Amasya ümerâsından Hacı Nevrûz Beyzâde İlyâs Bey'in oğludur. Buna "Hacı Beyzâde" denirdi. 941 senesi muharreminde Amasya mutasarrıfı olarak Ankara'dan geldi. Vak'ayı tahkîke me'mûr oldu. Sivas vâlîliğine de vüzerâdan Amasyalı Mehmed Paşa ta'yîn edildi.
Bu vak'a-i hâ'ilede Amasya kadısı Mü'eyyedzâde Abdulhay Efendi, Amasya müftüsü Ümmü Veledzâde Abdulazîz Efendi medhûl olduğundan her ikisi de azl edilerek İstanbul'a gönderildi. Hüseyin Ağa müderrisi Karabâğî Mehmed Efendi Orhâniyye müderrisi olarak İznik'e i'zâm edildi. Birâderi Velî Efendi bin Abdülkerîm bu vak'ada vefât etdi. [301]
Kibâr-ı kudâtdan Lütfullâhzâde Fahreddîn Mehmed Efendi Amasya kadısı olarak İstanbul'dan geldi. Yörgüç Paşa müderrisi ve nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı olan Ankaralı es-Seyyid Seyrek Muhyiddîn Efendi Amasya müftüsü oldu. Karabâğî Velî Efendizâde Abdulcebbâr Efendi de İstanbul'a gitdi.
Rûmiyyeli Hüseyin Ağa ağır ze'âmetle taltîf edilerek mükâfât gördü. Cebecizâde Hasan Bey Amasya alaybeyisi olup dizdâr Mehmed Ağa'ya ağır ze'âmet verildi. Efkâr-ı umûmiyyeyi teşvîş ve ifsâd eden seyyâhlar, dervîşler Amasya tekkelerinden sürülüp hârice çıkarıldı.
942 senesinde Velî Paşa, bütün sancağın her tarafını gezdi. Eşkıyâ hakkında tarama yapdı. Bulduğu şakîleri derhâl tenkîl ederek Amasya sancağında emniyyet-i umûmiyyeyi takrîre himmet etdi. Ba'dehû sâniyen Ankara beylerbeyi ve Anadolu muhâfızı oldu. Musul beylerbeyi Seydî Ahmed Paşa Amasya mutasarrıflığına ta'yîn edildi.
Günümüz Türkçesiyle
Amasya beylerinden Hacı Nevruz Beyzâde İlyas Bey'in oğludur. Kendisine "Hacı Beyzâde" denirdi. 941 [1534-35] yılı muharreminde Amasya mutasarrıfı (sancağın yöneticisi) olarak Ankara'dan geldi. Olayı soruşturmakla görevlendirildi. Sivas valiliğine de vezirlerden Amasyalı Mehmed Paşa atandı.
Bu büyük felaket olayına Amasya kadısı Müeyyedzâde Abdulhay Efendi ile Amasya müftüsü Ümmü Veledzâde Abdülaziz Efendi karışmış olduğundan ikisi de görevden alınarak İstanbul'a gönderildi. Hüseyin Ağa Medresesi müderrisi Karabâğî Mehmed Efendi, Orhaniye Medresesi müderrisi olarak İznik'e gönderildi. Kardeşi Velî Efendi bin Abdülkerim bu olayda öldü.
Büyük kadılardan Lütfullâhzâde Fahreddin Mehmed Efendi, Amasya kadısı olarak İstanbul'dan geldi. Yörgüç Paşa Medresesi müderrisi ve nakîbü'l-eşrâf (seyyid ve şeriflerin başkanı) vekili olan Ankaralı es-Seyyid Seyrek Muhyiddin Efendi, Amasya müftüsü oldu. Karabâğî Velî Efendizâde Abdülcebbâr Efendi de İstanbul'a gitti.
Rumiyyeli Hüseyin Ağa büyük bir zeametle ödüllendirildi. Cebecizâde Hasan Bey Amasya alaybeyi oldu; kale muhafızı Mehmed Ağa'ya da büyük bir zeamet verildi. Kamuoyunu karıştırıp bozan seyyahlar ve dervişler Amasya tekkelerinden sürülerek dışarı çıkarıldı.
942 [1535-36] yılında Velî Paşa, bütün sancağın her yanını dolaştı. Eşkıyayı taramaya çıktı. Bulduğu haydutları hemen cezalandırarak Amasya sancağında genel güvenliği sağlamaya gayret etti. Sonra ikinci kez Ankara beylerbeyi ve Anadolu muhafızı oldu. Musul beylerbeyi Seydî Ahmed Paşa, Amasya mutasarrıflığına atandı.
Açıklamalar ve Araştırma
Metindeki Eski Kelimeler
- mutasarrıf: sancağı yöneten görevli
- vak'a-i hâ'ile: korkunç olay, felaket
- medhûl: işe karışmış
- azl: görevden alma
- i'zâm: gönderme
- kibâr-ı kudât: büyük kadılar
- nakîbü'l-eşrâf kâ'im-makâmı: Peygamber soyundan gelenlerin başkanının vekili
- alaybeyi: sancakta sipahi birliklerinin komutanı
- ze'âmet: büyük bir dirlik, yani geliri belli bir toprak payı
- seyyâh: gezgin derviş
- tenkîl: cezalandırma, sindirme
- emniyyet-i umûmiyye: genel güvenlik
Baskından Sonra Düzen
Bu madde, önceki maddede anlatılan Şiî baskınının hemen ardından gelen yönetim değişikliklerini sıralar. "Vak'a-i hâ'ile" diye anılan olay, kadının ve müftünün görevden alındığı, bir müderrisin İznik'e sürüldüğü bir hesaplaşma ortamı yaratmıştır. Hüsameddin bu kişilerin suçunun ne olduğunu yazmaz, yalnızca baskına "karıştıklarını" bildirir. Metinde adı geçen müftü Ümmü Veledzâde Abdülaziz Efendi, önceki maddede Mehmed Bey'in göreve gelişiyle birlikte atanmıştı; yani görev süresi bu olayla kapanmıştır. Kadı Müeyyedzâde Abdulhay Efendi ise sonraki bir maddede Şehzade Mustafa'nın Amasya'sında ikinci kez kadı olarak yeniden görünür.
Tekkelerden "seyyahların ve dervişlerin" sürülmesi, o dönemde Anadolu'da Safevî yanlısı Kızılbaş çevrelerin yakından izlendiği gerçeğiyle birlikte düşünülebilir. Bu bir yorumdur; metin, sürülen dervişlerin kim olduğunu ya da hangi suçlamayla çıkarıldığını söylemez.
Velî Paşa ve Amasya Sancağı
Amasya sancak beyleri üzerine yazılmış bir araştırma, 1534 yılında Amasya sancak beyi olan Velî Paşa'nın tutarlı yönetimi sonunda bölgedeki isyanların sona erdirilebildiğini yazar ve bu bilgiyi Hüsameddin'e dayandırır. Bu, maddedeki "bulduğu şakîleri tenkîl etdi" cümlesinin bugünkü bir özetidir. Başka bir çalışma da 1534'ten sonra Anadolu'daki olayların yatışmaya başladığını, ancak sınır boyunda tehlikenin sürdüğünü anlatır. Velî Paşa'nın Amasya'da kaç yıl kaldığı, yerine hangi yılda kimin geçtiği gibi ayrıntılar elimizdeki kaynaklarda doğrulanamadı. Hüsameddin'in sonraki maddelerinde Velî Paşa ayrıca Şehzade Mustafa'nın Amasya'sında "muhâfız" olarak görünür.
Velî Paşa ve ailesi hakkında Hüsameddin'in verdiği bilginin dışında başka bir kaynakta ayrıntıya rastlanmadı.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Abdîzâde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022, 3. Cilt, s. 504. amasya.bel.tr
Akademik çalışmalar
- Selim Özcan, "Amasya'da Sancak Beyliği Yapan Şehzadeler Döneminde Amasya Şehri", DergiPark (https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/19685).
- Merve Karakulak, "XVI. Yüzyılda Amasya'da Kızılbaşlık Hareketlerinin Toplumsal Yansımaları", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, sayı 109, 2024.