Halîmî Ömer Efendi, Amasya'daki Mehmed Paşa Medresesi'nin ünlü müderrisi Çelebizâde Ömer Efendi'nin torunudur ve dedesinin kürsüsüne geçen hocanın yanında yetişmiştir. Öğrenimini bitirdikten sonra kadılık yoluna girdi, 1143'ten (1730-31) itibaren kasaba ve şehirlerde kadılık yaptı, 1161'de (1748) Tokat naibliğinden azledilip Amasya'ya döndü ve bir süre sonra burada öldü. Ölüm yılı bilinmiyor. Âlim, olgun, edip ve şair oluşu, oğullarının adlarıyla birlikte, Amasya Tarihi'nde Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar'ın ona ayırdığı maddede yazılıdır. Mahlası babasının adını hatırlatır: babası Abdülhalîm Efendi'dir ve "Halîmî" bu adın bir yankısı gibi durur; Hüsameddin bu bağı kurmaz, yalnız iki ad yan yana konunca göze çarpar.

Maddenin Metni

Amasya'da Mehmed Paşa müderrisi iken 1095'de vefât eden fâzıl-ı meşhûr Ömer Efendizâde Abdulhalim Efendi'nin mahdûmudur. Mütfî-i meşhûr Çorumlu el-Hâc Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi'den ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm oldu. 1143'de silk-i kudâta girib kasâbât ve bilâda kâdı oldu. 1161'de Tokat niyâbetinden ma'zûlen Amasya'ya geldikden sonra vefât etdi. Âlim, kâmil, edîb, şâir bir zât idi. Mahdûmları Rahmetullah, Nimetullah Efendilerdir.

Bugünkü dille: Amasya'da Mehmed Paşa Medresesi müderrisiyken 1095'te ölen tanınmış âlim Ömer Efendi'nin oğlu Abdülhalîm Efendi'nin oğludur. Öğrenimini meşhur müftü Çorumlu Hacı Hâfız Seyyid Mehmed Efendi'nin yanında tamamlayıp ders-i âm oldu. 1143'te kadılık mesleğine girdi, kasabalarda ve şehirlerde kadılık yaptı. 1161'de Tokat naibliğinden azledilip Amasya'ya geldikten sonra öldü. Âlim, olgun, edip ve şair bir zattı. Oğulları Rahmetullah ve Nimetullah efendilerdir.

Basılı metinde "müftî" kelimesi "mütfî" diye dizilmiştir; bu bir dizgi hatasıdır. Maddenin ilk cümlesindeki 1095 tarihi de Halîmî'ye ait değildir: o yıl ölen, büyükbabası Ömer Efendi'dir. Cümle Ömer Efendi'yi tanıtır, Abdülhalîm Efendi onun oğlu olarak anılır, Halîmî de Abdülhalîm'in oğludur.

Hayatı ve Amasya ile Bağı

Ailenin büyüğü Ömer Efendi, Hüsameddin'in kroniğine göre 1095 Muharreminin ilk günlerinde (Aralık 1683-Ocak 1684) ölmüş ve "meşâhir-i fuzalâ"dan sayılmıştır. Aynı kronik, onun yerine Mehmed Paşa Medresesi'ne "fâzıl-ı meşhûr Çorumlu Hâfız es-Seyyid Mehmed Efendi"nin müderris olduğunu yazar. Halîmî'nin hocası işte bu kişidir. Torun, dedesinin kürsüsünü devralan âlimin derslerinde yetişmiş, yani aile ile medrese arasındaki bağ kesilmemiştir.

Ömer Efendi'nin oğullarından Emrî Ali Efendi de şair ve kadıydı; Hüsameddin onun maddesinde babasının adını aynı biçimde verir. Halîmî'nin babası Abdülhalîm Efendi ise kendi adına açılmış bir maddede görünmez. Hüsameddin iki madde arasında bir kardeşlik bağı kurmasa da, ikisinin de 1095'te ölen Mehmed Paşa müderrisi Ömer Efendi'ye bağlanması, Abdülhalîm ile Emrî Ali'nin kardeş, Halîmî'nin de Emrî Ali Efendi'nin yeğeni olduğunu düşündürür. Emrî Ali Efendi'nin biyografisi de bu ihtimali ayrıntılı olarak tartışır.

Kadılık yılları hakkında madde iki tarih verir. 1143'te (1730-31) mesleğe girmesi ile 1161'de (1748) Tokat'tan azli arasında on sekiz yıllık bir kadılık hayatı vardır; hangi kasabalarda bulunduğu yazılmamıştır. Tokat'taki görevi kadılık değil "niyâbet", yani kadı adına davalara bakan naiblik görevidir. Azlinden sonra memleketine dönmesi ve ölümünün Amasya'da gerçekleşmesi, ailenin şehirdeki yerinin sürdüğünü gösterir. Oğulları Rahmetullah ve Nimetullah efendiler hakkında başka bir bilgi verilmez.

Şiiri

Şiirlerine ulaşılamamıştır. "Edîb, şâir" nitelemesinin arkasında bir örnek yoktur: Hüsameddin beyit aktarmaz, kitabı bir şairler tezkiresi gibi tarayan Metin Hakverdioğlu'nun listesinde de ad yalnızca "Halîmî Ömer Efendi-Çelebizâde" olarak geçer. Aynı mahlas dokuzuncu ciltte iki kişide daha görülür ve okuru yanıltabilir. Biri Fatih Sultan Mehmed'e Arapça kaside sunan, Farsça sözlüğüyle tanınan Ebû Yûsufoğlu Halîmî, öteki 1178'de ölen kadı Halîmî Mustafa Efendi-Ganizâde'dir; üçü de ayrı kişilerdir. Çelebizâde'nin maddesi Halîmî Ömer Efendi-Çelebizâde başlığı altında, sözcük açıklamalarıyla verilmiştir.

Kronoloji

Muharrem 1095 (Aralık 1683-Ocak 1684): Büyükbabası, Mehmed Paşa müderrisi Çelebizâde Ömer Efendi ölür; yerine Çorumlu Hâfız Seyyid Mehmed Efendi müderris olur.

1143 (1730-31): Halîmî kadılık mesleğine girer.

1161 (1748): Tokat naibliğinden azledilip Amasya'ya döner; bir süre sonra ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Çevrimiçi kaynaklar