Özgün Metin

Beni ger öldürürse ḥasretiyle ḫaṭṭ-ı Pîrûze
Benüm ey seng-dil ola mezârum ṭaşı pîrûze
Maḥabbet dûdıdur yir yir belürmiş şemʿ-i ḥüsninde
Ḫaṭı gelmiş diyen kimdür o mâh-ı ʿâlem-efrûze

Günümüz Türkçesiyle

1. Pîrûze'nin ayva tüyü beni hasretiyle öldürürse, ey taş yürekli, mezar taşım firuze olsun.

2. Onun güzellik mumunda yer yer beliren şey sevgi dumanıdır; dünyayı aydınlatan o aya "ayva tüyü çıkmış" diyen kim?

Edebî ve Tarihî Yorum

Âşık Çelebi bu iki beyti, Bâlî Çelebi'nin gençliğinde tutulduğu Pîrûze Ali Bâlî için yazdığı bir gazelden aldığını açıkça söyler. Böylece elimizde, şiiri doğuran kişi ile hikâyesi bilinen nadir divan beyitlerinden biri vardır. Gazelin ekseni sevgilinin adıdır. "Pîrûze" firuze taşıdır; matlada ilk mısra onu "hatt-ı Pîrûze", Pîrûze'nin ayva tüyü olarak anar, ikinci mısra ise aynı kelimeyi taş anlamıyla kullanır: âşık bu hasretten ölürse mezar taşı firuzeden olsun. Sevgiliye "seng-dil", taş yürekli diye seslenmesi, mezar taşıyla ve firuzeyle bir taş tenasübü kurar.

İkinci beyit gazelin en dokunaklı yeridir. Divan şiirinde delikanlının yüzünde ayva tüyü belirmesi güzelliğin sonu sayılır. Şair bunu inkâr eder: sevgilinin yüzünde görünen şey ayva tüyü değil, güzellik mumunun yer yer saldığı sevgi dumanıdır. "Hattı gelmiş diyen kim?" sorusu, sevgiliyi güzellik çağında tutma isteğidir. Kınalızâde ve Hüsameddin'in anlattığına göre Pîrûze, tam da yüzünde ayva tüyü belirdiği sırada ölmüştür. Beyitlerin bu ölümden önce mi sonra mı yazıldığını kaynaklar söylemez; fakat hikâyeyi bilen okur için ikinci beyit bir inkârdan çok bir ağıt gibi okunur.

Gazelin redifi "-ze" sesiyle biten Pîrûze, pîrûze, efrûze kelimelerinin kafiyesidir; Pîrûze kelimesi iki ayrı anlamla redif gibi tekrar eder. Neşrin bir dipnotunda, ikinci beytin "mâh" kelimesi bazı nüshalarda "hüsn-i" diye geçtiği belirtilir. Hikâyenin bütünü Cevherî (Serhoş Bâlî Efendi) yazısında anlatılıyor.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar