi başkalarının gözünden saklar, ya da seven kendisi gözden kaybolur, yok olur. Ağzın yokluğu ile âşığın yokluğu böylece birbirine bağlanır.

Beytin üç kaynağı bir kelimede ayrılır ve bu fark anlamı derinleştirir. Âşık Çelebi "ihfâ", yani gizleme der. Kınalızâde ve Hüsameddin ise "ahfâ" okur. Ahfâ "en gizli" demektir ve tasavvufta, özellikle Nakşbendî ve Halvetî çevrelerinde, insanın manevi merkezleri sayılan latîfelerin en derini için kullanılır. Bu okumada beyit bir aşk nüktesinden çok bir sufi beytine döner: sevgilinin ağzı, en gizli latîfenin ilmini öğretir. Halvetî şeyhi olan bir şairin kaleminde iki okumanın da yeri vardır; hangisinin asıl olduğu kaynaklardan anlaşılamıyor.

Hüsameddin bu matlaı Kınalızâde'den aktardığı hikâyenin sonunda, şairin tasavvufa girdikten sonraki şiirlerinden bir örnek olarak verir; Âşık Çelebi'de ise Pîrûze gazelinin hemen ardından gelir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar