Özgün Metin

Muṣḥaf-ı ḥüsnüñde oḳır dil görüp zülf ü ruḫuñ
Gâh Rabbü’l-maġribîn ü gâh Rabbü’l-maşrıḳîn

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül, güzelliğinin Mushaf'ında zülfünü ve yanağını görünce bazen "batıların Rabbi", bazen "doğuların Rabbi" diye okur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Beytin dayandığı benzetme, divan şiirinde sık görülen "Mushaf-ı hüsn", yani güzellik Kur'ân'ıdır. Sevgilinin yüzü bir Mushaf gibi okunur; kaşlar, ben ve saçlar onun harfleri ve satırlarıdır. Cevherî bu benzetmeyi bir âyete bağlar. Rahmân sûresinin on yedinci âyeti Allah'ı "iki doğunun Rabbi ve iki batının Rabbi" diye anar. Gönül, sevgilinin yüzünü okurken siyah zülfü görünce güneşin battığı yeri, karanlığı hatırlar ve "Rabbü'l-mağribîn" der; parlak yanağı görünce güneşin doğduğu yeri hatırlar ve "Rabbü'l-maşrıkîn" der.

Gece ile gündüz, karanlık ile aydınlık, zülf ile yanağın en bilinen eşleşmesidir. Şair bu eşleşmeyi bir okuma eylemine dönüştürür: yüz bir kitap, gönül onu okuyan biridir. Âyetten alınan ibarenin beyitteki biçimi Kur'ân'daki çoğul ve ikil kullanımla birebir aynı değildir; şair âyete telmih yapar, onu aktarmaz. Bir medrese müderrisi olan şairin âyet dilini aşk şiirine böyle taşıması, hem cüretli hem de ustaca bulunmuş olmalıdır.

Kılıç'ın gösterdiği nüsha farkları arasında, beytin P nüshasında bulunmadığı da vardır. Beyit başka hiçbir tanıkta geçmez.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar