Özgün Metin
Zulmi az eylese ey dil o perî cânun idi
Cevri insâf ile itse hele cânânun idi
Günümüz Türkçesiyle
1. Ey gönül, o peri zulmünü azaltsaydı canın gibi olurdu; cefasını insafla etseydi, bari sevgilin olurdu. (Beyit iki türlü okunabilir; yorumda.)
Edebî ve Tarihî Yorum
İki mısra aynı kalıpla kurulur ve iki sevgi derecesini karşılaştırır. Âşık kendi gönlüne seslenir: o peri yüzlü, zulmünü biraz azaltsaydı "cânun", yani canın, en değerli varlığın olurdu; cevrini, eziyetini insafla yapsaydı "hele", hiç değilse "cânânun", sevgilin olurdu. Can ile cânân arasındaki ses ve anlam yakınlığı beytin temelidir. Cânân kelimesi "canlar" demektir ve sevgiliyi anlatır; şair onu cana göre bir derece aşağıda göstermiş görünür.
Bu derece farkı beyte bir şaşırtma katar, çünkü divan şiirinde cânân genellikle candan üstün tutulur. Beyit bu yüzden iki türlü anlaşılabilir: ya şair alışılmış sıralamayı bilerek ters çevirmiştir, ya da "hele" kelimesi burada "işte, tam olarak" anlamında kullanılmış ve ikinci mısra birincinin üstüne çıkmaktadır. Kınalızâde beyti açıklamasız verir; öteki tanıklarda beyit yok. Zulüm ve cevr, sevgilinin iki geleneksel huyu olarak art arda anılır; şair onları ortadan kaldırmayı değil, yalnız azaltmayı ve insafa bağlamayı diler. Bu ölçülü dilek, beyte bir hâkimin sesini veriyor gibidir.
Kaynakça
- Kınalızâde Hasan Çelebi, Tezkiretü'ş-Şu'arâ, haz. Aysun Sungurhan, Ankara: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2017 (e-kitap), s. 221. https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/55834,kinalizade-hasan-celebipdf.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






