
Kul Hüseyin: Gaziler Ovacığı'nın Keçiköylü Ereni
Keçiköylü Alevî âşığı Kul Hüseyin: Hızır Sersem Baba'ya bağlanışı, musahibi İbrahim Derviş menkıbesi, Kul Hüseyin kolu ve derlenen yetmiş üç deyişi.
Gümüşhacıköy Keçiköylü Alevî âşığı Kul Hüseyin (XIX. yy): hayatı, Hızır Sersem Baba ve Kul Hüseyin kolu, derlenen yetmiş beş deyişi.

Keçiköylü Alevî âşığı Kul Hüseyin: Hızır Sersem Baba'ya bağlanışı, musahibi İbrahim Derviş menkıbesi, Kul Hüseyin kolu ve derlenen yetmiş üç deyişi.

Kul Hüseyin'in Yezid'e seslenen düvaz-ı imamı: On İki İmam'ın adları, mahşerde sorulacak hesap ve "O zaman haliniz bilmem nicolur" nakaratıyla teberra inancı.

Kul Hüseyin'in on beş heceli münacatı: seher vakti yâr yolunu gözleyen bir derviş, günah korkusu ve "Al elim ya Muhammed divanda ağlatma bizi" yakarışı.

Kul Hüseyin'in "Allah bir Muhammed Ali aşkına" nakaratlı düvaz-ı imamı: dara duran günahkâr, Kırklar eşiği ve On İki İmam'ın her birinden af dileyen bir derviş.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli nefesi: "Aman mürvet dergâhına" nakaratıyla mürüvvet kapısına sığınan, Hakk'ı sevdiğinde bulan ve günah yüküyle gelen bir derviş.

Kul Himmet mahlaslı, yörede Kul Hüseyin'e de mal edilen "Anda hasıl oldu güruhu naci" nefesi: Kul Hüseyin'in sorusuna verilmiş cevap olarak bilinen bir atışma şiiri.

Kul Hüseyin'in Molla Hasan'ın sorularına verdiği cevap deyişi: zahidin suyla yıkanması, müminleri arıtan erkân, Âdem'in mayası, dört kapı ve kabirdeki sorgu.

Kul Hüseyin'in Hacı Bektaş Velî'ye yazdığı karşılama deyişi: "Arifler arifi pir safa geldin" nakaratı, şeker dudak, inci diş ve Horasan'dan gelen Hünkâr.

Kul Hüseyin'in vurulmuş bir geyiğin ağzından söylediği güzelleme: avcıya yalvarış, yavrularını düşünen ana geyik ve "Dinlerim bir geyik candan iniler" nakaratı.

Kul Hüseyin'in Zülfü Livaneli'nin derleyip okuduğu turna semahı: Bağdat'tan ağzında hurmayla gelen turna, Kerbela çölü ve "Eğlen turnam eğlen pire gidelim".

Kul Hüseyin'in sekiz heceli "akar gider" redifli güzellemesi: derya gibi dalga, kaş yıkan yâr ve bin katarlık kervanın önünde yürüyen bir deveye benzeyen dua.

Kul Hüseyin'in "Sefa geldin mihman kardeş sen bize" nakaratlı karşılama deyişi: muhabbete düşen gönül, güzel şahtan gelen haber, rakipler ve saklanması gereken sır.

Kul Hüseyin'in "Ben feleğe küstüm barışmam gayrı" nakaratlı güzellemesi: vücut şehrinde kopan zelzele, dağılan yuva, kalburla insan eleyen felek ve merd-i merdana sığınış.

Kul Hüseyin'in "Dalgam yeğin derya gibi" deyişinin dört dörtlüklük öbür değişkesi: ummana dalan dalga, kaş yıkan yâr ve bin katarlık kervanın önünde yürüyen deve.

Kul Hüseyin'e mal edilen ve derleme kaynaklarında Hüseyin Fevzi Efendi'ye ait olduğu da söylenen semah: "Ne sen beni unut ne de ben seni" nakaratlı bir ayrılık şiiri.

Kul Hüseyin'in "pak ister" redifli nefesi: Kerem Allah Ali, talip-pir-sultan zinciri, işaretle anlayan arif ve bir gönle iki yapı sığmayacağını söyleyen birlik öğüdü.

Kul Hüseyin'in Gaziler Ovacığı muhabbetlerinde coşkuyla söylenen deyişi: Hacı Bektaş'tan gelen dolu, Selman'ın keşkülü ve "Bir sen iç efendim bir de bana ver".

Kul Hüseyin'in "Ben de şu dünyada üç güzel gördüm" diye açılan nefesi: Hak, Muhammed ve Ali, ceylana benzeyen pir, Mart borası gibi esen kötü söz ve virane dünya.

Kul Hüseyin'e ait olarak derlenen bir veda deyişi: "Bizi seven canlar ağlamasınlar" nakaratı, kefen, Yasin ve Hüseyin Gazi'den şefaat dileği; dizelerde bir "Derviş Ali" de konuşur.

Kul Hüseyin'in "Bana söylerseniz Ali'den söylen" nakaratlı düvaz-ı imamı: ilk dizesi derlemede bulunamamış, Hayber kapısını yıkan Ali'yi ve On İki İmam'ı öven on dörtlük.

Kul Hüseyin'in adil hünkârına seslenen güzellemesi: "Derman eyle bu dert bizi almadan", bayramda barışan küskünler, kabir başında beklenen yâr ve son vasiyet.

Kul Hüseyin'in "-maz da neyler" redifli nefesi: Ehl-i Beyt'e ikrar veren talibin doğru yolu, otuz altı bin halife, Hasan Dede ile Veli Sultan ve birlik öğüdü.

Kul Hüseyin'in "gelecek öngörüsü" olarak sınıflanan nefesi: doksan bin evliyanın zuhuru, adaleti getirecek sahip, sancağı eline alan Ali ve bir düğüne dönecek din yolu.

Kul Hüseyin'in üç dörtlüklük güzellemesi: misk ve amber kokan Kâbe yolları, Kâbe'yi yaptıran Halil Peygamber, çöllerin bekçisi İmam Hüseyin ve "Onlara kalmayan bize mi kaldı".

Kul Hüseyin'in yârin yabancılara yâr olduğunu duyan bir âşığın sitemi: "Eğer gerçek ise büktü belimi", yolu kesen harami ve bir pula satılan âşık.

Kul Hüseyin'in "-manın sırası" redifli güzellemesi: bir güzele düşen meyil, gizli konuşmanın, ağlamanın, barışmanın ve sonunda yârle kavuşmanın sırası geldiğini söyleyen âşık.

Kul Hüseyin'in "bir nokta" redifli nefesi: Elest tahtında görülen nokta, ism-i azam, yüz on dört sure ve altı bin altı yüz altmış altı ayetin besmeledeki be harfinde toplanması.

Kul Hüseyin'in "Elestü'den âşık oldum nura ben" nefesi: Hint'ten gelen bezirgân, arşın burcundaki elif ile mim, Mansur gibi dara durmak ve yâr yarasını çeken âşık.

Kul Hüseyin'in düvaz-ı imam ve medetnamesi: gazaba gelen Abdal Musa, On İki İmam'a sığınış, Necef denizini kurutan Zülfikar ve Hüseyin Gazi'den medet dileği.

Kul Hüseyin'in üç dörtlüklük medetnamesi: Horasan piri, Hayber kapısını tutan Ali, Balım Sultan ve cansız duvarları yürüten Hacı Bektaş Velî'den yardım dileği.

Kul Hüseyin'in musahibi İbrahim Derviş'e seslendiği muhabbet deyişi: "Gel bizim ellere geze gel geze", ve uzaktaki musahibin çağrıyı duyup Keçiköy'e gelişi menkıbesi.

Kul Hüseyin'in "Gel dinim imanım Hasan Hüseyin" nakaratlı semah-nefesi: Yezid eliyle tükenen can, susuz gönderilen şehit, kırk gün cesedi bekleyen aslan ve semah dönen abdallar.

Kul Hüseyin'in "Gelin safa ile gönderin bizi" nakaratlı veda nefesi: vatanını arzulayan gönül, helalleşme, İmam Cafer'den gelen âşık ilmi ve yeniden kavuşma umudu.

Kul Hüseyin'in on altı dörtlüklük kıyamet nefesi: konuk olacak güzel şah, Mehdi ile İsa, Dabbetü'l-arz, İsrafil'in suru, kurulan Sırat ile mizan ve "Hak cevabın verir bir gün".

Kul Hüseyin'in "Acep niçin hor bakarlar bu yola" nakaratlı nefesi: On İki İmam'ı tek tek anarak Alevî yolunu hor görenlere verilen on dört dörtlüklük cevap.

Kul Hüseyin'in hocaya seslenen öğüt deyişi: "Hak mihman olduğu yeri bildin mi?", dört kapı, şeriatın dilde tarikatın canda olduğu ve sızlatılan gönül yarası.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.