Amasya sipâhîlerinden Mustafa Ağa bin Halîl Ağa mahdûmudur. İstanbul’da şehir emîni olan Abdulvehhâb Efendi’nin kardeşidir. Mukaddimât-ı ulûmu Hocazâde Abdullah Efendi’den görüp Şeyh Ya’kûb Efendizâde Mustafa Efendi’den ikmâl-i tahsîl etdi. İmâm-ı Sultânî Bâyezîd Fâzıl Hasan Efendi’den de istifâdeler ederek ders-i âm oldu.

Mücîz oldukdan sonra Amasya medreselerini devr edib Kameriyye-i Tokat müderrisliğinden kasabâta kadı ba’dehû mükerreren Amasya nâibi, Karahisâr-ı şarkî kadısı ve sonunda mütekâ’id olup 1087 senesi zilhiccesinde dâr-ı bekâya rihlet etdi.

Âlim, fâzıl, şâir, kâmil, güzel ta’lîk-nüvîs, hattât, münşî, muhâzarât ve [125] tevârîhe pek âşinâ, Amasya müverrîhi bir zât idi. Amasya’nın şâirlerini ve şi’rlerini ba’zı hâdisâtıyla beraber cem’ ederek bir “Tezkiretü’ş-Şu’arâ” te’lîf etdi. Bunun bir nüshasını elde etmişdim. Hayfâ ki yandı.

Oğulları Mustafa, Halîl Efendiler’le Kadı es-Seyyid Ahmed Efendi’nin kerîmesinden olan es-Seyyid el-Hâc Alî Efendi’dir. Yukarıdaki oğullarının evlâdına “Müderris Abdîzâdeler” ve üçüncü mahdûmunun evlâdına “Şeyh Alîzâdeler” dendi. Bunlardan es-Seyyid Abdullah Efendi 1320’de merhûm oldu.