
Kul Fakir (Ali Oymak): Gaziler Ovacığı'nın Âşığı
Merzifonlu Alevî-Bektaşî âşığı Kul Fakir Ali Oymak: Kul Hüseyin'e bağlanışı, Hacı Bektaş çelebilerine intisabı, Gaziler Ovacığı âşıkları ve on iki deyişi.
Merzifonlu Alevî-Bektaşî âşığı Kul Fakir Ali Oymak (ö. 1938): Kul Hüseyin kolunun en güçlü sesi, hayatı ve günümüze ulaşan deyişleri.

Merzifonlu Alevî-Bektaşî âşığı Kul Fakir Ali Oymak: Kul Hüseyin'e bağlanışı, Hacı Bektaş çelebilerine intisabı, Gaziler Ovacığı âşıkları ve on iki deyişi.

Kul Fakir'in seyrinde gördüğü üç güzel: ay, güneş ve yıldız imgeleri, ölmeden önce ölmek ve kâğıttan değil gönülden okuyan bir âşığın kendini anlatışı.

"Dilber" redifli bir aşk deyişi: kaşlarda besmele, gözlerde ayet gören Bektaşî imgeleri, dost bakışlı aslan pençeli sevgili ve dostun dosta kavuşma vakti.

Balım Sultan yolunda dâra duran bir âşık: Hacı Bektaş çelebisi Sultan Cemal'in cemalini görme dileği, Ali'ye ve Pir Balım Sultan'a bağlılık deyişi.

"İncinir mi" redifli tanınmış deyiş: aşkla gidilen dost yolu, insanı en büyük Mushaf sayan anlayış, bülbül ile gül ve hakikate eren hâlin incinmezliği.

"Neyleyim neyleyim" nakaratlı sekiz heceli kısa bir sitem: sözünü tutmayan yar, tutmayan kollar ve dost düşman seyrine çıkarken dost köyüne kazılacak mezar.

"İnşallah" redifli bir ikrar deyişi: yüz yirmi dört bin nebi, ölmeden önce ölmek, bu hana üç beş kez gelmek, Elest meclisi ve Veysel Karanî ile Yemen'den gelenler.

"Beni" redifli sekiz heceli bir yakarış: Şah'a doğru giden kervana seslenen, baldan ayrılmış arı ve gülden ayrılmış bülbül gibi gülistana dönmek isteyen âşık.

"Var" redifli bir hikmet deyişi: aranan her şeyin insanda olduğu, bir pınardan bin derya süzen, ikrar bozanın ceme alınmadığı ve taş atanın kendine attığı.

Pîrî Baba dergâhına yüz sürmeye gelen âşığın on iki dörtlüklük ziyaret deyişi: Hacı Bektaş ve Balım Sultan, Kandil, On İki İmam ve 1341 tarihli bir geliş.

Kul Fakir'in Mustafa Kemal Paşa'ya seslenen on bir dörtlüklük deyişi: Millî Mücadele, saltanatın sonu ve Zülfikar'lı aslan imgesiyle bir halk âşığının Atatürk'ü.

"Getirir" redifli bir öğüt deyişi: sırrını saklayan yiğit, yolsuza yoldaş olmama, herkesin cehenneme kendi ateşini götürmesi ve tatlı dilin dağdaki deliyi yola getirmesi.

"Makbulu" redifli bir yol deyişi: zamane halkından uzak durmak, sırrı cahile vermemek, ikilikten geçip birlik makamına ermek ve kullukla başlayıp sultanlıkla biten yol.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.