Özgün Metin

Ḥasret-i ḫâlüñle yaḳdum tende biñ bir ḳara dâġ
Ḫalḳ-ı ʿâlem gördi taḥsîn itdi didi yüzüñ aġ

Günümüz Türkçesiyle

1. Benine duyduğum hasretle tenimde bin bir kara dağ yaktım; bütün dünya halkı görüp beğendi ve "yüzün ak olsun" dedi.

Edebî ve Tarihî Yorum

Kara ile ak, bu matlaın bütün oyunudur. Sevgilinin "hâl"i, yani yüzündeki siyah beni, âşığın hasretine sebep olmuştur; âşık bu hasretle tenine "biñ bir kara dâġ" yakar. Dağ, kızgın demirle ya da yanan bir şeyle tende açılan yara izidir; eski âşıklar sevgilileri uğruna kollarına, göğüslerine böyle izler yakarlardı. Kara dağlar, sevgilinin kara beninin âşığın bedenindeki bin bir kopyası gibidir.

Kara izler ikinci mısrada beklenmedik bir sonuca bağlanır. Bunu gören herkes âşığı takdir etmiş ve ona "yüzün ak olsun" demiştir. "Yüzü ak olmak" bir işi hakkıyla yapmanın, utandırmayan bir başarının deyimidir. Kara dağ ile ak yüz arasındaki karşıtlık beytin nüktesidir: bedenindeki karalar, âşığın yüzünü ak çıkarmıştır. "Dâġ" ile "aġ" kafiyelenir ve beytin iki mısraı da kafiyeli olduğundan bu bir matladır.

Âşık Çelebi neşrinin dipnotları iki okuma farkı kaydeder: bir nüshada "kara dağ" yerine "taze dağ", bir başkasında "dağ" yerine "tağ" geçer. Kınalızâde ile Hüsameddin bu beyti vermez.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar