Şehzade Mustafa Amasya'da sancakbeyiyken onun hassa tabibi olan Hekimî Mehmed Çelebi, Amasya'nın en tanınmış hekim ailesi Sabuncuoğullarının XVI. yüzyıldaki temsilcisiydi. Darüşşifada tabiplik yapmış, şehzadenin yakın çevresine girmiş ve 959 (1552) yılında, efendisinin Ereğli'de öldürülmesinden bir yıl kadar önce ölmüştü. Mahlası mesleğinden gelir: "Hekimî", hekime ait, hekimce demektir. Amasya Tarihi'nin yazarı Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar için o, âlim, şair ve usta bir hekimdir. Ailesi ve dönemi hakkında ise kitabın başka ciltlerinde, özellikle babası Hoca İbrâhim Çelebi'nin maddesinde, daha çok bilgi vardır.
Hüsameddin'in Maddesi
Amasyalıdır. Sabuncuzâde hekim-i meşhûr el-Hâc İlyas Çelebi ahfâdından Hâce el-Hâc İbrâhim Çelebi bin el-Hâc Lütfullah Çelebi mahdûmudur. Amasya'da fuzalâdan tahsîl-i ulûm ve tabâbet edib ders-i âm ve sonra Dârü'ş-şifâ tabibi oldu. 945'de Amasya'ya vâlî gelen Şehzâde Sultân Mustafa'ya takarrüb ederek tabîb-i hâssı olduğu halde 959'da vefât etdi. Âlim, şâir, hekîm-i hâzık idi.
Bugünkü dille: Amasyalıdır. Sabuncuzâde diye bilinen ünlü hekim Hacı İlyas Çelebi'nin torunlarından Hoca Hacı İbrâhim Çelebi'nin oğludur; İbrâhim Çelebi de Hacı Lütfullah Çelebi'nin oğludur. Amasya'da bilginlerden ilim ve tıp öğrendi, ders-i âm oldu, ardından darüşşifa tabibi oldu. 945'te Amasya'ya vali olarak gelen Şehzade Sultan Mustafa'ya yakınlaştı ve onun özel tabibiyken 959'da öldü. Âlim, şair ve usta bir hekimdi.
Sabuncuoğullarının Soyunda
Ailenin şöhreti, Çelebi Sultan Mehmed'in hekimbaşısı Sabuncuoğlu Mevlânâ el-Hâc İlyas Çelebi'yle başlar. Onun torunlarından biri, cerrahi kitabıyla tanınan Sabuncuoğlu Şerefeddin'dir. Hekimî'nin büyükbabası Lütfullah Çelebi, Hüsameddin'e göre Şerefeddin'in kardeşidir; böylece Hekimî, Şerefeddin'in kardeş torunu olur. Bu soy çizgisinde kitabın içinde de küçük bir tutarsızlık vardır: on birinci ciltteki Şerefeddin maddesi Lütfullah Efendi'yi Şerefeddin'in oğlu olarak anar. Dokuzuncu cilt de soyu yalnız "İlyas Çelebi ahfâdından" diye genel tutar.
Babası Hoca İbrâhim Çelebi'nin hayatı ise başlı başına bir hikâyedir. Hekimlik ve eczacılıkla servet ve itibar kazanmış, Amasya valisi Şehzade Ahmed'in yakınları arasına girmişti. Bu yüzden Yavuz Sultan Selim tahta çıkınca bir yıl soruşturma ve baskı gördü. 923'te (1517) Şehzade Ahmed'in oğlu Şehzade Murad'ın İran'dan gelip onun evinde saklandığı söylentisi padişaha kadar ulaştı. 924'te (1518) Karahisar-ı Şarkî yöresinde yakalanıp başı kesilen kişinin Murad olduğuna tanıklık etmek için Üsküdar'a kadar götürüldü ve 930 (1523-24) sularında Amasya'da öldü. Hüsameddin bu maddeyi "Mahdûmu Mevlânâ Hekîmî Mehmed Çelebi'dir" cümlesiyle bitirir. Hekimî'nin gençliği, demek ki, babasının bir şehzadeye yakınlığı yüzünden çektiği sıkıntıların gölgesinde geçmiştir.
Şehzade Mustafa'nın Tabibi
Hüsameddin, Mustafa'nın Amasya'ya gelişini 945'e koyar. Şerafettin Turan'ın TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddesine göre ise şehzade 21 Safer 948'de (16 Haziran 1541) Manisa'dan Amasya'ya gönderilmiştir. Hekimî'nin hassa tabipliği bu tarihten sonraki on bir yıla düşer. Babasının Şehzade Ahmed'e yakınlığı gibi, onun da bir şehzadenin hizmetine girmesi ailenin Amasya'daki konumunu gösterir: şehre vali gelen şehzadelerin sağlığı kuşaklar boyu çoğunlukla bu ailenin hekimlerine emanet edilmişti. Mustafa'nın çevresinde ondan başka Amasyalı kalem ve söz adamları da vardı; nişancısı Hamdî Hamdullah Çelebi bunlardandır. Şehzadenin Amasya yılları Şehzade Mustafa yazısında ayrıca anlatılmıştır.
Hekimî 959'da (1552) öldü. Bir yıl sonra, 27 Şevval 960'ta (6 Ekim 1553), Mustafa, Konya Ereğlisi yakınındaki Aktepe ordugâhında babası Kanuni'nin emriyle boğduruldu. Hekimî'nin ölüm yılının bu olaydan önceye düşmesi, onun efendisinin sonunu görmediğini anlatır.
Şiiri
Şiirlerine ulaşılamamıştır. Metin Hakverdioğlu, Amasya Tarihi'nin dokuzuncu cildindeki şairleri sayarken onun adının yanına ayrıca "hekim-şair" notunu düşer; Hüsameddin de onu şairler arasında anar, ama tek beyit göstermez. Şehzade Mustafa çevresinin mersiyelerinde ve o çevreden kalan öteki şiirlerde de Hekimî mahlasına rastlanmadı. Maddenin özgün metnine Hekimî Mehmed Çelebi-Sabuncuzâde Mevlânâ başlığından ulaşılır.
Kronoloji
923 (1517): Şehzade Murad'ın babası Hoca İbrâhim Çelebi'nin evinde saklandığı söylentisi yayılır.
924 (1518): İbrâhim Çelebi, başı kesilen kişinin Şehzade Murad olduğuna tanıklık etmek için Üsküdar'a götürülür.
930 (1523-24) sularında: Babası Amasya'da ölür.
21 Safer 948 (16 Haziran 1541): Şehzade Mustafa Amasya'ya gönderilir (Hüsameddin'e göre 945).
959 (1552): Hekimî Mehmed Çelebi, Şehzade Mustafa'nın hassa tabibiyken ölür.
27 Şevval 960 (6 Ekim 1553): Şehzade Mustafa Ereğli yakınlarında öldürülür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 9, s. 200-201 (e-kitap s. 67), "Hekimî Mehmed Çelebi-Sabuncuzâde Mevlânâ" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page67.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 6, s. 77-78 (e-kitap s. 35), "İbrâhim Çelebi-Sabuncuzâde Hoca" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page35.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 11, s. 85-87 (e-kitap s. 385), "Şerefeddîn İsa Çelebi-Sabuncuzâde" maddesi. https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page385.html
- Metin Hakverdioğlu, "Amasya Tarihi'nin Şairler Tezkiresi Yönü", Sosyal Bilimler Araştırmaları -11-, ed. Hasan Yerkazan, Önder Eryılmaz, Amasya: Amasya Üniversitesi Yayınları, 2024, s. 5-32 (dokuzuncu cildin şairleri: s. 27). https://amasya.edu.tr/media/4nvlf0bx/sosyal-bilimler-arastirmalari-11.pdf
Akademik çalışmalar
- Nuran Yıldırım, "Sabuncuoğlu Şerefeddin", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 35, İstanbul 2008, s. 358-359. https://islamansiklopedisi.org.tr/sabuncuoglu-serefeddin
- Şerafettin Turan, "Mustafa Çelebi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 31, Ankara 2020, s. 290-292. https://islamansiklopedisi.org.tr/mustafa-celebi
Çevrimiçi kaynaklar
