[287] Amasyalıdır. Amasya‘da Sultân Bâyezîd-i Sânî evkâf-ı mütevellîsi iken l079’da vefât eden mîrlivâ Amasyalı el-Hâc Selîm Bey bin Mirza Bey’in mahdûmudur. Amasya’da doğdu. Bir müddet Hatûniye hatîbi Fazlullah Efendi’den temeşşuk-ı hatt etdi.
Ba’dehû İstanbul’a gidip bir tarafdan tahsîl-i maârif ve diğer tarafdan sülüs, nesîh, tevkî’, dîvânî hatlarını hattât-ı meşhûr Seyyid Haşimî Çelebi’den ahz ve temeşşuk ederek mücâz oldu. Dîvân-ı Hümâyûn ketebesinden iken Mısır vâlisi Firârî Mustafa Paşa’ya dîvân kâtibi oldu.
1067 senesi şa’bânında vezîr müşârün-ileyhin azil ve firârında bir müddet Şam’da kalıp 107l’de muhâsebe-i Şam kâtibi ve 1073’de paşa meydana çıkıp 1074’de Şam vâlisi oldukda yine müşârün-ileyhin kâtib-i dîvânı olarak devr-i bilâd etdi.
1082’de paşasının Basra’da vefâtı üzerine dönüp İstanbul’a geldi. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa’nın himmetiyle arpa emîni, l090’da baş muhâsebeci l095’de mukâtaacı oldu. l099’da tekâüd edilip [288] lll0’da vefât etdi.
Tekâüd edildikden sonra Tarîkat-ı Kâdirîyyeden inâbe etmiş şâir, zarîf, hattât-ı mâhir idi. Buna Emîn Süleyman Çelebi de denirdi. Müstakîmzâde Süleyman Sâdeddîn Efendi “Tuhfetü’l-Hattâtîn” adlı eserinde diyor ki:
“Süleyman Emnî bin Selîm şehrîdir. Selîmzâde demekle arîf ve Tarîk-i Kâdiriyye’den bir şâir-i zarîf idi. Hüsn-i hatt-ı sülüs ve nesih ve tevkî’ ve Dîvânî’de Seyyid Hâşimî’den temeşşuk ile mâhir-i bî-müdânî olmuş idi. Mısır vâlisi Firârî Hasan Paşa’nın dîvan kâtibi iken çâr mısra’-ı ahşîcânı tahmîs 1110 tarihinde mısra’-i tecrîd-i ruhânî ile tahmîs olundu. Bu güfte-zâde-i tab’-ı ruhânîlerindendir.
Kadri gâyetde a’lâdır Şeyh Abdülkâdirin
Cedd-i pâki Mustafâdır Şeyh Abdülkâdirin
Sen dahi sa’y eyle Emnî anlara kıl ittibâ’
Pîr-i dânî evliyâdır Şeyh Abdülkâdirin
Ancak Mısır vâlisi Firârî Hasan Paşa değil, tercemede arz edildiği üzere Mısır vâlisi Firârî Mustafa [289] Paşa’dır. Bu tarihlerde Mısır vâlisi Firârî Hasan Paşa adlı bir vezîr tarihen yoktur. Tarafımdan yazılan terceme kuyûd-ı resmiyyeden muktebesdir.
Günümüz Türkçesiyle
Amasyalıdır. Amasya'da II. Bayezid vakıflarının mütevellisi iken 1079'da [1668-69] ölen mîrlivâ [sancak beyi] Amasyalı Hacı Selim Bey'in, Mirza Bey oğlunun oğludur. Amasya'da doğdu. Bir süre Hatuniye hatibi Fazlullah Efendi'den yazı meşki aldı.
Sonra İstanbul'a gidip bir yandan ilim öğrendi, bir yandan da sülüs, nesih, tevki' ve divanî yazılarını ünlü hattat Seyyid Haşimî Çelebi'den öğrenip meşk ederek icazet aldı. Divan-ı Hümayun kâtipleri arasında iken Mısır valisi Firarî Mustafa Paşa'ya divan kâtibi oldu.
1067 şaban ayında [1657] adı geçen vezirin azli ve kaçışı üzerine bir süre Şam'da kaldı. 1071'de [1660-61] Şam muhasebe kâtibi, 1073'te [1662-63] paşa ortaya çıkınca ve 1074'te [1663-64] Şam valisi olunca yine adı geçen paşanın divan kâtibi olarak ülkeleri dolaştı.
1082'de [1671-72] paşasının Basra'da ölmesi üzerine dönüp İstanbul'a geldi. Köprülüzâde Fâzıl Ahmed Paşa'nın himmetiyle arpa emini, 1090'da [1679-80] baş muhasebeci, 1095'te [1683-84] mukataacı oldu. 1099'da [1687-88] emekliye ayrıldı ve 1110'da [1698-99] öldü.
Emekli olduktan sonra Kadirî tarikatına bağlanmış; şair, zarif ve usta bir hattattı. Ona Emin Süleyman Çelebi de denirdi. Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi "Tuhfetü'l-Hattâtîn" adlı eserinde şöyle diyor:
"Süleyman Emnî, Selim oğlu, şehirlidir. Selimzâde denmekle bilinir; Kadirî tarikatından zarif bir şairdi. Sülüs, nesih, tevki' ve divanî yazılarda Seyyid Hâşimî'den meşk ederek eşi benzeri olmayan bir usta olmuştu. Mısır valisi Firarî Hasan Paşa'nın divan kâtibi iken, dört mısralık ahşîcânı 1110 [1698-99] tarihinde manevî tecrit mısraıyla tahmis edildi. Bu söz, onun manevî yönlü tabiatının ürünlerindendir."
Kadri gâyetde a'lâdır Şeyh Abdülkâdirin
Cedd-i pâki Mustafâdır Şeyh Abdülkâdirin
Sen dahi sa'y eyle Emnî anlara kıl ittibâ'
Pîr-i dânî evliyâdır Şeyh Abdülkâdirin
Şiirin anlamı: Şeyh Abdülkâdir'in derecesi çok yücedir, temiz atası Mustafa'dır [Hz. Muhammed]. Sen de çalış, ey Emnî, onlara uy; bilgili pîr, evliyadır Şeyh Abdülkâdir.
Ancak Mısır valisi Firarî Hasan Paşa değil, tercümede arz edildiği üzere Mısır valisi Firarî Mustafa Paşa'dır. Bu tarihlerde Mısır valisi Firarî Hasan Paşa adlı bir vezir tarihen yoktur. Benim yazdığım tercüme resmî kayıtlardan alınmıştır.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mîrlivâ: sancak beyi; bir sancağın yöneticisi
- evkâf mütevellîsi: vakıfların yöneticisi
- temeşşuk-ı hatt: güzel yazı meşki, yani yazıyı usta gözetiminde çalışma
- sülüs, nesih, tevkî', dîvânî: Osmanlı hat sanatında kullanılan yazı çeşitleri
- mücâz: icazet almış, yazı öğretme yetkisi verilmiş
- ketebe: kâtipler
- müşârün-ileyh: adı geçen
- devr-i bilâd: ülkeleri dolaşma
- tekâüd: emeklilik
- inâbe: tövbe edip bir yola bağlanma
- tahmîs: bir şiirin her beytine, öbür dizelerle uyumlu üç dize ekleyerek beşleme yapma
- ahşîcân: metinde bu sözcüğün anlamı belirsiz; bir kayıt hatası ya da özel bir terim olabilir, kesin okunamadı
Firarî Mustafa Paşa ve Hüsameddin'in Düzeltmesi
Hüsameddin, Müstakimzâde'den aktardığı satırlarda geçen "Firarî Hasan Paşa"nın aslında Firarî Mustafa Paşa olduğunu yazar ve düzeltmeyi resmî kayıtlara dayandırır. Başka kaynaklar bu düzeltmeyi destekler. Halıcı Damadı da denen Firarî Kara Mustafa Paşa, Halıcızade Mehmed Paşa'nın damadıdır; sarayda yetişerek silahdar olmuş, 1656 Mayısı başında kaptan-ı deryalıktan alınıp Mısır beylerbeyliğine gönderilmiştir. Köprülü Mehmed Paşa'nın emriyle bu görevden alınıp idama mahkûm edilmiş, o sırada Halep'te iken Halep muhafızı Abaza Mehmed Paşa'nın öğüdüyle saklanmış, gizlice İstanbul'a kaçmıştır. Uzun süre saklandığı için "Firarî" lakabını almıştır. Köprülü'nün ölümü ve Fâzıl Ahmed Paşa'nın sadrazam olmasıyla 1661'de affedilmiş; aynı yıl Van, 1664 ile 1671 arasında da üç kez Bağdat beylerbeyi olmuştur. Bağdat'ta görevi başında öldüğü yazılır.
Emnî'nin hayat çizgisi bu kayıtlarla büyük ölçüde örtüşür: 1067 şabanı [Mayıs-Haziran 1657], paşanın azli ve kaçışıyla aynı döneme gelir ve Emnî'nin Şam'da kalması, paşanın o sırada Halep'te bulunduğu bilgisiyle uyumludur. Hüsameddin'in "1074'te Şam valisi oldu" kaydı ise anılan kaynakta geçmez; orada paşanın 1661'de Van'a, 1664'ten sonra Bağdat'a atandığı söylenir. Bu fark, kaynakların konuyu eksik vermesinden de, Hüsameddin'in kullandığı kayıtların başka bir görevi göstermesinden de olabilir; hangisi olduğu anlaşılamadı. "1082'de Basra'da vefat" kaydı için de benzer bir durum vardır: Silahdar Kara Mustafa Paşa, Bağdat valisi olarak 1667 ve 1671'de Basra seferlerini yönetmiştir ve ölümü 1671'dedir. Paşanın Basra seferi sırasında öldüğü yönündeki okuma çıkarımdır; metin bunu açıkça söylemez. Basra seferlerini yöneten Silahdar Kara Mustafa Paşa'nın Firarî Mustafa Paşa ile aynı kişi olduğu da, ikisi için de aynı ad ve "silahdar" unvanının geçmesinden çıkarılmıştır.
Tuhfe-i Hattâtîn
Hüsameddin'in alıntıladığı eser, Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi'nin (ö. 1202 [1788]) hat sanatı ve hattatlar hakkındaki kitabıdır. Müstakimzâde'den önce Menâkıb-ı Hünerverân, Gülzâr-ı Savâb ve Devhatü'l-küttâb yazılmıştır; Tuhfe, bu eserlerden sonra konusunda yazılmış en kapsamlı kitap sayılır. Eseri İbnülemin Mahmud Kemal 1928'de İstanbul'da yayımlamıştır. Hüsameddin'in aktardığı Emnî maddesinin basılı metindeki sözleriyle karşılaştırılması yapılamadı.
Hocası Seyyid Haşimî Çelebi
Emnî'nin yazı hocası olarak anılan Seyyid Haşimî Çelebi'nin kimliği belirlenemedi. İstanbul Ansiklopedisi'nde Seyyid Mehmed Hâşimî ve Hâşim Efendi (ö. 1139 [1726-27]) adlı iki hattat bulunur; ikisi de on sekizinci yüzyılda yaşamıştır. Emnî ise 1110'da [1698-99] ölmüştür; bu yüzden bunların onun hocası olması pek mümkün görünmez. Bu çıkarım, adaşlıktan kaynaklanan bir karışıklığı önlemek içindir.
Amasya ve Aile
Babası Selim Bey'in II. Bayezid vakıflarının mütevellisi olması ve Hatuniye hatibi Fazlullah Efendi hakkında başka kaynaklarda bilgiye rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 7. Cilt, s. 351–352. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- M. Uğur Derman, "Tuhfe-i Hattâtîn", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/tuhfe-i-hattatin
- Ahmet Yılmaz, "Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/mustakimzade-suleyman-sadeddin
- Emirhan Özçelik, "Silahdar Kara Mustafa Paşa'nın Basra Seferleri ve Basra Eyaletinin İntizamı (1667-1671)", Kadim, sy. 4, 2022, s. 1–25 (yalnız özet okundu). https://dergipark.org.tr/tr/pub/kadim/article/1134510
Diğer kaynaklar