Esrarî, XIX. yüzyılın ikinci yarısı ile XX. yüzyılın ilk çeyreğinde Merzifon yöresinde yaşamış, Alevî-Bektaşî geleneğine bağlı bir âşıktır. Asıl adı, doğum ve ölüm tarihleri bilinmez. Adı Gaziler Ovacığı âşıklarının listelerinde de anılır; hakkındaki bilgiler ise Ali Cem Akbulut'un 2010 tarihli Gazilerovacığı Âşıkları kitabındaki kısa bir maddeye ve aynı kitapta ilk kez yayımlanan iki deyişine dayanır. İki deyişin her biri bu kategoride kendi sayfasında, metni, bugünkü dile aktarımı ve yorumuyla yer alır.
Hayatı
Akbulut'un kitabından aktarılan bilgilere göre Esrarî'nin yaşamına ilişkin kesin bir bilgi yoktur. Yöredeki anlatılara ve bugüne ulaşan yazmalara göre XIX. yüzyılın ikinci yarısı ile XX. yüzyılın ilk çeyreğinde Merzifon yöresinde yaşamıştır. Deyişleri yöredeki cönklerde, yani âşıkların ve sevenlerinin şiir defterlerinde kayıtlıdır. Alevî-Bektaşî geleneğine bağlıdır ve Hacı Bektaş Dergâhı postnişinlerinden Feyzullah Çelebi (1811-1878) ile oğlu Cemalettin Çelebi'nin (1862-1921) âşıklarındandır. Cemalettin Çelebi'ye ithaf ettiği "Gidiyor" adlı deyişinden hareketle 1914'ten sonra hâlâ hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Nerede öldüğü ve nereye gömüldüğü bilinmemektedir.
Bu bilgiler arasında küçük bir gerilim vardır. Esrarî'nin XIX. yüzyılın ikinci yarısında yaşamaya başladığı söylenirken Feyzullah Çelebi'nin âşıklarından sayılması, onun en geç 1870'lerde yetişkin olduğunu düşündürür. Feyzullah Çelebi'ye yazdığı övgü deyişi de büyük olasılıkla 1878'den önce söylenmiştir. Bu durumda Esrarî'nin 1850'ler civarında doğmuş ve uzun bir ömür sürmüş olması gerekir; bu bizim çıkarımımızdır ve kaynakta yer almaz.
Amasya ile Bağı
Esrarî'nin yaşadığı yer olarak Merzifon yöresi gösterilir. Adı, Gaziler Ovacığı âşıklarını sayan listede de geçer: Ahmet Ankaralı, Sedat Cin ve Galip Tuncay'ın Gümüşhacıköy kitabından yararlanan iki çalışma, Şerife Özer ile Mustafa Topal'ın 2021 tarihli makalesi ve Fatih Çelebi'nin 2026 tarihli çalışması, Amasya'nın en çok tanınan âşıklarını sayarken "Esrarî" adını Kul Hasan'dan sonra, Derviş Edna'dan önce verir. Sitemizdeki Amasya'da âşıklık geleneği yazısı da bu listeyi aktarır. Hacı Bektaş çelebileriyle ilişkisi, onu Merzifon ve Gümüşhacıköy Alevîlerinin çelebilere bağlı çevresine yerleştirir; Cemalettin Çelebi'nin yörede derin bir saygı gördüğü, bölge âşıklarının çoğunun onun için deyiş söylediği de Fedai Şahin'in 2024 tarihli tezinde anlatılır.
Şiiri
Esrarî'nin bugüne ulaşan iki deyişi vardır ve her ikisi de Hacı Bektaş çelebilerine yöneliktir. Birincisi, "Hak Muhammet Ali nuru Feyzullah" nakaratıyla Feyzullah Çelebi'yi öven beş dörtlüklük bir koşmadır; ezelden süzülen nurun Hak, Muhammed ve Ali'de görünüp peygamber soyundan gelen pirlere ulaştığı düşüncesi üzerine kuruludur. İkincisi, "gidiyor" redifli yedi dörtlüklük bir koşmadır ve bir pirin Zülfikar'ı beline takıp tevhid sancağını eline alarak düşman üstüne yürüyüşünü anlatır. Bu deyişte "üç yüz otuz bir" yılı anılır; Rumî 1331 Mart 1915 ile Mart 1916 arasına denk gelir. Cemalettin Çelebi'nin 1915'te gönüllü bir Bektaşî alayı kurup Kafkas cephesine gittiği bilindiğinden, deyişin bu sefer üzerine söylenmiş olması kuvvetle muhtemeldir; bu bağlantı bizim yorumumuzdur. Her iki deyiş de on birli hece ölçüsüyle söylenmiştir. Esrarî'nin ölüm tarihi bilinmemekle birlikte XX. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı bildirildiğinden ve deyişleri yüz yılı aşkın süredir cönklerde dolaştığından, metinler burada tam olarak yayımlanmıştır.
Kaynakların Durumu ve Adaşları
Esrarî hakkındaki tek kaynak Akbulut'un kitabıdır; biz bu kitabı göremedik, bilgileri ve deyiş metinlerini kitabı kaynak gösteren çevrimiçi bir deyiş derlemesinden aktarıyoruz. Akbulut'a göre deyişler kendi araştırmasında ilk kez yayımlanmaktadır. Esrarî mahlası Türk edebiyatında başka şairlerce de kullanılmıştır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, XVI. yüzyılın son çeyreği ile XVII. yüzyılın ilk çeyreği arasında derlenmiş bir şiir mecmuasındaki bir beytinden tanınan, ilmiye sınıfından Esrârî Çelebi adlı bir divan şairini kaydeder; bu şairin Merzifonlu âşıkla bir ilgisi yoktur. Fedai Şahin'in tezinde de Merzifon'da yaşayan bir zakirin mahlasını kendisine "Ozan Esrari"nin verdiği anlatılır; bu ozanın günümüzde yaşayan bir kişi olduğu anlaşılmaktadır ve burada anlatılan XIX. yüzyıl âşığıyla karıştırılmamalıdır.
Kronoloji
1878'den önce: Feyzullah Çelebi'ye övgü deyişini söyler; Feyzullah Çelebi 1878'de ölür.
1915-1916: Rumî 1331 yılını anan "Gidiyor" deyişini söyler; Cemalettin Çelebi'nin Bektaşî Alayı bu yıllarda Kafkas cephesindedir.
2010: İki deyişi Ali Cem Akbulut'un Gazilerovacığı Âşıkları kitabında ilk kez yayımlanır.
Kaynakça
Akademik çalışmalar
- Şerife Özer, Mustafa Topal, "Âşıklık Geleneği ve Geleneğin Çerağlarından Amasyalı Âşık Özlemî", Motif Akademi Halkbilimi Dergisi, 14(34), 2021, s. 652-665 (âşık listesi s. 655). https://dergipark.org.tr/tr/pub/mahder/issue/62512/869864
- Fedai Şahin, Merzifon ve Gümüşhacıköy (Amasya) Zakirlik Geleneği, Yüksek Lisans Tezi, Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2024, s. 46, 99. https://acikerisim.balikesir.edu.tr/items/9463c42c-84a9-4262-803e-12ff02587ea4
- Hürü Sağlam Tekir, "From the Dervish Lodge to the Front: The Bektashi Mujahidin Regiment in the First World War", Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi, sayı 115, 2025 (özet). https://doi.org/10.60163/tkhcbva.1681738
Kitaplar
- Ali Cem Akbulut, Gazilerovacığı Âşıkları, İstanbul: KaraMavi Yayınları, 2010; aktarım: "Esrari", Alevi Deyişleri Nefesler Hakk Âşıkları, 21 Ağustos 2019. https://www.deyisler-nefesler.com/esrari/
- Fatih Çelebi, "Âşıklık Geleneğinin Temsilcilerinden Kul Fakir'in Eserlerinde 'Dost' Kavramı", Evrim Çağlayan (ed.), Kültür ve Güzel Sanatlar, Karabük: Karabük Üniversitesi Yayınları, 2026, s. 4-5. https://kutuphane.karabuk.edu.tr/yuklenen/dosyalar/1263062026150047.pdf
- Mehmet Gürbüz, "Esrârî", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 2014 (divan şairi adaşı için). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/esrari
Çevrimiçi kaynaklar


