Gedâyî, Merzifon'da derlenmiş Merzifon Cönkü'nde heceyle yazılmış iki koşması bulunan bir şairdir. Cönkü yayımlayan Metin Hakverdioğlu onun kim olduğuna dair bir açıklama yapmaz. Gedâyî ya da Gedâî mahlasını kullanan şairler arasında cönkün dünyasına en yakın görünen ad, XIX. yüzyılın ilk yarısında yaşamış Erzurumlu Emrah'ın çırağı Tokatlı (Beşiktaşlı) Gedâî'dir. Cönkte Emrah'ın ve öbür çırağı Tokatlı Nûrî'nin çok sayıda şiiri bulunduğu için bu eşleştirme akla yatkındır; ancak cönkteki iki koşmanın Tokatlı Gedâî'ye ait olduğunu gösteren bir kayıt bulunamamıştır. Asıl adı, hayatı ve Amasya ile doğrudan bir bağı bilinmemektedir.

Merzifon Cönkü'ndeki Yeri

Merzifon Cönkü, Hakverdioğlu'nun bir sahaftan Merzifon kaynaklı olarak edindiği, 112 sayfa olarak numaralanmış, bazı sayfaları kayıp, bazıları tekrarlanmış bir el yazması şiir defteridir. Derleyeni ve tarihi yazılı değildir; Hakverdioğlu yaklaşık yüz yıllık olduğunu tahmin eder ve Eyüp Sabrî'nin çevresinden, muhtemelen Fethî mahlaslı Merzifonlu bir şair tarafından tertip edildiğini düşünür. Defterde 32 şairin 161 şiiri vardır. Şair listesinde Gedâyî "2 hece" diye geçer. İki koşması da cönkün 91. sayfasındadır ve makalede "Gedâyî'nin hece ölçüsü ile yazdığı şiirleri (2 adet)" başlığı altında, Bezmî'nin koşmasından sonra ve Fethî'nin koşmalarından önce verilir.

Tokatlı Gedâî İhtimali

TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki Erzurumlu Emrah maddesine göre Emrah, gezdiği yerlerde başta Tokatlı (Beşiktaşlı) Gedâî ve Tokatlı Nûrî olmak üzere pek çok çırak yetiştirmiş ve bir âşık kolunun kurucusu olmuştur. Gelenek, Emrah'ın ölmeden önce sazını ve sözünü Nûrî'ye, hafıza gücünü ise Gedâî'ye bıraktığını, Nûrî'ye Anadolu'dan çıkmamasını, Gedâî'ye ise Rumeli'ye gidip oradan dönmemesini vasiyet ettiğini anlatır. Gedâî'nin Beşiktaşlı diye de anılması, ömrünün bir kısmını İstanbul'da geçirdiğine işaret eder. Merzifon Cönkü'nde Erzurumlu Emrah'ın on bir, Tokatlı Nûrî'nin otuz altı şiiri bulunur; yani cönk büyük ölçüde Emrah kolunun şiirlerini toplar. Aynı kolun öbür büyük çırağına ait iki koşmanın da bu deftere girmiş olması doğal görünür. Bu düşünce cönkün yapısından çıkarılmıştır ve bize aittir; Hakverdioğlu Gedâyî hakkında böyle bir yorum yapmaz.

Aynı mahlası taşıyan başka bir şair, Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde kaydı bulunan XVI. yüzyıl divan şairi Antakyalı Gedâyî'dir. Mevlevî dergâhına bağlı bir kâtip ve hattat olan bu şairin şiirleri Edirneli Nazmî'nin Mecmaʿu'n-Nezâir'inde ve Pervâne Bey Mecmuası'nda geniş yer tutar; Ahdî'nin tezkiresinin yazıldığı 971 (1563-64) yılında hayatta olduğu anlaşılmaktadır. Aruzla gazel yazan bu XVI. yüzyıl şairinin, cönkteki hece ölçülü ve halk ağzıyla söylenmiş koşmalarla ilgisi olması pek mümkün görünmez.

Amasya ile Bağı

Gedâyî'yi Amasya'ya bağlayan tek kayıt, iki koşmasının Merzifon'da derlenmiş bu defterde yer almasıdır. Hakverdioğlu, Merzifon'un Çorum, Kastamonu, Sinop ve Samsun yolları üzerinde bir menzil olduğunu, XVIII ve XIX. yüzyılda âşıkların buraya uğradığını ve Eyüp Sabrî gibi Merzifonlu şairlerin davetiyle Emrah, Nûrî ve Dertli gibi adların kasabanın meclislerine katıldığını anlatır. Gedâyî'nin Merzifon'a gelip gelmediği bilinmez; koşmaları kasabaya ustasının ya da yol arkadaşlarının ağzından ulaşmış da olabilir. Bu yüzden onun Amasya ile bağı, şiirlerinin Merzifon'da okunup yazıya geçirilmesiyle sınırlıdır.

Şiiri

Cönkteki iki koşmanın yalnız ilk dörtlükleri yayımlanmıştır; tamamları Hakverdioğlu'nun özel kütüphanesindeki cönkte, 91. sayfadadır. Birincisi "Sevdâ-yı ‘aşḳıňla ṭolanayım mı" dizesiyle başlar ve hicran ateşiyle yanan âşığın taş yürekli sevgiliden merhamet dileyişini anlatır. İkincisi "Gülşen-i ‘âlemde ey gül-i ra‘nâ" diye başlar ve sevgilinin yüzündeki "çıtır pıtır" sivilceleri konu alan şakacı bir koşmadır; gül ve lâle gibi divan şiirinin süslü imgelerini gündelik bir ayrıntıyla buluşturması dikkat çeker. İki koşma da on bir heceli ve halk ağzına yakın bir dille söylenmiştir. Her biri şairin kategorisinde ayrı bir şiir sayfasında verilmiştir.

Kaynakların Durumu ve Tartışma

Gedâyî hakkında bilinenlerin tamamı Hakverdioğlu'nun makalesindeki iki ilk dörtlükle sınırlıdır. Makale şairin kim olduğunu tartışmaz ve şiirlerin başka bir kaynakta bulunup bulunmadığını göstermez. Tokatlı Gedâî ile özdeşlik ihtimali, cönkün Emrah koluna verdiği ağırlıktan çıkarılmış bir tahmindir. Bu tahmin, Gedâî'nin derlenmiş şiirleriyle cönkteki koşmalar karşılaştırılarak sınanabilir; elimizdeki kaynaklarla bu karşılaştırma yapılamamıştır. Cönkün tam metni yayımlandığında, koşmaların mahlas dörtlüklerindeki ifadeler de şairin kimliğine ışık tutabilir.

Kaynakça

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar