Emrî Ahmed Çelebi hakkında bilinenler otuz üç kelimeye sığar: Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın Amasya Tarihi'ndeki maddesi, onu anan tek kayıttır. Amasya'nın eski bey ailelerinden Hacı Beyzâdeler'e mensuptu. Beylerbeyi Hacı Beyzâde Mehmed Paşa'nın divan kâtipliğini yaptı, paşanın ölümünden sonra Amasya'ya yerleşerek dedesinin vakıflarını yönetti ve 1029 (1619-20) yılında öldü. Şiirlerinden bugüne bir örnek gelmemiştir.

Hüsameddin'in Kaydı

Yedinci ciltte, Emrullah adlı Amasyalıların hemen ardından gelen madde şöyledir:

Amasyalıdır. Züamâdan İbrâhim Bey'in mahdûmudur. Tahsîl-i maârif ederek Hacı Beyzâde Mehmed Paşa'nın kâtib-i dîvânı oldu. Müşârün-ileyhin vefâtında Amasya'da ikâmet ederek ceddînin evkâfına mütevellî olduğu halde 1029'da vefât etdi. Kâtib, şâir, maârif-âşina idi.

Metnin bugünkü karşılığı şudur: Amasyalıdır, zeamet sahiplerinden İbrâhim Bey'in oğludur. Öğrenim görüp Hacı Beyzâde Mehmed Paşa'nın divan kâtibi oldu. Paşa ölünce Amasya'da oturdu ve dedesinin vakıflarının mütevellisi iken 1029'da öldü. Kâtip, şair ve ilim sever bir kişiydi. Zeamet, geliri yüksek bir askerî dirlik türüdür. Hacı Beyzâdeler'in Hakala'daki medrese, cami ve hamamları üzerine notlar Emrî Ahmed Çelebi-Hacı Beyzâde sayfasındadır.

Hacı Beyzâde Mehmed Paşa

Emrî'nin kâtipliğini yaptığı paşa, Hüsameddin'in kitabında birkaç yerde geçer. Oğlu Ahmed Bey'in maddesinde onun soyu "Hacı Beyzâde Mehmed Paşa bin Velî Paşa bin İlyas Bey" diye verilir. Babası Velî Paşa, Amasya beylerinden Hacı Nevruz Beyzâde İlyâs Bey'in oğludur; Hüsameddin ona "Hacı Beyzâde" dendiğini yazar. Velî Paşa Muharrem 941'de (Temmuz-Ağustos 1534) Amasya mutasarrıfı olmuştur. Mehmed Paşa'nın kendisi, kroniğe göre Cemâziyelevvel 995'te (Nisan-Mayıs 1587) Murad Paşa'nın yerine Sivas beylerbeyi olmuştur. Hüsameddin'in "beylerbeylerinden" diye andığı paşanın kapısında yetişenler arasında, onun kethüdalığını yapıp 1017'de (1608-09) eşkıya savaşında ölen Taşçızâde Ebûbekir Ağa ile kölesi iken ağalığa ve Amasya kethüdayerliğine yükselen Çakır Ağa da vardır.

Paşanın ölüm tarihi okunan maddelerde bulunamadı. Bu yüzden Emrî'nin onun hizmetinden ne zaman ayrılıp Amasya'ya döndüğü de belirsizdir; madde yalnız dönüşün paşanın ölümüyle olduğunu ve Emrî'nin 1029'da Amasya'da mütevelli olarak öldüğünü söyler.

Ailesi ve Vakfı

Emrî'nin babası İbrâhim Bey'in Hacı Beyzâde ailesindeki yeri belli değildir. Hüsameddin onun kimin oğlu olduğunu yazmaz ve okunan maddelerde Mehmed Paşa ile akrabalığını gösteren bir kayda rastlanmadı. Maddede geçen "ceddinin evkâfı" sözü de hangi atanın vakfını kastettiğini göstermez. Emrî'nin başlıktaki "Hacı Beyzâde" lakabını taşıması ve vakfın mütevelliliği ona geçmiş olması, ailenin vakıf kuran kollarından birine bağlı olduğunu düşündürür; bu bir çıkarımdır. Velî Paşa'nın ve Ahmed Bey'in maddeleri sitede Velî Paşa ve Ahmed Bey-Hacıbeyzâde başlıklarıyla okunabilir.

Şiiri

Mahlas meselesi bu maddede başlıkla sınırlıdır: "Emrî" adı yalnız orada görünür, metin onun bir mahlas olduğunu söylemez. Şairliği de tek bir nitelemeye, "kâtib, şâir" sözüne dayanır; Hüsameddin beyit aktarmadığı gibi bilgiyi nereden aldığını da yazmaz. Emrî Ahmed Çelebi'nin şiirlerine ulaşılamamıştır. Hüsameddin'in kitabındaki şairleri cilt cilt listeleyen Metin Hakverdioğlu onu da bu başlıkla kaydeder.

İki madde geride, Hüsameddin'in yine "kâtib, şâir" diye nitelediği Yüzbaşızâde Hacı Emrullah Efendi de Emrî adını taşır. Aynı ciltte birbirine bu kadar yakın dursalar da Emrullah Efendi, Emrî Ahmed Çelebi'den yaklaşık bir buçuk asır sonra yaşamıştır.

Kronoloji

Muharrem 941 (Temmuz-Ağustos 1534): Paşanın babası Velî Paşa Amasya mutasarrıfı olur.

Cemâziyelevvel 995 (Nisan-Mayıs 1587): Hacı Beyzâde Mehmed Paşa Sivas beylerbeyi olur.

1029 (1619-20): Emrî Ahmed Çelebi, dedesinin vakıflarının mütevellisi iken Amasya'da ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar