Amasyalı hattat ve şair Selîmzâde Emnî Süleyman Çelebi, XVII. yüzyılın ikinci yarısında kalemini önce Mısır ve Şam'da bir paşanın divanında, sonra İstanbul'da maliyenin üst kademelerinde kullandı. Emekliliğinde Kâdirî tarikatına girdi ve 1110'da (1698-99) öldü. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onun hayatını resmî kayıtlardan çıkardığını söyler ve hattatlar tezkiresi Tuhfe-i Hattâtîn'den bir alıntıyla şairliğine tanıklık eder; Emnî'den bugüne kalan tek şiir de bu alıntıdaki dörtlüktür. Firârî Mustafa Paşa'nın kim olduğu, Hüsameddin'in maddesiyle birlikte Emnî Süleyman Çelebi-Selîmzâde sayfasında araştırılmıştır.

Hüsameddin'in Kaydı

Amasyalıdır. Amasya'da Sultân Bâyezîd-i Sânî evkâf-ı mütevellîsi iken l079'da vefât eden mîrlivâ Amasyalı el-Hâc Selîm Bey bin Mirza Bey'in mahdûmudur. Amasya'da doğdu. Bir müddet Hatûniye hatîbi Fazlullah Efendi'den temeşşuk-ı hatt etdi. Ba'dehû İstanbul'a gidip bir tarafdan tahsîl-i maârif ve diğer tarafdan sülüs, nesîh, tevkî', dîvânî hatlarını hattât-ı meşhûr Seyyid Haşimî Çelebi'den ahz ve temeşşuk ederek mücâz oldu. Dîvân-ı Hümâyûn ketebesinden iken Mısır vâlisi Firârî Mustafa Paşa'ya dîvân kâtibi oldu. [...] Tekâüd edildikden sonra Tarîkat-ı Kâdirîyyeden inâbe etmiş şâir, zarîf, hattât-ı mâhir idi. Buna Emîn Süleyman Çelebi de denirdi.

Günümüz Türkçesiyle: Amasyalıdır. Amasya'da Sultan II. Bayezid vakıflarının mütevellisi iken 1079'da (1668-69) ölen sancakbeyi Amasyalı Hacı Selîm Bey'in oğludur; dedesi Mirza Bey'dir. Amasya'da doğdu. Bir süre Hatuniye Camii hatibi Fazlullah Efendi'den yazı meşk etti. Sonra İstanbul'a gidip bir yandan ilim tahsil etti, öte yandan sülüs, nesih, tevkî ve divanî yazılarını ünlü hattat Seyyid Hâşimî Çelebi'den meşk ederek icazet aldı. Divan-ı Hümayun kâtiplerinden iken Mısır valisi Firârî Mustafa Paşa'nın divan kâtibi oldu. Emekliye ayrıldıktan sonra Kâdirî tarikatına intisap etmiş bir şair, zarif bir insan ve usta bir hattattı. Ona Emîn Süleyman Çelebi de denirdi.

Hayatı

Emnî'nin hayatı, efendisi Firârî Mustafa Paşa'nın inişli çıkışlı talihine bağlıdır. Paşa 1067 Şabanında (Mayıs 1657) Mısır valiliğinden azledilip kaçınca Emnî bir süre Şam'da kaldı ve 1071'de (1660-61) Şam muhasebesinin kâtibi oldu. "Firârî", yani kaçak lakabını bu saklanma yıllarından alan paşa 1073'te ortaya çıktı; Hüsameddin'e göre 1074'te Şam valisi olunca Emnî yine onun divan kâtibi olarak şehir şehir dolaştı. 1082'de (1671-72) paşa Basra'da ölünce İstanbul'a döndü. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın himmetiyle arpa emini, 1090'da (1679) başmuhasebeci, 1095'te (1683-84) mukataacı oldu. 1099'da (1687-88) emekliye ayrıldı ve 1110'da öldü.

Hüsameddin bu hayatı yazarken bir de düzeltme yapar. Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi'nin Tuhfe-i Hattâtîn'i Emnî'yi "Mısır valisi Firârî Hasan Paşa'nın divan kâtibi" diye anar. Hüsameddin bu tarihlerde Firârî Hasan Paşa adlı bir vezirin bulunmadığını, doğrusunun Firârî Mustafa Paşa olduğunu ve kendi yazdığı tercemenin resmî kayıtlardan alındığını belirtir. Emnî'nin yazı hocası Seyyid Hâşimî Çelebi'nin kim olduğu ise belirlenemedi.

Amasya ile Bağı

Emnî Amasya'da doğmuş, Amasya'nın önde gelen bir ailesinden gelmiştir. Babası Hacı Selîm Bey mirliva rütbesi taşıyan bir Amasyalıydı ve II. Bayezid'in Amasya'daki vakıflarını yönetmişti; "Selîmzâde" lakabı bu babadan gelir. Hat sanatına ilk adımını da Amasya'da, Hatuniye Camii'nin hatibi ve dönemin tanınmış hattatlarından Fazlullah Efendi'nin yanında atmıştır. Amasya'dan ayrıldıktan sonra şehre dönüp dönmediği bilinmiyor; hayatının geri kalanı Mısır, Şam ve İstanbul arasında geçmiştir.

Şiiri

Emnî'ye bir divan nispet eden kaynak bulunmuyor. Şairliğini bildiren iki kaynak vardır: Hüsameddin'in "şâir, zarîf" nitelemesi ve Müstakimzâde'nin onu "Tarîk-i Kâdiriyye'den bir şâir-i zarîf" diye anması. Müstakimzâde, Hüsameddin'in aktardığı cümlelerde Emnî'nin yazdığı bir güfteyi de verir. Bu dört mısra, Kâdirî tarikatının kurucusu Abdülkâdir-i Geylânî'yi över ve şairin kendine seslendiği mahlas beytiyle biter. Müstakimzâde'nin bu dörtlükten hemen önceki cümlesi, bir tahmîsten ve 1110 tarihinden söz eder, ama aktarıldığı biçimiyle kapalıdır ve ne anlattığı açıkça çıkarılamamıştır. Dörtlüğün metni ve şerhi "Kadri gâyetde a'lâdır Şeyh Abdülkâdirin" sayfasındadır.

Kronoloji

1067 Şabanı (Mayıs 1657): Firârî Mustafa Paşa Mısır valiliğinden azledilip kaçar; Emnî Şam'da kalır.

1071 (1660-61): Şam muhasebe kâtibi olur.

1079 (1668-69): Babası Hacı Selîm Bey Amasya'da ölür.

1082 (1671-72): Firârî Mustafa Paşa Basra'da ölür; Emnî İstanbul'a döner.

1090 (1679): Başmuhasebeci olur.

1099 (1687-88): Emekliye ayrılır.

1110 (1698-99): Ölür.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar