Özgün Metin

Zülf-i sünbül bize hattın dişlerin dürr-i Aden
Hoş yaraşmış rûy-ı hûb sünbül ü tarf-ı çemen

Günümüz Türkçesiyle

1. Zülfün sümbül, ayva tüylerin bize (çimenin kenarı), dişlerin Aden incisidir. Güzel yüze sümbül ve çimenin kenarı pek yaraşmış. (Beyit bir ad bilmecesidir; kaynağa göre gizlenen ad "Hasan"dır.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Muammâ, bir adı harflerin işaret edildiği ipuçlarıyla beytin içine gizleyen bir şiir bilmecesidir. Okur, kelimelerin anlamından, harflerin şeklinden ya da ebced değerinden yola çıkarak gizlenen adı bulur. Divan şairleri bu türü bir hüner gösterisi sayar, büyük şairlerin muammâ risaleleri okunur ve şerh edilirdi. Eşref'in de Molla Câmî'nin muammâ risalesine bir şerh yazdığı kayıtlıdır; bu beyit, onun türe şârih olarak bakmakla kalmayıp şair olarak da el attığını gösterir. İsmail Hakkı Aksoyak'ın sözlük maddesinde beyit "Muammâ Be-nâm-ı Hasan", yani Hasan adına muammâ başlığıyla verilir.

Çözümün nasıl yapıldığı kaynakta gösterilmez ve burada da bir çözüm denenmemiştir. Muammâ geleneğinde "diş" sözünün çoğu kez dişli bir harf olan "sîn" (س) harfine işaret ettiği bilinir ve Hasan adında da bu harf vardır; ama ötekilerin nasıl elde edildiği belirsiz kaldığı için bu yalnız bir ihtimaldir.

Beyit bilmece yanını bir kenara bırakınca da bir tasvir olarak okunabilir. İlk mısra sevgilinin üç güzelliğini sayar: zülüf, ayva tüyü ve dişler; ikinci mısra bunlardan ilk ikisinin karşılığını verir: zülfe sümbül, ayva tüyüne "tarf-ı çemen", yani çimenin kenarı. Önce sayılan şeylerin karşılıklarının sonra sıralanmasına leff ü neşr denir. Ayva tüyünün yeşilimsi bir çimen şeridine benzetilmesi divan şiirinin bilinen mazmunlarındandır. Eşref'in Câmî şerhi ve öteki eserleri Eşref Abdurrahman Efendi (Abdîzâde) yazısında sayılmıştır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar